İstanbul 15°
yer yer hafif yoğunluklu yağış
13 Mart 2018 Salı 00:00
DEVLETİN MEMURU MAKAMINI KULLANARAK DEVLETİN KANUNLARINI DELDİ
banner1929

Kamudanhaber - Özel Haber

Kamudanhaber sitemizde dün İstanbul il müdürünün kullandığı makam aracında yasak olan çakarları kullanması nedeniyle uygulama esnasında ceza kesmek isteyen polis memurunun açığa alınması ve il müdürünün görevini yapmaya çalışan polis memuruna karşı sen benim kim olduğumu biliyor musun yönünde haber yapılmıştı .

Bu konunun detaylarını bugün Emniyet-Sen Facebook sayfası yazdı .

ARAÇLARA ÇAKAR NEDEN TAKILIR ? HANGİ ARAÇLARIN GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ VE ÇAKAR LAMBA KULLANMA YETKİSİ VARDIR ?

Çakar lamba araçlara takılan, şu mavi kırmızı yanıp sönen lambalardır. 

Hani havalı görünüyor diye, herkesin heveslendiği çakarlar. 

İşte bu aralar, tüm maduriyetler bitmiş gibi,polislerim bir de çakar mağduriyeti oluşmaya başladı.


İçişleri Bakanlığı 2010 yılında bir genelge yayınlayarak çakar lamba  kullanımını yasakladı. Çakar kullanacak olan araçları da; 

# Cankurtaran,
#Acil hasta araçları,
#Hükümlü, suçlu ya da sanığı takip eden, emniyeti ve asayişi sağlamak ya da korumak amacıyla olay yerine tekabül eden emniyete ait zabıta araçları,
#Polis araçlarının ise geçiş üstünlüğüne sahip olmak için kullanabileceğini belirledi.

Ama bizim ülkemizde , parti yöneticilerinden tutunda kendisini Polat Alemdar zanneden mafya babalarına kadar herkes kullanıyor bu çakarları ne hikmetse...

Gelişmiş ülkelerde; kişiler, kişiliklerini makamdan almadıkları için, bunu çakarlama ihtiyacı hissetmezler mesela ...

Çakar kullanan araçların, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun, 26. 2 ve 63. maddesine göre de cezai yaptırım uygulanması uygun görüldü. Buraya kadar sorun yok gibi görünse de, son olayda görevini yapmak isteyen ve kanunları uygulamaya çalışan polisin açığa alınması ; makamını kullanan güçlü kişilerin kanunlarımızı örümcek ağı gibi delip geçebildiğinin de göstergesi olarak hafızalara kazındı ... 

Makamı olmayan ve görevini yapmaya çalışan polis memurunun mağduriyeti de cabası ...

MAKAMINI KULLANARAK KANUNLARI DELEN İSTANBUL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ ÖMER FARUK YELKENCİ OLAYI NEDİR ?


Olay 28.02.2018 günü, saat ; 20:20 sıralarında, İstanbul Avrasya Tüneli Avrupa Girişi Yenikapı Polis Uygulama Noktasında gerçekleşiyor ...

Olayı şöyle bir gözünüzde canladırın ve kendinizi bu olayı yaşayan polis(lerin) yerine koyun.. 

Gece çevirme yapıyorsunuz, emniyet şeridini ihlal ederek, üzerinde bulunan çakarları çalışır bir vaziyette siyah renkli bir araç hızlıca güvenlik noktasına yaklaşıyor. Aracın camları yasak olan siyah filmle kaplı olduğundan içinde kim var bilmiyorsunuz, şüphe uyandıran bu araçtaki şahıslara kimlik kontrolü yapmak istiyorsunuz. Aracı kullanan ehliyetini uzatıyor, ancak arkada oturan iki şahıstan biri, kimlik olarak, makamını kullanmak isteyerek size, ”sen milli eğitim müdürünün görevini biliyor musun? Seninle görüşürüz” diyerek Kimlik göstermek yerine, mahallede dayak yiyen çocuk gibi, telefonuyla birini aramaya koyulur. Arka koltukta oturan diğer şahıs ise, ”bize işlem mi yapacaksın? Adını soyadını ve sicilini ver bana” deyerek, kimlik vermedikleri gibi, devletin polisini tehdit ederek üst ve araçlarının aramasını yaptırmaz.

İşin traji komik ve inanılmaz yanı buradan sonra başlıyor.

Yapılan plaka sorgulamada, aracın bir taşımacılık şirketine ait olduğu ve bu araç bakımından ilgili genelgede tarif edildiği üzere, valilik onaylı bir koruma kaydının olmadığı saptanmış.

Ve beklenen son, görevli polisi telefonla arayan asayiş şube müdürü, şahıslara işlem yapılmamasını söyler. 

