Benzin ve motorine peş peşe yapılan zamların ardından birçok kentte toplu ulaşım ücretleri arttı. İzmir’de de toplu ulaşım araçlarının biniş ücretlerine 20 Mart’tan itibaren zam yapıldı. Belediyeye ait toplu ulaşım araçları yüzde 38, minibüs ücretleri yüzde 50 zamlandı. 5 lira olan minibüs ücreti, yüzde 50 zamla 7,5 liraya çıkarıldı. Ancak minibüsçü esnafı, zammın ardından yine de maliyetleri kurtaramamaktan ve yolcu sayısının giderek azalmasından şikayetçi.

VOA Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Kayışdikici, birçok minibüs sahibinin maliyetler nedeniyle kontak kapattığını söyledi. Kayışdikici, “Biz şu anda kazandığımızla akaryakıtı alıyoruz, yanımızda çalışan şoför arkadaşa bakıyoruz. Onun haricinde şu anda gelirimiz, bizim aylık vergilerimizi ve tamirlerimizi bile çıkarmıyor. Bizim esnaf arkadaşlar, mal sahipleri genelde geçmişten bir birikimi varsa onu yiyor. Yoksa işin içinden çıkamadığından dolayı şu anda bazı arkadaşlarımızın arabaları kapalı. Bazı duraklarımızda araçların dörtte beşte biri gene kapalı. Neden kapalı? Çünkü masraflar ağır” dedi.

Altılı Masa'dan TCMB ve Para Politikaları ile ilgili İddialı Çıkış! Altılı Masa'dan TCMB ve Para Politikaları ile ilgili İddialı Çıkış!

“Şu anda toplu ulaşım aracına binen insanlar mecburiyetten biniyor”

Akaryakıta gelen zamların en yüksek maliyeti oluşturduğunu söyleyen Kayışdikici diğer girdilerin fiyatında yaşanan artışları da, “Şu gördüğünüz arabanın lastiği. Ben en son altı ay evvel bu lastiği 600 liraya aldım. Şu anda bu arabanın lastiği 1800 lira civarında. Sadece lastik. 600 lira veriyordum, bu arabanın 10 bin kilometre yağ servisi yapıyordu. Şu anda bunların yağ servisi en aşağı bin 400 lira” sözleriyle anlattı.

Maliyetler artarken müşteri sayısının giderek düştüğünü belirten Kayışdikici, “Şu anda toplu ulaşım aracına binen insanlar mecburiyetten biniyor. İşi varsa, işe gidecekse, onun için biniyor. Yani ‘gidip arkadaşımı göreyim, şurada iki muhabbet edeyim’, artık bitti onlar” diye konuştu.

“En büyük sıkıntımız yolcu olmaması”

Karabağlar ilçesinde minibüs şoförlüğü yapan Evren Gökdeniz maliyetler karşısında biniş ücretlerine zam yapılmasının çare olmadığını söyleyerek, toplu ulaşımda kullanılan mazota indirim yapılmasını istedi. Gökdeniz, “Mazot çok yüksek olduğu için biz zaten zararına çalışıyorduk. Şu an ortalamanın hala bir tık altındayız. Zam çare değil. Şu an zaten Türkiye’de çok büyük bir pahalılık olduğu için yolcu bulamıyoruz. En büyük sıkıntımız yolcu olmaması. Ayrıca ücretler yüksek. Bu yüzden insanlar otobüse biniyor, başka bir vasıta buluyor kendine. Burada önemli olan, mazotta bir indirim olması lazım bize. Sadece dolmuş için değil, servis plakası, taksi, tüm ticariler için olmalı. Çünkü hepsi şu anda zararda” dedi.

“Normalde arabada 14 koltuğu dolduruyordun, şimdi altı kişi yaptın mı Allah bereket versin” diyen Gökdeniz, “Tüm şoförler isyanda şu an. Mecburiyetten çalışıyoruz, öyle söyleyeyim. Yaklaşık altı senedir bu işi yapıyorum ben. Düşünüyorum başka işe gideyim mi? Gitsem ne yapacağım? Buradan en azından günlük yevmiyemi alıyorum. Masrafımızı çıkarıyoruz, o şekilde idare etmeye çalışıyoruz. Ama durumumuz zor” şeklinde konuştu.

“Biz kimden parayı alıyoruz, para kazanamayan insandan”

İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı da İzmir’de belediyeye ait toplu ulaşım araçlarının biniş ücretlerine her ay TEFE ve TÜFE ortalamasına göre zam yapılmasının kararlaştırıldığını anımsatarak, “Zamla bu işi çözemeyiz. Zam, zam, nereye kadar zam? Belediye de TEFE-TÜFE’ye göre aylık zam yapacak. Şu anda 6,50 lira, Mayıs’tan itibaren 7,09 lira olacak. Öyle bir sistem var. Biz kimden parayı alıyoruz, para kazanamayan insandan. Asgari ücret sabit ama ulaşım TEFE-TÜFE’ye göre. Bizim kurtuluşumuz bir nebze zam olsa bile bizim yolcu adedini arttırmamız lazım” dedi.

