Hanefi Ertuğrul Çolak, Bem-Bir-Sen İzmir şube yönetim kurulu üyeliğinde görev yaptığı 20 yılın son 4 yılını şube başkanlığı ve Memur-Sen İzmir il başkan yardımcılığında 5 yıl görev yaptı. Sendikaya emek, ömür ve gönül vermiş olan duayen başkan, Eğitim-Bir-Sen’in Antalya’da düzenlediği 20. Türkiye Buluşmasını maddeler halinde değerlendirdiği paylaşımını rekor sayılabilecek bir rakam olan 10 binin üzerinde kişi tarafından okundu.

İşte o çok okunan paylaşım:

Bizim mayamız vefa ile yoğrulmuş deyip de vefa buluşmalarına sendikaya emek, ömür ve gönül vermiş bazı teşkilat öncülerini çağırmayanı mı alkışlıyorsunuz!

Birlerle başlayan yolculuğumuz bugün yerküre ölçeğinde yankılanıyor deyip de üyesini aidat ödeyen kelle sayısı değerinde göreni mi alkışlıyorsunuz!

Lady Godiva'nın hikâyesini anlatıp onun mücadelesini ve cesaretini sergileyeceğiz deyip de mülakat mağduru 1611 öğretmen için hiçbir varlık gösteremeyeni mi alkışlıyorsunuz!

Üyenin aidatı üyeye hizmet olarak döner deyip de gelir-gider bilançolarını açıklamayanı mı alkışlıyorsunuz!

Demokrasi şöleni deyip de seçimleri tatlı rekabetten uzak baskıcı, dayatmacı ve tahakkümcü bir anlayışla yapanı mı alkışlıyorsunuz!

28 Şubat zihniyetini tarihe gömdük deyip de bazı sosyal medya paylaşımlarına, yorum yapan ve beğeni atan üyesini fişleyeni mi alkışlıyorsunuz!

Nefislere değil, nesillere yatırım yapacağız deyip de sendikayı rant ve zenginleşme aparatına dönüştüreni mi alkışlıyorsunuz!

Hak, emek ve ekmek deyip de taşra ve genel merkezde çalışan bazı emekçilerin ekmekleriyle oynayanı mı alkışlıyorsunuz!

Kalemin mürekkebi yok deyip de yarım puanlık artışa imza atan Buçuk Ali’yi mi alkışlıyorsunuz!

Hakem Kuruluna inanmadığını ve güvenmediğini deyip de Hakem Kuruluna üye göndererek söylem ve eylem birliği olmayanı mı alkışlıyorsunuz!

Sendikacılığı dava için yaptığını deyip de 2019 yılında tüzüğün 58. maddesini değiştirerek maaşını astronomik rakamlara çıkaranı mı alkışlıyorsunuz!

2010 yılında ya okulların tapularını verin ya da rotasyonu uygulayın deyip de 2022 yılında tüzüğün 33. maddesini yürürlükten kaldırılarak sendikal saltanatlığın önünü açanı mı alkışlıyorsunuz!

Her türlü vesayete meydan okuduğunu deyip de teşkilatı korku iklimiyle yöneterek tektipçiliği tesis edeni mi alkışlıyorsunuz!

Mensubiyetimiz mesuliyetimizdir deyip de soru soran kurucu üyesini teşkilata zarar veriyor algısı oluşturarak dava maskesi altında yapılan rantsal işlerin bilinmesini engelleyeni mi alkışlıyorsunuz!

MEB’den Aile-Okul İşbirliğinde Yeni Dönem: Öğretmenler “Eğitici” Olmak İçin Kampa Alındı
MEB’den Aile-Okul İşbirliğinde Yeni Dönem: Öğretmenler “Eğitici” Olmak İçin Kampa Alındı
İçeriği Görüntüle

Tavrımız özgürlüğümüzdür deyip de kurucu değerlere aykırı bazı uygulamaları yapıcı ve seviyeli bir şekilde eleştiren üyesine dört tane tazminat davası açanı mı alkışlıyorsunuz!

Sosyal medya manipülatörleri deyip de sanal bir karakter adıyla teşkilatımızın vakarına yakışmayan ve hanım kardeşlerimizin edeplerinden okuyamadıkları aşağılık yazıları sendikanın adeta yayın organı gibi çalışan sözde sitede yayımlatanı mı alkışlıyorsunuz!

Daha beş yıl önce kirada oturduğunu deyip de şimdi maaşını ve mal varlığını açıklamayanı mı alkışlıyorsunuz!

Ucuz işlerin sendikası değiliz deyip de kooperatifler marifetiyle gayrimenkullerine yenilerini katanı mı alkışlıyorsunuz!

Valdo sen neden burada değilsin deyip de temsil ettiği kitleyle ekonomik, sosyal ve duygusal bağını koparanı mı alkışlıyorsunuz!

Öğretmene verilen değer her şeye değer deyip de öğretmene cam bardağı kendisine de deniz manzaralı lüks villayı layık göreni mi alkışlıyorsunuz!

Diğerleri gibi değil değerleri gibi olacağız deyip de TOKİ arazisine lüks konut yapılmasına ses çıkarmayanı mı alkışlıyorsunuz!

Burasının bizimle ilişkisi, ilintisi, bağı ve alakası yok deyip de oğlunun Paraf Kuşadası Projesinden mülk sattığı belgelenerek teşkilatını aldatanı mı alkışlıyorsunuz!

Memurlar kirada otururken zirveden yeni ufuklara, yeni ufuklardan yeni umutlara deyip de Kuşadası’nın zirvesine konanı mı alkışlıyorsunuz!

Sözlerimizi Hz. Ali (r.a)’ın: "Haksızlık karşısında susmayınız, eğer susarsanız hakkınızla birlikte şerefinizi de kaybedersiniz." sözleriyle bitiriyor, teşkilatımızın abisi olarak tüm Memur-Sen Ailesine saygılarımı sunuyorum.

Hanefi Ertuğrul Çolak