Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri” bültenini yayımladı. 2024 gelirleri esas alınarak hazırlanan çalışmaya göre, Türkiye’de göreli yoksulluk oranı 2025 itibarıyla yüzde 13,0 olarak hesaplandı. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alındığında yoksulluk oranı yüzde 20,6 olurken, yüzde 70 eşiğine göre yapılan hesaplamada oran yüzde 28,7 olarak belirlendi. Tüm eşik seviyelerinde önceki yıla kıyasla sınırlı da olsa bir gerileme kaydedildi.

Eğitim düzeyi yoksulluk riskini belirliyor

Verilere göre, yoksulluk oranları eğitim seviyesine bağlı olarak önemli farklılıklar gösterdi. Hiçbir okul bitirmemiş bireylerde yoksulluk oranı yüzde 23,8 olarak ölçüldü. Lise altı eğitimlilerde oran yüzde 13,0, lise ve dengi okul mezunlarında yüzde 7,5 olurken, yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 2,5’e kadar düştü. Bulgular, eğitim düzeyinin yoksulluk riskini azaltıcı etkisini ortaya koydu.

Hane yapısına göre yoksulluk dağılımı değişiyor

Yoksulluk oranları, hanehalkı türlerine göre de farklılık gösterdi. Çekirdek aile bulunmayan hanelerde oran yüzde 3,9 ile en düşük seviyede ölçülürken, bu grupta bir yıl içinde 6,9 puanlık azalma yaşandı. Tek kişilik hanelerde yoksulluk oranı yüzde 5,4, yalnızca çekirdek aileden oluşan hanelerde yüzde 12,9, çekirdek aile ve diğer bireylerin birlikte yaşadığı hanelerde ise yüzde 17,5 olarak hesaplandı.

Maddi ve sosyal yoksunluk geriledi

Yoksulluğun yaşam koşullarına yansımasını gösteren maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 olarak açıklandı. Ekonomik nedenlerle belirlenen 13 temel ihtiyaçtan en az yedisini karşılayamayan bireylerin oranı, önceki yıla göre 1,4 puan azaldı. Tatil yapamama, düzenli et veya tavuk tüketememe, ısınma ihtiyacını karşılayamama ve internet erişimindeki kısıtlar bu göstergeler arasında yer aldı.

Sürekli yoksulluk yüzde 13,6 seviyesinde

TÜİK’in dört yıllık panel verileriyle hesaplanan sürekli yoksulluk oranı yüzde 13,6 oldu. Bu oran, son dört yılın en az ikisinde yoksulluk yaşayan bireyleri kapsıyor. Aynı dönemde dört yıl boyunca hiç yoksulluk yaşamayan bireylerin oranı yüzde 75 olarak belirlenirken, dört yıl boyunca sürekli yoksulluk içinde kalanların oranı yüzde 3,9 olarak kaydedildi.

Bölgesel farklar dikkat çekiyor

İBBS 2. Düzey bölgelerine göre yapılan hesaplamalarda, en yüksek göreli yoksulluk oranı yüzde 14,5 ile Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’ni kapsayan TR21 bölgesinde görüldü. Kastamonu, Çankırı ve Sinop’un yer aldığı TR82 bölgesi yüzde 14,3 ile ikinci sırada yer aldı. Buna karşılık, yoksulluğun en düşük olduğu bölge yüzde 4,6 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır oldu. Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan TRB1 bölgesinde ise oran yüzde 6,3 olarak hesaplandı.

Maliye'nin SMS hamlesi sonuç verdi: MTV tahsilatında tarihi rekor kırıldı
Maliye'nin SMS hamlesi sonuç verdi: MTV tahsilatında tarihi rekor kırıldı
İçeriği Görüntüle

Çocuklar yoksulluk ve dışlanma riskinde öne çıkıyor

Yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk veya düşük iş yoğunluğundan en az birine maruz kalan bireyleri kapsayan yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfus oranı yüzde 27,9 oldu. Bu oran, 0-17 yaş grubunda yüzde 36,8’e kadar yükselerek çocukların en riskli grup olduğunu gösterdi. 18-64 yaş grubunda oran yüzde 25,1, 65 yaş ve üzeri bireylerde ise yüzde 22,8 olarak belirlendi.

Barınma ve ısınma sorunları yaygın

Yaşam koşullarına ilişkin göstergeler, barınma sorunlarının geniş kitleleri etkilediğini ortaya koydu. Nüfusun yüzde 28,8’i sızdıran çatı, nemli duvarlar veya çürümüş pencere çerçeveleri gibi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtirken, yüzde 27,9’u izolasyon eksikliği nedeniyle ısınma problemi yaşadığını ifade etti. Çevresel kirlilik ve gürültüden etkilenenlerin oranı ise yüzde 22,1 olarak açıklandı.