banner1868
14 Ocak 2017 Cumartesi 16:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimiz ekonomisine sahip çıkıyor

İSTANBUL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Borsa İstanbul 143. Kuruluş Yıl Dönümü Programı ve yeni hizmet binalarının açılış töreninde yaptığı konuşmada, Borsa İstanbul'un her geçen gün daha da güçlenerek çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Borsa İstanbul'un açılışı yapılan Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu binası ve Kuyumcukent'teki Kıymetli Madenler Saklama Merkezi'yle yeni bir döneme girdiğini kaydeden Erdoğan, Kıymetli Madenler Saklama Merkezi'nin kapasitesinin 100 tondan bin 600 tona çıkartılmasını da önemli gördüğünü dile getirdi.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul'da hedef alınan yerlerden birisinin Borsa İstanbul olmasının tesadüfi olmadığını vurgulayan Erdoğan, burada hayatlarını kaybedenler başta olmak üzere, tüm şehitlere rahmet, gazilere şifalar diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti :

"Türkiye'ye yönelik her çeşit saldırı, ekonomi boyutuyla birlikte kurgulanıyor ve hayata geçiriliyor. Türk ekonomisinin derinliğinin olmadığı dönemlerde bu saldırıların başarıya ulaşması çok daha kolaydır. 1994 ve 2001 krizlerinin birkaç milyarlık veya birkaç milyar dolarlık spekülasyonlarla, hatırlarsınız, tetiklendiğini biliyoruz. Cumhuriyet'in ilanının ardından başlatılan sanayileşme hamlesinin önünün, 2. Dünya Savaşı sonrasında kesilmesinin de çok basit operasyonlarla yürütüldüğünü görüyoruz.

Türkiye'yi her şeyiyle dışa bağımlı hale getirmek isteyenlerin elleri üzerimizden hiç eksik olmadı. 2003 yılından bu yana da benzer yöntemler zaman zaman denenmek istendi. Borsa üzerinden, döviz kurları üzerinden, faizler üzerinden ülkemizi krize sürükleme çabaları hep yaşandı. Büyük projelerimizi engellemek için kredileri zorlaştırmak başta olmak üzere her yolu denediler ama artık şunu herkesin bilmesi lazım, eski Türkiye yok. Türk ekonomisinin rakamları, hacmi, çapı çok çok büyüdü. Buna rağmen ülkemize yönelik ekonomik saldırılar durmuş değil. Milletimiz bu oyunu gördüğü için istiklalinin ve istikbalinin önemli bir parçası olarak kabul ettiği ekonomisine de sahip çıkıyor. 15 Temmuz gecesi darbecilerin silahlarını, bombalarını durduran milletimiz ertesi sabahtan itibaren de ekonomiye yönelik saldırılara karşı ülkesine siper oldu. Demokrasi nöbetleri gibi ekonomi nöbetleri tutan milletimizin her bir ferdine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum."

"Sorunumuz süratli hareket edememek"

Türkiye direndikçe, mücadele ettikçe, karşısındakilerin saldırı çıtasını yükselttiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Son günlerde döviz kurunu silah olarak kullanıp yine üzerimize gelmeye başladılar, varsın gelsinler. Biz de bunların alternatiflerini üretiyoruz, üreteceğiz. Hiçbir ekonomik rasyonalitesi, temeli, karşılığı olmayan bir şekilde döviz kurunun yükseltilmesinin başka bir izahı yoktur. Esasen bizim bu saldırıyı karşılayacak gücümüz ve imkanlarımız vardır ama maalesef eskiden beri var olan tüm çabalarımıza rağmen de üstesinden gelemediğimiz bir hastalığımız yüzünden böyle bir görüntüye sebebiyet veriyoruz. Bizim sorunumuz, süratli hareket edememektir. İlgili kurumlarımız, bekleyip kendi zaviyelerinden meseleyi etraflıca değerlendirdikten sonra ve ihtiyatlı bir şekilde harekete geçiyorlar. Bu da son günlerde yaşadığımız döviz spekülasyonlarında olduğu gibi milletimizin moralini bozacak düzeyde dalgalanmalara yol açıyor. Elbette meselenin gerisindeki siyasi sebeplerin, hedeflerin, oyunların gayet iyi farkındayız. Ekonomik sonuçlar doğuran siyasi sorunların değerlendirmesini sürekli yapıyoruz. Özellikle Suriye meselesinin çözümü konusunda oldukça ümit verici gelişmeler yaşanıyor. Irak'ta da olumlu neticeler alınması için her türlü çabayı gösteriyoruz.

Yakın geçmişte sorun yaşadığımız pek çok ülkeyle yeni bir döneme girdik. Aynı şekilde küresel ticaretteki durgunluğun aşılmaya başladığına ilişkin işaretlere şahit oluyoruz. Bununla birlikte ekonomideki güncel sıkıntılarımızın çözümüne yönelik atılması gereken adımlar konusunda biraz daha hızlı ve kararlı olunması gerektiği açıktır. Nitekim bu yönde adımlar atılmaya başlanmıştır. Döviz kurundaki suni şişkinliğin giderilmesiyle birlikte piyasalardaki 'bekle gör' politikasının da sona ereceğini ümit ediyorum."

