Başkasının paylaşımını yeniden paylaşana 1 yıl 8 ay hapis
Başkasının paylaşımını yeniden paylaşana 1 yıl 8 ay hapis
İçeriği Görüntüle

Enerji ve askeri teknolojilerin ötesinde, küresel güç mücadelesinin yeni cephesi tarımın en temel unsuru olan tohumlar oldu. 60 milyar dolarlık dev bir pazara dönüşen tohum sektöründe, çok uluslu şirketlerin tekelleşmesi ülkeleri gıda güvenliği açısından dışa bağımlı hale getiriyor.

60 milyar dolarlık pazar üç devin kontrolünde
Bayer (Monsanto), Corteva Agriscience ve Syngenta, genetiği değiştirilmiş tohumlar ve tarım kimyasallarıyla pazarın büyük kısmını elinde bulunduruyor. Patent hakları ve genetik teknolojideki tekelci konumları, birçok ülkenin tarım politikasını dış etkene açık hale getiriyor.

Gıda güvenliği stratejik rekabetin merkezinde
Tohumlar, artık yalnızca tarımsal bir girdi değil; ulusal egemenlik ve jeopolitik dengelerin kritik unsuru olarak görülüyor. İklim değişikliği, ekilebilir alanların azalması ve artan nüfus, bu stratejik önemi daha da artırıyor. ABD, Rusya, AB ve Çin, tohum diplomasisi yoluyla rakip ülkelere karşı avantaj sağlamayı hedefliyor.

Türkiye bölgesel güç olma yolunda
Tarihi olarak bitki gen merkezlerinden biri olan Türkiye, yerli tohum üretiminde son 20 yılda büyük ilerleme kaydetti. Sertifikalı yerli tohum üretimi 145 bin tondan 1,4 milyon tona çıkarken, çeşit sayısı da önemli ölçüde arttı. Bu adımlar, Türkiye’nin hem dışa bağımlılığını azaltma hem de bölgesel bir tohum gücü olma hedefini destekliyor.

Küresel ticaret 25 yılda 10 kat arttı
1970’lerde 1 milyar dolar olan uluslararası tohumluk ticareti, 2012’de 10,5 milyar dolara ulaştı. Günümüzde ise dünya tohum üretim değeri 60 milyar dolar seviyesinde. İşlenmiş gıda ile birlikte bu katma değer yüz milyarlarca dolara çıkıyor.

Gelecekte gıda güvenliğinin, “tohum savaşları”nda kimin üstünlük sağlayacağına bağlı olacağı belirtiliyor.