Milli Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu’nun aldığı karar doğrultusunda, Meclis’ten bir heyetin İmralı Adası’na yapacağı ziyaretin tüm aşamalarının Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından organize edileceği öğrenildi.
Ziyaret kararı oy çokluğuyla alındı
Uzun süredir gündemde olan İmralı ziyareti, Cuma günü yapılan oylamayla komisyonda oy çokluğuyla kabul edildi.
Cumhuriyet Halk Partisi ziyaret kararına karşı çıkıp görüşmeyi terk ederken, oylamada çekimser kalan Yeni Yol Grubu da heyete temsilci vermeyeceklerini açıkladı.
Organizasyon MİT tarafından yürütülecek
Türkiye Gazetesi’nin aktardığı bilgilere göre, salı günü yapılması beklenen ziyaretin tüm teknik ve lojistik hazırlıkları MİT tarafından planlanacak.
Mevzuat gereği, terör suçlarından hükümlü veya tutuklu kişilerin milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesi için Adalet Bakanlığı’nın yazılı onayı gerekiyor. Bu nedenle Meclis heyetinin bugün resmi başvuru yapması bekleniyor.
Adalet Bakanlığı’nın süreçte yalnızca bürokratik işlemleri tamamlayacağı, görüşme, ulaşım ve güvenlik dahil tüm düzenlemelerin MİT koordinasyonunda olacağı belirtiliyor.
Adaya ulaşımın helikopterle sağlanması planlanırken, görüşme sırasında oturma düzeni de dahil olmak üzere her ayrıntının MİT tarafından belirlendiği ifade ediliyor.
Görüşmeden görüntü paylaşılmayacak
Komisyonun bugüne kadarki tüm toplantılarında tutanak tutulmuş olsa da, İmralı ziyaretine ilişkin olası tutanağın Meclis stenografları yerine MİT görevlileri tarafından hazırlanması gündemde.
Kaynaklara göre görüşmede fotoğraf, ses ya da video kaydı alınacak, ancak bunlar kamuoyuyla paylaşılmayacak.
Bu kararın, ziyaretin kamuoyunda yaratabileceği tepkilerin dikkate alınarak alındığı belirtiliyor.
Görüşmede yöneltilecek kritik soru: Çağrı YPG’yi kapsıyor mu?
Ziyarette Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıya ilişkin genel bir değerlendirme yapmasının beklendiği aktarılıyor.
Görüşmenin soru-cevap bölümü başlamadan önce Meclis heyetinin yönelteceği ilk sorunun, Öcalan’ın silah bırakma ve fesih çağrısının YPG’yi kapsayıp kapsamadığı olacağı ifade ediliyor.
Bu soruyla, çağrının kapsamına ilişkin süren tartışmalara netlik kazandırılması hedefleniyor.





