banner1868
16 Ocak 2017 Pazartesi 07:57
CHP'nin bitmeyen FETÖ faturası

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan fezlekede, Deniz Baykal'a kaset komplosunun Fetullah Gülen'in lideri olduğu FETÖ tarafından yapıldığı saptandı. Ankara kulislerinde, "Bu komplonun ardından CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun neden FETÖ'yle mücadeleyi hedef alan açıklamalar yaptığı da anlaşılıyor" yorumlarına neden oldu.

PENSİLVANYA HATTI

Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı'nın, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkan Yardımcıları ve vekilleri Recai Yıldırım, Metin Çobanoğlu, Mehmet Ekici, İhsan Barutçu, Deniz Bölükbaşı gibi siyasetçilere kaset kumpası kurulmasına ilişkin hazırladığı fezleke, önceki gün basına sızdı. 18 kişiye kaset komplosu kurulmasına yönelik soruşturmada, 11'i ev, 2'si işyeri olmak üzere 13 adrese dinleme cihazı ve kamera yerleştirdiği, teknik araçlarla da izleme-dinleme yaptığı belirlenen 14 polisin, mağdurların Ankara'daki evinden ABD'deki Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki karargahına uzanan faaliyetleri tek tek ortaya konuldu. Şüphelilerin, teröristbaşı Gülen'in talimatları doğrultusunda iktidar, anamuhalefet ve muhalefet parti mensuplarına kaset komploları kurarak siyaseti dizayn etmeye çalıştığı belirtildi. 2008- 2012 yılları arasında kesintisiz yasadışı takip yapan FETÖ üyelerinin, ele geçirdikleri görüntü ve ses kayıtlarını dönemin istihbarat müdürlerine verdiği, onların da ABD'ye giderek görüntüleri teröristbaşı Gülen'e izlettikleri, onun emriyle görüntü ve ses kayıtlarının medyaya servis edildiği belirlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde ofisine böcek konulması davasının da sanıkları arasında yer alan şüpheliler ise şöyle sıralandı: Gürsel Aktepe, Lokman Kırcılı, Tamer Bülent Demirel, Yunus Yazar (eski istihbaratçı polis şefleri), Kaan Özyiğit, Özgür Türker, Mustafa Koparan, Selim Yasdıbaş, Rüstem Atik, Sedat Zavar, Enes Çiğci, İlker Usta, Ahmet Yılmaz Ekiz, Abdül Köksa (eski istihbaratçı polisler).

VARAN-2 İLE İSTİFA

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında, 10 Mayıs 2010 tarihinde bir internet sitesinde Varan-1 başlığıyla servis edilen gizli kamera görüntülerinde Baykal'ın CHP'li bir milletvekili ile uygunsuz görüntüleri olduğu iddia edildi. Arkasından servis edileceği söylenen Varan-2 yayımlanmadan, Baykal'ın CHP Genel Başkanlığı'ndan istifası geldi.

O tarihte CHP Genel Başkanlığı'na aday olmayacağını söyleyen dönemin CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, neredeyse bir gün sonra CHP Genel Başkanlığına aday olduğu görüldü. Kısa süre sonra da CHP'ye genel başkan yapıldı. Kardeşi Celal Kılıçdaroğlu'nun kısa bir süre önce yaptığı açıklamalar ise, Kemal Kılıçdaroğlu'nun hem Baykal'a kaset komplosundan hem de 15 Temmuz darbe girişiminden haberdar olduğu iddialarını gündeme getirdi. 15 Temmuz'da ağabeyini telefonla aradığında "Korkmana gerek yok, bilgim var" yanıtını aldığını belirten Celal Kılıçdaroğlu, kaset komplosundan önce ağabeyinin 'Yakında önemli gelişmeler olacağını ve Baykal'ın gidecek' anlamında sözler söylediğini de aktardı.

