Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), Adana'da yaşanan bir salon içi mağduriyetin ardından yasal ve insani boyutlarıyla kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Edinilen bilgilere göre, Adana'nın Çukurova ilçesindeki Mehmet Özöncel Anadolu Lisesi bünyesinde yapılan Temel Yeterlilik Testi (TYT) oturumunda, bir adayın tuvalete gitme talebi sınav kuralları gerekçe gösterilerek reddedildi. İhtiyacını salonda gidermek zorunda kalan adayın yaşadığı bu durum, hem salondaki diğer öğrenciler hem de eğitimciler tarafından sınav güvenliği ile temel fizyolojik ihtiyaçlar arasındaki dengenin sorgulanmasına yol açtı.
Yaklaşık 2,4 milyon adayın katılım gösterdiği 2026 YKS sürecinde yaşanan bu olay, emsal hukuki süreçleri ve çözüm önerilerini de beraberinde getirdi.
Yükseköğretim kurumları sınavı kılavuzundaki tuvalet kuralı ne diyor
Resmi olarak yayımlanan 2026 YKS Kılavuzu incelendiğinde, sınav salonlarında evrak dağıtımı tamamlandıktan sonra adayların hareket alanları katı süre sınırlarıyla kısıtlanıyor. Mevcut yasal mevzuata göre adayların; TYT oturumunda ilk 120 dakika, Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda ilk 135 dakika ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumunda ise ilk 90 dakika tamamlanmadan salondan çıkmaları kesinlikle yasaklanmış durumda.
Ayrıca sınavların son 15 dakikası içerisinde de salon dışına çıkışa izin verilmiyor. Kılavuzda, sınav sırasında her ne sebeple olursa olsun salonu terk eden adayın tekrar içeri alınmayacağı, süre sınırlarına uymadan binadan ayrılanların ise sınavının geçersiz sayılacağı açıkça hüküm altına alınıyor.
165 dakikalık sınav süresi fizyolojik sınırları zorluyor
Bu yıl 20 Haziran Cumartesi günü saat 10.15'te başlayan TYT oturumunda adaylara 165 dakika süre tanındı. Öğrenciler bu zaman zarfında 40 Türkçe, 20 Sosyal Bilimler, 40 Temel Matematik ve 20 Fen Bilimleri olmak üzere toplam 120 soruyu yanıtlamak için ter döktü. Adayların kesintisiz olarak salonda kalma zorunluluğu, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) standartları ile kıyaslandığında eleştirileri de beraberinde getiriyor.
MEB Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği uyarınca okullarda bir ders saiti 40 dakika olarak uygulanırken, blok derslerde dahi bir öğrenci en fazla 80 dakika kesintisiz sınıfta kalıyor. YKS sürelerinin bu normların çok üzerinde olması, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin biyolojik dengesini zorladığı gerekçesiyle uzmanlarca eleştiriliyor.
Geçmiş yıllardaki emsal kararlar ve eğitim camiasının çözüm önerileri
Söz konusu mağduriyet, geçmiş dönemlerde ÖSYM tarafından uygulanan telafi mekanizmalarını akıllara getirdi. 2024 YKS sırasında Sivas'ta bir adayın epilepsi krizi geçirmesi üzerine yardıma koşan 8 adayın sınavı olumsuz etkilenmiş, velilerin yasal başvurusu üzerine ÖSYM bu öğrencilere eş değer sınav tekrarı veya ek puan seçeneği sunmuştu. Adana'da psikolojik olarak olumsuz etkilenen salondaki diğer adaylar için de benzer bir sürecin işletilip işletilmeyeceği merak ediliyor.
Eğitim camiası ve pedagoglar, benzer krizlerin önüne geçilebilmesi amacıyla ÖSYM yönetimine şu iki temel çözüm modelini öneriyor:
-
Oturumların Bölünmesi: TYT oturumunun sayısal testler ile sözel testler şeklinde iki ayrı zaman dilimine bölünmesi ve araya bir ihtiyaç molası konulması,
-
Kontrollü İzin Mekanizması: Gerekli güvenlik ve arama önlemleri en üst düzeyde alınmak kaydıyla, acil tuvalet ihtiyacı doğan adaylara gözetmen eşliğinde kontrollü çıkış izni tanınması.




