banner1905
04 Mart 2017 Cumartesi 13:25
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: Bize yapılan uygulama faşist bir uygulamadır

YOZGAT (AA) - Çeşitli temaslarda bulunmak için Yozgat'a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Boğazlıyan Şeker Fabrikası'nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve kendisinin Almanya'da katılacakları etkinlikleri iptal edilmesi üzerine Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yaptığı açıklamalara ilişkin görüşünün sorulması üzerine Bozdağ, şunları söyledi:

"Almanya'da yapacağımız toplantı bildiğiniz gibi belediye tarafından iptal edildi. İptal kararını veren belediyedir ama olayın oluş şekline baktığımızda oradaki organizasyonu yapan vatandaşlarımız belediyeye durumu pazartesi günü 27 Şubat'ta bildiriyorlar. Toplantıya kimin katılacağını kaç kişi olacağını bildiriyorlar. İlanlar yapılıyor. Nihayet çarşamba günü belediye yetkilisi, polis yetkilisi ve organizasyonu yapanlar adına bir temsilci ortak bir tutanağa da imza atıyorlar. Tutanakta binanın yeri, adresi, katılacakların sayısı, kirası, konuşmacı, toplantının ne kadar süreceği ve orada bir zarar meydana gelirse bu zararın nasıl karşılanacağını içeren tutanak tutuluyor. Toplantı perşembe günü 19.00'da yapılacak, bu imza çarşamba günü atılıyor. Perşembe günü de Alman Adalet Bakanı ile saat 18.00'de bir görüşmemiz var. Bütün bunları yan yana koyduğumuzda belediyenin bu toplantıyı iptalden günler öncesinden bildiği, toplantıya gerekli desteği verdiği gözüküyor ancak perşembe günü ne oluyorsa bir müdahale oluyor. Çok net gözüküyor burada. Bu müdahaleyi Alman istihbaratı mı yaptı yoksa Federal Hükümet mi yaptı. Onu tabii müdahaleyi yapanlar daha iyi bilir ama hayatın olağan akışına baktığımızda bir müdahale olduğu çok açık ve bu müdahale sonucu belediye bu toplantıyı iptal etmiştir."

"Almanya'daki insan haklarına uygun mudur, değil midir?"

Toplantının iptalinin belediyeyi aşan bir irade neticesinde olduğunu dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

"Aynı iptalin sayın Nihat Zeybekci'nin toplantı yapacağı yerde olması o da bu iradenin ortak bir irade olduğunu, her yerde geçerli bir irade olduğunu da açık şekilde ortaya koymaktadır. Bunu belediyenin aldığı bir karar olarak görmüyorum, değerlendirmiyorum. Belediyeye aldırılan bir karar olarak görüyorum, değerlendiriyorum. Sayın Merkel, 'Biz ifade hürriyetine saygılıyız' diyor, bu kararda Dışişleri Bakanı da 'Etkimiz yok' diyor. Ama ikisi de kararı eleştirmiyor. Kararı alan belediye 'Yanlış yapmıştır' demiyor. 'Türkiye'nin Adalet Bakanı'nın konuşturulmaması Alman demokrasisine, Almanya'da hakim olan insan haklarına aykırıdır, belediye büyük bir yanlış yapmıştır' diye bir açıklamaları yok. Böyle bir değerlendirmeleri ikisinin de olmadı. Belediyeyi eleştiren kınayan, 'Bu yanlış olmuştur, Alman anayasasına, Alman demokrasisine ve Almanya'da hakim olan özgürlükler düzenine bir leke düşmüştür' açıklamaları yok. Peki ben buradan soruyorum. Türkiye Adalet Bakanı'nın konuşturulmaması, Sayın Merkel, Almanya'daki insan haklarına uygun mudur, değil midir? Alman anayasasına, Almanya'nın taraf olduğu insan hakları sözleşmesine uygun mudur, değil midir? Belediye doğru mu yapmıştır, yanlış mı yapmıştır? Çok açık bir biçimde Alman hükümeti, bunu belediyenin yaptığını eğer öyle kabul ediyorlarsa bu tavrı kınamamıştır, eleştirmemiştir. Yanlış bulduğunu ifade etmemiştir."