Mazotta vergi indirimi yapılmasından ümidi olmadığını kaydeden Kayışdikici çözümü minibüsçü esnafı olarak kendilerinin bulabileceğini söyledi. Minibüsler için güzergah değişikliği yapılarak aktarmasız, tek biletle yolcu taşımayı ve belediye otobüslerine alternatif güzergahlar oluşturulmasını isteyen Kayışdikici, “Vatandaşın ayağına gidebilsek bizim iş potansiyelimiz artar. Biz yolcuyu iki tane biletle değil, tek biletle götürecek güzergahlar istiyoruz. Ana arterlerden çıkacağız, yolcunun ayağına gideceğiz. Bizim oradaki arabalarımıza binen yolcu adedini arttırmamız lazım. Hizmet böyle olur. Çift biletle giden yolcuyu tek biletle taşıyacağız. Böyle bir sistem geliştireceğiz. Bunu da İzmir Büyükşehir Belediyesi UKOME’yle birlikte çözmemiz gerekir. Bunun başka alternatifi yok. Hem biz para kazanacağız hem de vatandaşı tek biletle ucuz şartlarda taşıyacağız. Bugün bir indi-bindi bizde 7,5 lira. Adam iki tane arabaya bindi mi kısa mesafe 15 lira. 15 gitti 15 de geldi, 30 lira. Bu adam kaç para kazanıyor?” diye konuştu.

“Taksilere zamdan sonra yüzde 70’e yakın kaybımız oldu”


Kimi yolcular içinse minibüsler, taksilere göre halen daha ucuz bir seçenek. Mart ayında İzmir'de taksi ücretlerine de zam yapıldı. Zamla birlikte taksi açılış ücreti 4,50 liradan 6 liraya, kilometre başına ücret 5,50 liradan 9 liraya, indi-bindi ücreti ise 13 liradan 20 liraya yükseltildi.

Zamlardan önce işyerine her gün taksiyle gittiğini söyleyen muhasebeci Ozan Biçer de artık minibüsleri tercih ettiğini kaydetti. Biçer, “Altı yedi ay öncesine kadar 20-25 yazıyordu. Sonra 30-35 oldu. Şimdi 50 lira oldu. Altı ayda böyle arttı fiyatlar. Şimdi işe gitmek için, dibimizden dolmuş kalkıyor buradan, dolmuşu tercih edeceğiz artık. 100 metre fazla yürürüz ama taksiyle gitmeyiz bundan sonra. Taksiciler de haklı ama yapacak bir şey yok bu saatten sonra. 20-25 lirayken her gün taksiyle gidiyordum ama şimdi 50 lira aile bütçemizi sarsar” dedi.

Taksi şoförü İbrahim Velioğlu, zammın ardından yolcu sayısının yüzde 70’e yakın azaldığını söyledi. VOA Türkçe’ye konuşan Velioğlu, “İlk gün iyiydi, kimsenin haberi yoktu. İkinci gün biraz daha azaldı. Üçüncü gün biraz daha. Çünkü taksimetreyi gören müşteriler dağıldı. İlk gün binen bir daha binmedi. Ne oldu şimdi, yüzde 70’e yakın bir kaybımız oldu. Alışır mı müşteriler, bu şartlarda ne kadar alışır bilemeyiz. Ama bayağı bir kayıp var. Ben olsam ben de binmem. Yani müşteriyi de düşünmek gerekir. Ne oluyor bu sefer, iş kaybın oluyor. Mal sahibinin de şoförün de iş kaybı oluyor. Bu kadar (zam) gelmemesi gerekirdi. Kilometre başına 9 olmayabilirdi de 7 olabilirdi, 7,5 olabilirdi. Biraz daha azaltılabilirdi” ifadelerini kullandı.

“Müşteriler ‘mazot düştü sen niye düşürmüyorsun’ diyor”


Sahibi olduğu takside bir haftadır şoförlük yapmaya başlayan Haldun Tezgörenler ise maliyetler karşısında şoför dahi çalıştıramadığını söyledi. Tezgörenler, “Mazotun maliyetleri arttı. Ölüsü, 400-450 lira mazot alıyoruz günde. Zaten bir depo 1300-1400 liraya doluyor. Sıkıntıdayız şu anda. Mesela bu saatlerde bizim durak bomboş olurdu, araba bulamazdın. Şuraya bak, hepimiz duruyoruz. Diğer duraklardaki arkadaşlar da öyle. Hep sıkıntılı. Mesela bende şoför çalışıyordu iki tane. Ben çıkarttım, bir haftadan beri kendim çalışıyorum mecburen. Hafta sonu çalıştırıyorum yedekçiyi. Neden, çünkü çok fazla para bırakmadığı için. Lastik ona keza, bakım ona keza. Başa çıkamıyoruz, Allah yardımcımız olsun” dedi.

Tezgörenler taksilere mazotta indirim yapılmasını isteyerek, “Yoksa öbür türlü, 21 lira olan mazot, bugün 20’ye düşürüyor, iki gün sonra 22 lira oluyor. Anlamı kalmıyor o zaman. Bu sefer müşteriyle polemiğe giriyoruz, biz kavga ediyoruz. ‘Mazot düştü, sen niye düşürmüyorsun?’ diyor müşteri. Çocuk oyuncağı değil ki, bir sefer oluyor bu zam” diye konuştu.