Maliye Bakanlığı müfettişleri ile konutlarını bu platformlar üzerinden günlüğü ya da haftalık olarak kiraya veren mülk sahipleri, verginin türü konusunda uzun süredir yargı önünde karşı karşıya geliyordu. Mülk sahipleri bu geliri daha düşük vergi oranlarına tabi olan ve beyanname sınırları bulunan "gayrimenkul sermaye iradı" (kira geliri) olarak beyan etmek isterken; vergi daireleri ise işlemlerin süreklilik taşıması, temizlik, nevresim değişimi gibi ekstra hizmetlerin sunulması nedeniyle faaliyetin bir pansiyonculuk yani "ticari kazanç" olduğunu savunuyordu.
Yaşanan çok sayıda ihtilafın ardından dosya üst mahkemeye taşındı ve Danıştay, vergi dairesinin tezlerini haklı bulan emsal bir karara imza attı.
Kararın Getirdiği Temel Değişiklikler ve Sonuçları
Danıştay tarafından verilen kesin hüküm doğrultusunda, kısa süreli konut kiralama faaliyetlerinde haritanın rengi tamamen değişiyor:
-
Süreklilik Unsuru: Konutun yıl içinde birden fazla kez, farklı kişilere kısa sürelerle (günlük, haftalık) kiralanması, faaliyetin devamlılık arz ettiğinin kanıtı sayıldı.
-
Organizasyon ve Hizmet: Kiralama sürecinde misafirlere sunulan organizasyonel destekler (anahtar teslimi, temizlik, rehberlik vb.), işin basit bir mülk kiralamasından çıkıp ticari bir organizasyona dönüştüğünü tescilledi.
-
Ticari Kazanç Hükmü: Gelir vergisi kanunu yönünden bu kazançların artık tamamen ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi, yani mükelleflerin defter tutması, fatura kesmesi ve KDV ödemesi gerekecek.
Geriye Dönük Ceza Riski: Bu emsal kararla birlikte, geçmiş yıllarda Airbnb üzerinden yüksek hacimli kiralama yapıp bunu sadece kira geliri olarak beyan eden veya hiç beyan etmeyen mülk sahiplerine yönelik vergi dairelerinin geriye dönük cezalı vergi tarhiyatı yapmasının yasal önü açılmış oldu.





