MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, bürokraside sosyal medyanın artan etkisine dikkat çekerek, kamu yöneticilerinin popülizme sürüklenmemesi gerektiğini vurguladı. Ersoy, bürokratın temel görevinin görünür olmak değil, devlete olan güveni tesis etmek olduğunu ifade etti.

Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Türk bürokrasisinin popülizmin aşındırıcı etkisiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Bürokratik yapının tarihsel olarak sessiz, mesafeli ve kurumsal ciddiyet üzerine inşa edildiğini hatırlatan Ersoy, günümüzde bu anlayışın giderek zayıfladığını söyledi.

Yenidoğan çetesine ait kuruluşlar satışa çıkıyor!
Yenidoğan çetesine ait kuruluşlar satışa çıkıyor!
İçeriği Görüntüle

“Bürokrasi Popüler Olanı Değil, Doğru Olanı Esas Alır”

Ersoy, Max Weber’in “ideal tip” bürokrasi tanımına atıfta bulunarak, bürokratın bireysel kimliğini geri plana çekerek kurumu temsil etmesi gerektiğini vurguladı. Günümüzde bazı kamu yöneticilerinin görevlerini sosyal medya üzerinden sergilemeye başladığını ifade eden Ersoy, bu durumun kamu hizmetini bir “gösteri alanına” dönüştürdüğüne dikkat çekti.

Yardım faaliyetlerinin hikâyeleştirildiğini, denetimlerin ise sahne performansına dönüştürüldüğünü belirten Ersoy, kamu hizmetinin değerinin teşhirle değil, hukuka ve hakkaniyete uygun icra ile ortaya çıktığını dile getirdi.

Popülizm Uyarısı: “Devlet Ciddiyeti Zarar Görüyor”

Popülizmin, toplumsal alkışa göre yön belirleyen bir anlayış olduğuna işaret eden Ersoy, bürokrasinin bu yaklaşımın tam karşısında konumlanması gerektiğini söyledi. Bürokratik tarafsızlığın zedelenmesinin, kurumsal mesafenin kaybolmasına ve devlet ciddiyetinin zarar görmesine yol açtığını belirtti.

Ersoy, kamu gücüyle yapılan işlemlerin sosyal medyada paylaşılmadığında “yapılmamış” sayılması algısının son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, kamu hizmetinin ölçütünün etkileşim sayısına indirgenmesini “bürokratik rasyonalitenin erozyonu” olarak nitelendirdi.

“Devlet Hikâyeyle Değil, Kurumsal Hafızayla Ayakta Durur”

Bürokrasideki bu dönüşümün yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirten Ersoy, görünür emeğin ödüllendirilmesi ve terfi mekanizmalarının sosyal görünürlüğe dayanmasının bu süreci hızlandırdığını ifade etti.

Sosyal medyanın geçici, devletin ise kalıcı olduğunun altını çizen Ersoy, bireysel popülerliğin kurumsal itibara zarar vermemesi gerektiğini vurguladı.

“Çözüm Yasak Değil, İlke ve Ölçüdür”

Açıklamasında sosyal medyanın tamamen yasaklanmasının çözüm olmadığını belirten Prof. Dr. Ruhi Ersoy, kurumsal ve kişisel hesaplar arasındaki sınırın net çizilmesi gerektiğini söyledi. Bürokratın kendisini değil, kurumu görünür kılması gerektiğini ifade eden Ersoy, şu sözlerle mesajını tamamladı:

“Bürokratın asli rolü alkış toplamak değil; güven tesis etmektir. Popülizm geçicidir, devlet ise kalıcıdır.”