İFADEYE DE GİTMEDİ

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, CHP Genel Başkanı olduktan sonra 'kaset komplosu'na ilişkin parti içi soruşturma açmaması ve parti hukukçularını konunun adli takibi için seferber etmemesi de dikkat çekti. Hatta Kılıçdaroğlu'nun, kaset soruşturmasını yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının tanık olarak çıkardığı daveti reddederek ifade vermeye gitmemesi de siyaset dünyasında "Bu işin ortağı olmadığını göstermek için, ifade vermeye gitmesi gerekirdi" şeklinde yorumlara neden oldu.

Örgütle benzer çıkışlar yapıyor

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaptığı konuşmalarda "FETÖ darbesi" diyememesi ve FETÖ'cülerin sosyal medyada yaptığı açıklamalara paralel çıkışlar yapması dikkat çekti. Yaptığı açıklamalarda adeta FETÖ soruşturmasını sekteye uğratmaya çalıştı. Devletin içine sızmış FETÖ'cülerle mücadele için hayati önemde olan OHAL uygulamasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, örgütün haberleşme sistemi ByLock programını kullandığı belirlendiği için açığa alınan öğretmen, bakanlık bürokratları, hakim ve savcıları savunarak 15 Temmuz'da darbe girişimi yapan askerlerin yargılanması gerektiğini ve bu bürokratlara dokunulmaması gerektiğini savundu.

Suçluları aklayan tavır içinde

FETÖ soruşturmasında ortaya çıkan bilgiler, FETÖ'nün ağırlık merkezinin TSK değil devlet içindeki diğer birimler ve iş dünyası olduğunu da ortaya koydu. Kılıçdaroğlu, FETÖ soruşturması kapsamında açığa alınan veya tutuklananlar arasında yüzde 1'inden daha az oranda olan 'mağdurları' gerekçe göstererek, açıkça örgütle bağlantısı bulunan FETÖ'cülere yönelik açığa alınan veya tutuklanan isimlerin hepsini mağdur ilan ederek soruşturmayı engellemeye çalıştı. Kılıçdaroğlu, daha da ileri giderek FETÖ üyeliğinden tutuklanan Nazlı Ilacak, Mehmet Altan, Ali Bulaç gibi isimleri mitinglerde kahraman gibi anons ettirdi. Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışları, Ankara kulislerinde "FETÖ'nün Baykal'a kaset komplosuyla CHP Genel Başkanı olan Kılıçdaroğlu, OHAL karşıtlığı ve mağdur edebiyatıyla FETÖ'ye faturasını ödüyor" yorumlarına neden oldu.

STAR

Anahtar Kelimeler:
Fetö
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Öğretmen 2017-01-16 08:55:19

Kamudanhaber bari siz yapmayın. Yayınladığınız Star gazetesinin haberine göre sadece baylok kullananlar açığa alınmış ihtaç edilmiş gibi bir durum var diye gösterilmek istenmiş. Siz de biliyorsunuz ki açığa alınan öğretmenlerin en az yüzde 80 i baylok falan değil. Kaldı ki ben de akpartiye oy verdim ve eğitimbirsenliyim. Hiçbit şekilde sendika üyeliğim de yok. Hatta öğretmen olana kadar öğrencilik dönemimde akparti iyesiydim. Neden mi açığa alındım? Bankada yıllar çncesinde geçmişte bin lira yüzünden. Araştırıldım, aklandım, göreve iade edildim. 2 ay sonra tekrar sçığa alındım. Çevreme sornak yok, çalıştıpım kuruma sormak yok, öğrencilerime sormak yok, amirlerime sormak yok. Kime sorsalar herkes benim alakamın olmadığını biliyor. Akpartililere de sorsalar biliyor. 5 yıl önce çektiğim konut kredisi için kötü günler için fazladan yatırdığım bin lirayı acaba bankaya destek için mi yatırmışım!? İşte insan onuruyla oynamak bu kadar basit. Allah yardımcımız olsun Devletimiz adaletle hükmetsin.

banner1815

banner1814