Görevli polisler de kanun ve yönetmelik neyi emrediyorsa onu yapacaklarını söyler. Daha sonra olay yerine gelen il emniyet müdür yardımcısı M.Ç. ve Fatih ilçe emniyet müdür yardımcısı B.B., görevlilerden birine ”sen kimsin bu araca işlem yapıyorsun” deme gafletinde bulunup, görevli polisi görev yerinden kovmak isterler. Evet yanlış okumuyorsunuz, devletin görev başındaki polisini, amiri görev yerinden kovuyor, sebep ise görevini yapmış olması....

Uzaklaştırılmaya çalışan polis, haklı olarak müdürlerin görev yerinden ayrılmasını istemeleri karşısında yazılı emir ister. 

Ama tabii ki alamaz. Sonuç olarak plakası 34 MEM 05 olan bu araç ve içindeki şahıslar, olay yerine gelen bu müdürler tarafından hiç bir işlem yapılmadan, mevzuata aykırı olarak bırakılır....

Emniyet-Sen Genel Merkez sayfasının verdiği bilgiye göre; bu olayı, bir komiser, bir başpolis ve beş polis memuru başından sonuna kadar, tutanağa geçirir. Olaydan bir kaç gün sonra bu görevlilerden başpolis memuru N.Ç. adına, görevlerinin yapmalarının engellenmesi, görevin kötüye kullanılması ve tehdit edilme suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunulur.

Olayı gözünüzde canlandırın kendinizi polis(lerin) yerine koyun demiştik ya....

Şimdi soralım , savcılığa suç duyurusunda bulunan polis mi açığa alınır, yoksa bu suç duyurusu hakkında işlem mi yapılır?

İşlem yapılır diyenler kaybetti. 

Çünkü görevini yapmasını engelleyenler hakkında suç duyurusunda bulunan polis memuru açığa alındı.

Şimdi bu olay, başka bir ülkede olsa, araç içerisindekiler ve olay yerine koşup gelen yetkililerin , kolluk kuvvetine müdahale ve mukavemetten işlem görmesi lazım değil midir?

Sonuç olarak ; Devlet memuru olduğunu unutan İstanbul Milli Eğitim müdürü Ömer Faruk Yelkenci , makamını ve makamın kendisine sunmuş olduğu sosyal çevresini kullanarak devletin kanunlarını delip geçmiş ...

Görevini yapmak isteyen , görevi başında tehdit edilen polis memurunun da sonu açığa alınmak olmuş .

Türkiye Cumhuriyeti hukuk devleti mi , yoksa gücünü makamından alan il müdürünün egosunu tatmin etmek için kanunların hiçe sayıldığı muz cumhuriyet mi ?

Ömer Faruk Yelkenci , İstanbul il müdürüsün ve önemli bir makamı temsil ediyorsun .

Bu makamda senden önce görev yapmış efsane il müdürü Ömer Balıbey’de dahil hiç kimse bugüne kadar makamın gücünü kullanarak devlete ve kanunlarına kafa tutmamıştır .

Görev yaptığın konum gereği gün içerisinde önemli toplantılara yetişmen gerektiğini , İstanbul trafiğinde hızlı hareket etmen gerektiğini biliyoruz . 

Bu sebepten makam aracına da senden önceki il müdürlerinin döneminde olduğu gibi emniyet şeridini kullanmandan dolayı cezalar gelecektir , bu cezaları karşılamanın yolu da görevini yapmaya çalışan polislere posta koymakla olmaz . Her ay düzenli olarak cezalar İstanbul il müdürlüğüne tebliğ edilir sen de bunu amirin olan Vali Bey’le paylaşırsın ...

Devletin Valisi seni yarı yolda koymaz ...

Devletin emniyet müdürü ve polisi de seni yarı yolda koymaz ...

Ama gel gör ki , kariyer ve liyakat esasları olmadan , devlet tecrübesi olmadan makamlara böyle paraşütle gelinirse , kişi bulunduğu koltuğu devletin üzerinde görmeye başlar. 

Milli Eğitim Bakanlığının en tepesinde bulunan devlet adamı Müsteşar Yusuf TEKİN’in kullandığı arabada bile çakarlar yanmazken; Müsteşar Bey’in kendisinden randevu isteyen öğretmenleri bile geri çevirmeden alçak gönüllülüğü ile Eğitim camiasının gönlünü fethederek örnek olurken , sizin şube müdürlerinize bile randevu vermemeniz , öğretmenler benimle görüşmeye gelmesin demeniz herşeyi özetliyor aslında ... 

Hz. Ömer ( ra ) Buyuruyor ki ;

Kişiliğini makamdan alanlar , makamdan sonra kişiliksiz kalırlar .

www.kamudanhaber.net

Son Güncelleme: 13.03.2018 00:19