Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tuvalet molaları takip edilen ve yöneticisinin psikolojik tacizine maruz kaldığı belirlenen banka çalışanına manevi tazminat ödenmesine ilişkin kararı onadı. İzmir'de görülen davada, çalışanlara gönderilen tuvalet molalarıyla ilgili e-postalar da mahkemenin değerlendirdiği deliller arasında yer aldı.
Kararla birlikte bankanın temyiz başvurusu sonuçlandı. Yargıtay, yerel mahkemenin psikolojik taciz nedeniyle verdiği manevi tazminat hükmünü hukuka uygun buldu.
Tuvalet molalarıyla ilgili e-postalar mahkeme dosyasına girdi
Davanın görüldüğü İzmir 20. İş Mahkemesi, banka çalışanının yaşadıklarını tanık ifadeleri, elektronik posta yazışmaları ve sağlık raporları üzerinden inceledi. Mahkeme, çalışma ortamında psikolojik taciz uygulandığı sonucuna ulaştı.
Dosyada çalışanların tuvalet kullanımına yönelik yazışmalar da yer aldı. Mahkeme kararında, personelin art arda iki kez tuvalete gitmesinin sorun haline getirildiği ve ishal olunmamasına ilişkin e-posta gönderildiği belirtildi.
Banka çalışanlarına mola saatleri üzerinden çeşitli uyarılar yapıldığı da belirlendi. Davacıya mola saatleri konusunda mesaj gönderildiği, aynı gün birkaç saat sonra ise molaya çıkan çalışanlara yönelik rencide edici ve suçlayıcı ifadeler içeren e-postalar iletildiği kaydedildi.
Mahkeme, bu yazışmaları diğer delillerle birlikte değerlendirdi. Çalışanın iş yerindeki konumu, yöneticisinin davranışları ve çalışma koşulları da incelemeye alındı.
Banka çalışanı yöneticisinin baskı uyguladığını ileri sürdü
Davacı çalışan, 2001 yılında bankada çalışmaya başladı. 2014 yılında ise İzmir'de takım liderliği görevine getirildi.
Çalışan, biriminde göreve başlayan müdürün kendisine aşağılayıcı ve tehdit içeren davranışlarda bulunduğunu iddia etti. Durumu üst yönetime bildirmesinin ardından üzerindeki baskının arttığını savundu.
Dava dilekçesinde yer alan iddialar arasında iş yerinde dışlanma ve sürekli gözetim altında tutulma da bulunuyordu. Çalışan, diğer takım liderleriyle iletişiminin engellendiğini ve kendisine farklı uygulamalar yapıldığını ileri sürdü.
Davacının aktardığı uygulamalar şu şekilde sıralandı:
-
Tuvalet ve diğer mola sürelerinin takip edilmesi.
-
Diğer çalışanların yararlandığı idari izinlerin kendisine verilmemesi.
-
Toplantılarda hakarete uğraması.
-
Çalışma yerinin değiştirilerek gözetim altında tutulması.
-
Diğer takım liderleriyle iletişiminin engellenmesi.
-
İş yerinde dışlanması ve yalnızlaştırılması.
Çalışan, yaşadığı psikolojik taciz nedeniyle depresyon ve hipertansiyon tedavisi gördüğünü de belirtti.
İş sözleşmesi feshedilen çalışan tazminat davası açtı
Banka, çalışanın iş sözleşmesini 13 Mart 2020 tarihinde feshetti. Bunun üzerine çalışan, maddi tazminat, manevi tazminat ve ayrımcılık tazminatı talepleriyle yargıya başvurdu.
Davalı banka ise iş sözleşmesinin feshedilmesini işin ve iş yerinin gerekliliklerine dayandırdı. Ayrıca mobbing şikâyeti üzerine gerçekleştirilen disiplin soruşturmasında sistematik yıldırma davranışı tespit edilmediğini savundu.
Banka, bu gerekçelerle davanın reddedilmesini istedi. Ancak yerel mahkeme, dosyadaki delilleri değerlendirerek farklı bir sonuca ulaştı.
Mahkeme psikolojik tacizin oluştuğuna hükmetti
İzmir 20. İş Mahkemesi, çalışanın diğer takım liderlerinden daha fazla iş yükü taşıdığını belirledi. Çalışma yerinin değiştirilerek gözetim altında tutulduğunu ve yöneticisinin aşağılayıcı davranışlarına maruz kaldığını tespit etti.
Mahkeme, çalışanın performansının yetersiz olduğunu gösteren bir delil sunulmadığını da kaydetti. İşten çıkarma gerekçesi olarak belirtilen küçülme kapsamında başka bir çalışanın iş sözleşmesinin feshedilmediği belirlendi.
Yargılama sonucunda çalışanın uzun süre dışlandığı ve rencide edildiği kabul edildi. Şikâyetlerinin çözüme kavuşturulmaması ve ardından iş sözleşmesinin feshedilmesi de psikolojik taciz değerlendirmesinde dikkate alındı.
Yerel mahkeme, manevi tazminat talebini kabul etti. Buna karşılık maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı taleplerini reddetti.
Yargıtay bankanın temyiz başvurusunu sonuçlandırdı
Banka, yerel mahkemenin kararına karşı istinaf yoluna başvurdu. Dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi, istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Bunun ardından banka, kararı temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı. Dosya, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından incelendi.
Yüksek Mahkeme; tarafların iddialarını, savunmalarını, dosyadaki belgeleri ve yargılama sürecini değerlendirdi. Yerel mahkemenin gerekçeleri ile ispat kuralları da inceleme kapsamında ele alındı.
Yargıtay, hükmü usul ve kanuna uygun bularak onadı. Böylece banka çalışanının psikolojik taciz nedeniyle manevi tazminat almasına ilişkin yerel mahkeme kararı kesinleşti.





