Toplu taşımada ve sokakta kadınları görüntüleme, kamuya açık alanda cinsel ilişkiye girme, çocuk tacizi, kendini yakma ve çıplak gezme gibi toplum huzurunu bozan davranışlardaki artışı Prof. Dr. Barış Erdoğan ve Prof. Dr. Kerem Doksat'la konuştuk

İki yılı aşkın süredir hayatları derinden etkileyen koronavirüs pandemisi güç kaybetse de ekonomik zorluklara ilişkin sıkıntılar sürüyor.

Krizin derinleşmesi, çalışanların enflasyonun yükü altında ezilmesi, işsiz sayısının artması, gelecek kaygısı, stres ve çaresizlik hissi gibi nedenlerle bireylerin psikolojisi giderek bozulurken, ülkenin farklı noktaları toplumun huzurunu bozucu görüntülere sahne oluyor.

Özellikle sosyal medyada da çok tartışılan toplu taşıma ve sokakta kadınların görüntülerinin çekilmesi, sokakta cinsel ilişki, kendini yakma, çocuk tacizi ve sokakta çıplak gezen vatandaş gibi olayları, Prof. Dr. Barış Erdoğan ve Prof. Dr. Kerem Doksat ile konuştuk.

"Krizler sapkın davranışları tetikliyor"

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Erdoğan, ekonomik krizin sapkınlıkları tetiklediği görüşünde.

Son dönemde Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleşen bu "sapkın" davranışları toplumsal çerçeveden analiz etmenin şart olduğunu savunan Erdoğan'a göre krizler bu (sapkın) davranışları tetikliyor.

Özellikle içinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamı, daha fazla olaya maruz kalma riskini artırıyor.

"Kaybedecekleri bir şeyi kalmayan bireyler daha dürtüsel davranışlar sergiler"

Günümüzde sosyal medya ve kameraların her yerde olmasıyla bu tip olayların daha görünür olduğunu belirten Erdoğan, diğer yandan kriz dönemlerinde bireylerin stresle baş edemeyip, normalde sergiledikleri davranış rutininin dışına çıktıklarını söyledi.

Bireylerin kaybettiği şeyler çoğaldıkça topluma olan bağlılıklarının azaldığı ve kuralara uymaktan uzaklaştıkları uyarısını yapan Erdoğan, sapkın davranışlara yönelme eğiliminin yükselebildiğini vurguladı. 

Sosyal ve ekonomik kriz dönemlerinde alışık olunan hayat standartları, yaşan biçimi hızlı ve keskin şekilde bozulan insanların, yeni duruma uyum sağlamakta zorluk çektiklerini dile getiren Erdoğan, "Bireyler, bu zamana kadar alışmış oldukları ve büyük çoğunlukla toplumsal normlara uygun davranış kalıplarından uzaklaşırlar. Bireyler sosyal statüleri ve maddi durumları çökünce topluma olan bağlılıklarını, inançlarını sorgularlar. Kaybedecekleri bir şeyi kalmayan, azalan bireylerin toplumsal normlara olan bağlılığı azalır, daha dürtüsel davranışlar sergiler ve kuralları ihlal ederler. Son günlerde kamusal alanlarda gördüğümüz sapkın davranışlara ek olarak bu gibi zamanlarda intihar vakalarında artış beklenir. Örneğin 1929'daki büyük buhranda ABD'de servetlerini, işlerini kaybedenler gökdelenlerden atlayarak intihar ediyordu" diye konuştu. 

"Her sapkın davranış illâ yasanın ihlali değildir"

Örf, adet, gelenek ve görenekler gibi toplumun genel normlarına aykırı hareketlerin "sapkınlık" olarak tanımlandığını ve sapıklık kavramıyla karıştırılmaması gerektiğine işaret eden sosyolog Erdoğan, sapkınlığın ülkede ülkeye ya da aynı toplumda farklı zaman dilimleri içinde değişebileceğine ilişkin ise şu örneği verdi:

"Bir erkeğin Türkiye'de etekle gezmesi sapkınlıktır ama İskoçya'da öyle değildir. Erkeklerin küpe takması ya da saç uzatması bir dönem sapkın davranış olarak görülürken, günümüzde toplum tarafından normal karşılanır. Yani her sapkın davranış illâ yasanın ve kuralların ihlali değildir ama bazı sapkın davranışlar aynı zamanda suçtur."

"Normları ilk en zayıf halkalar ihlal eder"

Münferit şekilde olayların faillerine bakılarak 'birinin adli sicili bozuk', 'diğerinin akli dengesi yerinde değil' gibi yorumlamaların, olayların büyük resmi görmeyi engellediğini kaydeden Erdoğan, sözlerini "Büyük ekonomik krizlerin yaşandığı, toplumsal sorunların ağırlaştığı dönemlerde bireyler üzerindeki kaygı ve stres düzeyi artar. Sabıkalı, sorunlu gibi damgalanan bireyler toplumsal zincirin en zayıf halkalarıdır ve normları ilk onlar ihlal eder. Ama paslanma devam ediyorsa zincirin sağlam halkaları da zamanla kırılır" değerlendirmesinde bulundu. 

"Krizler sapkınlığa vesile oluyor"

Prof. Dr. Kerem Doksat da benzer görüşleri paylaştı.

Abraham Maslow'un fiziksel ihtiyaçlar, güvenlik, ait olma, sevgi ve değer ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme bölümlerinden oluşan "İhtiyaçlar Hiyerarşisi"ne değinen Doksat, bu ihtiyaçların karşılanma oranı azaldıkça toplumun genel normlarına ilişkin davranışların arttığını vurguladı.

Prof. Dr. Doksat, "Anomi, kaos çok arttı. Bu da belirsizliğe sürüklüyor. Krizler sapkınlığa vesile oluyor" yorumunu yaptı.

"Ekonomideki kötü gidişat da bu olaylarda etkili oluyor"

Acil serviste görevli doktoru darbeden zanlı tutuklandı Acil serviste görevli doktoru darbeden zanlı tutuklandı

Psikiyatrist Doksat'a göre ekonomideki kötü gidişat da bu tip olaylarda (sapkın davranışlar) etkili.

Orta ve alt sınıfın ayakta kalmasının zorlaştığına dikkati çeken Kerem Doksat, sapkın davranışların kişilik bozuklukları olanlarda (antisosyal kişilik bozukluğu, sınırda kişilik bozukluğu-borderline, histriyonik kişilik bozukluğu) daha çok görüldüğünü ifade etti.

"Ekonomi ve memleketin gidişatı toparlanmazsa bu görüntüler daha da artacak" 

Alt ve üst sınıf arasında gelir uçurumu oluştuğunu belirterek, ekonomi ve memleketin gidişatı toparlanmazsa bu görüntülerin daha da artacağını dile getiren Prof. Dr. Kerem Doksat, her şeye rağmen bir süre sonra demokrasinin galip geleceğini umduğunu da sözlerine ekledi.

Lale Elmacıoğlu 

The Independentturkish