Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere yeniden toplanmaya hazırlanıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işveren temsilcileri ve işçi tarafı için oluşturulan 15 kişilik komisyonun bu yıl işçi temsilcisi bulunmadan toplanacağı bildirildi.
Komisyon; TÜRK-İŞ, TİSK ve Bakanlık temsilcilerinden oluşuyor. Ancak TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in temsil kararından çekilmesi nedeniyle bu yıl masada yalnızca işveren ve hükümet kanadı yer alacak.
TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ neden katılmıyor?
Asgari ücret sürecine ilişkin ilk temas 21 Ekim’de Üçlü Danışma Kurulu toplantısında yapılmış, temsil dengesi ve karar süreçleri üzerine görüş alışverişinde bulunulmuştu.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 25 Aralık 2024’te yaptığı açıklamada, komisyonun mevcut yapısının işçiyi yeterince temsil etmediğini ifade etmiş ve “Adil bir düzenleme yapılmadığı sürece komisyona katılmayacağız” demişti.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da 27 Ekim 2025’te benzer bir açıklama yaparak, komisyon yapısının değişmesi gerektiğini, bu nedenle toplantılara katılmayacaklarını bildirmişti.
Mevcut asgari ücret ve işverene maliyet
Halen yürürlükte olan asgari ücret:
-
Brüt: 26.005,50 TL
-
Net: 22.104,67 TL
-
İşverene toplam maliyet: 30.621,48 TL
Bu maliyet; brüt ücret, sosyal güvenlik primi ve işveren işsizlik sigortası fonu kesintilerinden oluşuyor.
Komisyonun işleyişi ve karar takvimi
Komisyon, Bakanlık tarafından belirlenen üyelerden birinin başkanlığında çalışıyor. Toplantılar en az 10 üyenin katılımıyla yapılıyor ve kararlar oy çokluğuyla alınıyor. Oyların eşitliği durumunda başkanın bulunduğu tarafın oyu belirleyici oluyor.
İlk toplantıda sürecin nasıl işleyeceğine dair takvim oluşturulacak, ardından ekonomik veriler ve taraf beklentileri görüşülecek. Komisyonun dört toplantı gerçekleştirmesi, yeni ücretin ise 31 Aralık 2025’e kadar açıklanması hedefleniyor. Belirlenecek tutar, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek.
Bakan Işıkhan: “Ortak akılla optimal seviye belirlenecek”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede, taraflar arasında sosyal diyalogun önemine vurgu yaptı. Bakan Işıkhan, hem çalışanların refahını koruyan hem de işverenlerin üretim ve istihdam gücünü gözeten bir seviyenin ortaya çıkacağına inandığını belirtti.





