banner1905
03 Temmuz 2017 Pazartesi 20:17
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: CHP'li yöneticilerin hassas davranmasını istirham ediyoruz

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bakanlar Kurulu toplantısında çeşitli konuların ele alındığını, bunlardan birinin devam eden Kıbrıs müzakereleri olduğunu bildiren Kurtulmuş, Türkiye'nin Kıbrıs müzakereleri konusundaki tavrını açık ve net olarak ortaya koyduğunu, adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözümüden yana olduklarını vurguladı.

Bunun için masada Kıbrıs müzakerelerinin başlangıcından itibaren hep olumlu hareket edildiğini ama adil ve kalıcı olmayan, kapsamlı şekilde bütün Ada halkını içermeyen barışın kurulamayacağının teyit edildiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları ifade etti:

"Son günlerde İsviçre'de 3,5 gün süren görüşmelerde belli bir noktaya gelindi. Müzakereler zaman zaman belli noktada tıkanıyor. Kilitlenen noktalar bulunuyor olmakla birlikte müzakereler olumlu bir şekilde cereyan ediyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin de katıldığı oturumlarda özellikle kitlenen noktaların aşılmasına dönük bazı olumlu yaklaşımlar da ortaya konuluyor. Ancak Türkiye olarak bir kez daha şunu ifade etmek isteriz; Bu konuda, güvenlik ve garantiler meselesinde, diğer meseleler çözülmeden, diğer meselelerde Türk toplumu garanti altına alınmadan, Türkiye, güvenlik ve garantiler konusunda geri adım atmayacaktır. Bu konudaki pozisyonunu da değiştirmeyecektir."

Bakanlıkların 180 günlük eylem planı

Bakanlıkların yıl sonuna kadarki planların genel çerçevesinin Bakanlar Kurulunda müzakere edildiğini de ifade eden Kurtulmuş, 180 günlük söz konusu planların Başbakan Yıldırım'a sunulduğunu belirtti.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Verilen bu eylem planları olgunlaşacak ve sonuçta hükümetin toplam bir eylem planı ortaya çıkacaktır. Bildiğiniz gibi AK Parti Hükümetleri, vizyoner hükümetlerdir. Vizyoner olmanın temel şartlarından biri sadece bugünü ya da yakın geleceği planlamak değil, uzak geleceği de planlayabilecek bir planlama yeteneğine, niteliğine sahip olmaktır."

"Dikkatle izlenmesi gereken bir yürüyüştür"

Kurtulmuş, CHP'nin yürüyüşü ile ilgili, "Biz, devlet olarak, Türkiye'nin iç işleri, güvenlikle ilgili birimleri olarak, başından itibaren yürüyüşte herhangi bir provokasyonun olmaması için gayret sarf ediyoruz. CHP'liler de bu gayreti sarf etsinler. Terör örgütlerinin yer bulmamasını sağlamak, CHP'nin boynunun borcudur. Bu kortejin içine FETÖ'nün kriptolarının sızmamasını sağlamak, CHP'nin vazifesidir." dedi.

"Gönlümüz arzu ederdi ki bu yürüyüş FETÖ'ye, demokrasi düşmanlarına, eli kanlı terör örgütlerine karşı bir yürüyüş olsaydı." ifadelerini kullanan Kurtulmuş, "Ne yazık ki zamanlaması itibarıyla birtakım terör örgütlerinin sahip çıkmasına müsait zemin oluşturması dolayısıyla da dikkatle izlenmesi gereken bir yürüyüştür. CHP'li yöneticilerin özellikle hassas davranmalarını istirham ediyoruz." şeklinde konuştu.

"Türkiye, burnunun dibinde olan olaylara seyirci kalmaz"

Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, "Suriye sınırında yeni bir operasyon gündeminizde mi? Böyle bir planlama yapıldı mı?" sorusu üzerine, Suriye'nin içinde bulunduğu duruma işaret ederek, şunları kaydetti:

"Türkiye, burnunun dibinde olan olaylara seyirci kalmaz, kalamaz, sınırımızın ötesinde cereyan eden ve güvenlik riski, tehdidi oluşturan her hareketi yakından izler, izlemek mecburiyetindedir. Dolayısıyla sınırlarımızın öte tarafında ister Kobani'de ister Afrin'de ister Cizre'de ister başka tarafta, Türkiye'ye karşı yönelmesi muhtemel hangi terör hadisesi varsa hangi terör grubunun hareketlenmesi varsa bunu yakinen takip ediyoruz""Türkiye'nin Katar'daki askeri varlığı devam edecek"

Türkiye'nin Katar'daki üssünün sadece Katar'ın güvenliğiyle ilgili değil, bölgenin güvenliğiyle ilgili bir mesele olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgesel güvenliğin bir parçası olarak Türkiye'nin Katar'da üssü vardır. Türkiye'nin oradaki askeri varlığı da devam edecektir. Dolayısıyla, Türkiye'nin askeri varlığını, Suudi Arabistan-Katar arasındaki siyasi krizle ilişkilendirmek, son derece yanlış sonuçlar doğurur. Eğer bu kriz derinleştirilirse, bu krizin faturası da sadece bir tek ülkeye olmaz, bütün bölge ülkelerine olur. Bölgeyle ilgilenen bütün ülkelerin de derinleşen bir krizden şu ya da bu şekilde etkilendiği durum söz konusu olur. Üssü, Katar krizinin içinde bir konu olarak görmek yanlıştır. Türkiye'nin Katar'daki üssü başka bir konu, Katar-Suudi Arabistan arasındaki tartışma ve gerilim başka bir konudur."

Muhabir: Sinan Uslu, Ali Kemal Akan, Kemal Karadağ, Duygu Yener

Son Güncelleme: 03.07.2017 22:18
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.