Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını korumak için gerekli tüm adımların atıldığını belirterek, “Programı ana hatları itibarıyla rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz” dedi.

Anadolu Ajansı Katılım Finans Zirvesi, Türkiye Katılım Bankaları Birliği iş birliğiyle İstanbul Finans Merkezi’ndeki Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Zirvenin kapanış oturumunda konuşan Şimşek, katılım finans sektörünün küresel ölçekte hızla büyüdüğünü söyledi.

Küresel katılım finans sektörünün 2029-2030 döneminde yaklaşık 10 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu alanda ilk 10 ülke arasında yer aldığını ifade etti. Türkiye’nin potansiyelinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Şimşek, sektörün geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Katılım bankalarının son 20 yılda önemli büyüme kaydettiğini aktaran Şimşek, mevduat, aktif büyüklük ve kredi hacmindeki artışlara dikkat çekti. Katılım finans sektörünün öz kaynak kârlılığı, sermaye yeterliliği ve aktif kalitesi bakımından güçlü bir performans sergilediğini dile getirdi.

“Arz şokuyla karşı karşıya değiliz”

Küresel ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından avantajlı konumda bulunduğunu belirten Şimşek, doğal gaz ve petrol tedarikinde ürün ve pazar çeşitliliğinin artırıldığını söyledi.

Türkiye’nin enerji alanında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığının neredeyse kalmadığını ifade eden Şimşek, “Bugün bir arz şokuyla karşı karşıya değiliz. Bu önemli bir kazanım” diye konuştu.

Petrol fiyatlarındaki hareketliliğin Orta Vadeli Program’ı etkileyebileceğini kaydeden Şimşek, Türkiye’nin küresel ekonominin bir parçası olduğunu ve dış gelişmelerden tamamen bağımsız kalamayacağını belirtti.

“Önceliklerimiz değişmedi”

Ekonomi programının temel hedeflerinde değişiklik olmadığını vurgulayan Şimşek, hayat pahalılığıyla mücadele, mali disiplinin korunması ve cari açığın sürdürülebilir seviyede tutulmasının öncelikler arasında yer aldığını söyledi.

Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı politikaların sürdüğünü dile getiren Şimşek, alınan tüm tedbirlerin bu çerçevede şekillendirildiğini ifade etti.

Şimşek, “Bu yıl enflasyon, cari açık, bütçe açığı ve büyüme hedeflerinde gerçekleşmelerle hedefler arasında farklılıklar olabilir. Ancak programı rayında tutmak için gereken tüm adımları atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Rezerv ve mali disiplin vurgusu

Türkiye’nin şoklara karşı önemli tamponlar oluşturduğunu belirten Şimşek, bütçe açığı ve kamu borcunun milli gelire oranının benzer ülkelere göre daha düşük seviyelerde bulunduğunu söyledi.

Merkez Bankası rezervlerinin program öncesindeki yaklaşık 100 milyar dolar seviyesinden savaş öncesinde 210 milyar doların üzerine çıktığını aktaran Şimşek, mevcut durumda rezervlerin 165-166 milyar dolar civarında bulunduğunu kaydetti.

Rezervlerin halen 5 aydan fazla ithalatı karşılayabilecek seviyede olduğunu belirten Şimşek, ülke risk priminde de önemli bir bozulma yaşanmadığını ifade etti.

Dev banka dolar/TL tahminini yükseltti; bir yıl içinde yüzde 22 değer kazanabilir
Dev banka dolar/TL tahminini yükseltti; bir yıl içinde yüzde 22 değer kazanabilir
İçeriği Görüntüle

“Türkiye fırsatları değerlendirecek”

Türkiye’nin önünde önemli fırsat alanları bulunduğunu söyleyen Şimşek, özellikle savunma sanayi, lojistik ve teknoloji yatırımlarında yeni adımlar atılacağını belirtti.

İstanbul Havalimanı’nın lojistik avantajının teknoloji yatırımlarıyla destekleneceğini ifade eden Şimşek, eski havalimanı terminal binasının “Terminal İstanbul” projesi kapsamında teknoloji şirketlerine tahsis edileceğini açıkladı.

Orta vadede küresel petrol arzındaki artışla birlikte enerji fiyatlarında düşüş beklediğini dile getiren Şimşek, Türkiye’nin yeni lojistik koridorlar sayesinde bölgesel merkez konumunu güçlendireceğini söyledi.