Almanya'ya çağrıda bulunduğunu dile getiren Bozdağ, "Eğer Türkiye'de toplantı yapmak isteyen bir Alman siyasetçi varsa buyursun gelsin Türkiye'de dilediği gibi toplantı yapsın. Almanya'da seçimler var. Türkiye'de Almanya'daki seçimlerde oy kullanacak Alman vatandaşları var. Türkiye'nin neresinde istiyorlarsa diledikleri gibi toplantı yapsınlar." dedi.

Kapıların sonuna kadar açık olduğunu ifade eden Bozdağ, "Bunu çok net şekilde ifade ediyorum. Aynı şeyi onlar söyleyebiliyorlar mı, söylemiyorlar. Söyleyebileceklerini de zannetmiyorum çünkü ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, antisemitizm, İslamofobi gibi Avrupa Birliğinin üzerinde yükseldiği değerlerin düşmanı olan hastalıklar, demokrasinin düşmanı olan hastalıklar, hukuk devletinin düşmanı olan hastalıklar Almanya'da hızla yayılmaktadır. Bu hastalığa kapılanların sayısı her geçen gün artmaktadır." diye konuştu.

"Sayın Merkel bile konuşacak yer aramakta, bulmakta zorlanabilir"

Bakan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Eğer Bugün Türk Adalet Bakanı'na yapılan haksızlık karşısında susan Alman siyasetçiler, yöneticiler, ülkelerinde sürekli artan aşırıcılık karşısında tavır ve tedbir geliştirmezlerse bu anlayış Almanya'nın her biri tarafını tuttuğu zaman Sayın Merkel bile konuşacak yer aramakta, bulmakta zorlanabilir. Aşırıcılığa karşı demokrasiyi korumak, insan haklarını, hukuku korumak, hepimizin görevidir ve bu aşırılıklarla dünyanın neresinde olursa olsun birlikte mücadele etmemiz şarttır. Bize yapılan uygulama faşist bir uygulamadır, demokratik değerlerin çiğnendiği bir uygulamadır. Alman anayasasının, Almanya'nın taraf olduğu insan hakları sözleşmesinin ayaklar altına alınmasıdır. Hukuk devletinin çiğnenmesidir. Türk toplumunun toplanma hakkının engellenmesidir. Burada bulunan hem Türk toplumunun hem de Adalet Bakanı'nın kendini ifade edebilme hürriyetinin engellenmesidir. Almanya'nın geçmişindeki hastalıkların yeniden depreştiğini görmekten gerçekten büyük bir üzüntü duyduğumu burada ifade etmek isterim."

"Boşuna çabalıyorsunuz"

"Benim gördüğüm Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği üyesi pek çok ülke Türkiye'nin hükümet sisteminin değişmesine karşılar" ifadesini kullanan Bozdağ, şu değerlendirmede bulundu:

"Bunu çok net bir şekilde ifade ediyorlar. Uygulamalarıyla da bunu ifade ediyorlar. Hükümet değişikliğinin yapılmasını isteyen, 'evet' oyu kullananların toplanmasına, kendilerini ifade etmelerine, bu yönde propaganda yapmalarına engel çıkarıyorlar. İstiyorlar ki Türkiye'de istikrar olmasın, güçlü iktidar olmasın. 'İstikrarsız Türkiye, güçlü iktidarsız bir Türkiye ile ülke yönetilmeye devam etsin. Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti geçicidir, onların dönemindeki istikrar da geçici, güçlü iktidar da geçici. Onlar gittikten sonra yine istikrarsız eski günler, zayıf iktidarlar gelir, biz onlarla istediğimiz gibi yol alabiliriz, istediğimiz noktaya onları çekebiliriz' düşüncesi bunların bilinç altında yatıyor. Onu da çok net görüyoruz. Türkiye'deki referandum sürecini etkilemek için Almanya'da ve yurt dışında bulanan vatandaşlarımızın bu süreçte 'evet' oyu kullanmasını etkilemek için çaba gösterenler, boşuna çabalıyorsunuz. Türk milleti oy verirken yabancı devletlerin iradelerine bakmaz, kendi kalbine, aklına, iradesine bakar, öyle oy kullanır. 16 Nisan'da onlara en büyük cevabı sandıkta Boğazlıyanlılar, Yozgatlılar, 80 milyon aziz milletimiz, Almanya'da ve Avrupa'da dünyanın dört bir yanında yaşayan aziz vatandaşlarımız verecektir, hiç şüphem yok."

Muhabir: Önder Felek,Serhat Zafer,Esma Küçükşahin

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.