Bankalardaki mevduat faizlerinde son dönemlerde ciddi bir değişim yaşanıyor. Yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü mevduat hesapları, artık yüksek getirilerini kaybetmeye başladı. Birçok bankada faiz oranları %50’nin altına gerilerken, uzmanlar düşüşün devam edebileceği uyarısında bulunuyor.
Merkez Bankası’nın Temmuz ayında gerçekleştirdiği 300 baz puanlık faiz indirimi, piyasaları doğrudan etkiledi. Kredi faizlerinde düşüş hızlanırken, mevduat faizleri de aşağı yönlü bir trend izlemeye başladı. Bazı bankalar yeni müşteri çekmek amacıyla kısa süreli “Hoş Geldin” kampanyalarıyla %49’a kadar faiz sunsa da, mevcut müşteriler için oranlar ortalama %46 seviyelerine kadar indi. Hatta bazı bankalarda bu rakam %40’lara kadar düşmüş durumda.
Ekonomi uzmanları, faizlerin yıl sonuna kadar daha da gerileyebileceğini öngörüyor. 3. Göz Danışmanlık Kurucusu Hikmet Baydar, yılbaşına kadar kademeli olarak 200-300 baz puanlık düşüşler beklediklerini ifade etti. Bu durum, bankaların mevduat faizlerini aşamalı olarak aşağı çekmesine yol açacak. Baydar, Eylül ayında Merkez Bankası’nın faizleri %40 civarına düşürebileceğini ve bu nedenle mevduat faizlerinde 2-3 puanlık ek düşüşlerin olabileceğini belirtti.
Güncel oranlar yatırımcı kazancını da doğrudan etkiliyor. Örneğin, 1 milyon TL’si olan bir kişi, %49 faizle açtığı mevduat hesabından kısa süre sonra daha düşük faizlerle karşılaşabilir. Ortalama %46 oran üzerinden yapılan hesaplamalar, önceki dönemlere kıyasla aylık getirisinin azaldığını gösteriyor.
Faizlerin düşmesi, yatırımcıların reel getiriyi göz önünde bulundurmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar, mevduat faizleri enflasyonun üzerinde kaldığı sürece hâlâ cazip olduğunu vurguluyor. Şu an nominal faiz ile enflasyon arasında yaklaşık 950 baz puanlık bir fark bulunuyor, bu da mevduatı enflasyona karşı hâlâ koruyucu bir seçenek haline getiriyor.
Düşen faizler, yatırımcıları alternatif araçlara yönlendirebilir. Hisse senedi, döviz ve altın gibi seçenekler, risksiz getiri arayanlar için yeniden cazip hale gelmeye başladı. Bu gelişmeler, mevduat ve diğer yatırım araçları arasındaki dengenin yeniden şekillendiğini gösteriyor.