'Türkiye ekonomisi çok kısa bir sürede bugünkü sıkıntıları da atlatacak'

Ülkenin ihracat rakamlarındaki sorunun en önemli sebeplerini, "dünya genelinde ürün fiyatlarında yaşanan düşüş", "Suriye ve Irak gibi ülkelerdeki çatışma ortamları" ve "parite etkisi" şeklinde sıralayan Erdoğan, "Hiçbiri de bizim elimizde olmayan bu sorunlar olmasaydı, Türkiye'nin ihracatı yine çok yüksek artış oranlarına ulaşacaktı." diye konuştu.

Nice zorlu imtihanı başarıyla geride bırakan Türkiye ekonomisinin, çok kısa bir sürede bugünkü sıkıntıları da atlatacağına yürekten inandığını vurgulayan Erdoğan, her sıkıntıda olduğu gibi ekonomideki sorunları da savunmada kalarak değil, hücum pozisyonuna geçerek aşabileceklerini dile getirdi.

"Risk almadıktan sonra bu iş yürümez"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçenlerde "Bu işi geciktirmeyin" dediğini anımsatarak, "Yatırımlarınızı yapın, kendinize güvenin, ülkeye güvenin. Bu ülkede istikrar var, bu ülkede güven var. Bu iki sihirli kavramı asla ihmal etmeyin. Ama şimdi ben bir şey daha söylüyorum, diyorum ki risk alın. Risk almadıktan sonra bu iş yürümez. Benim ekonomi tahsilinde hocalardan öğrendiğim; 'Ekonomi risktir.' derlerdi. Ama bir siyasetçi olarak ben 40 yıllık siyasi yaşamımda siyasetin de hep risk olduğuna inanmışımdır. Buna ben bir şey daha ilave ediyorum. O da nedir? Hayat risktir. 'Hayır' diyemezsiniz. Nerede ne zaman gideceğimiz belli mi, nasıl gideceğimiz belli mi? Değil. Hiç ummadığınız anda ummadığınız olaylarda ölümle de baş başa kalırsınız, hastalıklarla da baş başa kalabilirsiniz."

Millet ve devletin, ülkenin bu zor günlerinde yanında olan, kendisine destek veren, fedakarlık yapan hiç kimseyi unutmayacağını dile getiren Erdoğan, bunun parayla pulla ölçülemeyecek kadar büyük bir vefa duygusu olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Ülkesini ve milletini seven, bu topraklara karşı sorumluluk hisseden herkesi harekete geçmeye davet ediyorum. Yatırımlarımızı, siparişlerimizi, istihdamımızı, üretimimizi, ticaretimizi artırmak için ne gerekiyorsa yapıp, ekonomi çarklarının işleyişine ivme kazandırmalıyız. Uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye ilgisi yeniden artmaya başladı. Yeni yatırımlar için sürekli ziyaretimize gelip bizlerle 'Ne gibi adımlar atacağız?', bunu konuşanları görüyoruz. Bakın şu anda Sayın Başbakanımız da açıkladı. Dün de biliyorsunuz bu açıklamalar yapıldı. 2 milyon dolarlık bir yatırımla ülkemize giren veya burada 2 milyon doları getiren ki vatandaşlık imkanını alabilecek. Bunlar önemli adımlar. Bunun da riski var. Niçin? Buna karşı çıkanların olduğunu da sizler biliyorsunuz ama bizim derdimiz başka. Niye? İstiyoruz ki küresel bir yapıyı, şimdi buna yeni bir anlayış getiriyorum, adeta bir küresel vatandaşlık anlayışıyla ülkemizi merkeze alarak burada toparlayalım, bu adımı atmamız lazım."

'Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi doping etkisi yapacaktır'

Anayasa değişikliği teklifine de değinen Erdoğan, "Meclis'te görüşülmekte olan anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi, ülkemize doping etkisi yapacaktır. Yeni Türkiye'nin inşası ve yükselişi önünde Allah'ın izniyle kimse duramayacak." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun nihai kararı verecek olanın millet olduğunu belirterek, "Parlamento şu anda millete götürülecek olan o metni hazırlıyor. Olay bu. Nihai kararı verecek olan yer; millet. Milli iradesi burada çok çok önemli. Şu anda milli iradeyi dahi hazmedemeyen, ona bu işin götürülmesini hazmedemeyen bir anlayış var. Temenni ederim ki bu akşam, yarın akşam biterek ikinci tura geçilir ve ikinci turdan sonra da millete gidecek yol açılır." ifadesini kullandı.

Muhabir: Etem Geylan, Sefa Mutlu, Murat Paksoy, Semra Orkan

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1897