Pazartesi günü ilk derse giren öğretmenlerimizin branşları ne olursa olsun “Vatan Sevgisi” konusunu işlemelidir. Bir ülkenin asıl zenginliği; yer altı madenleri, yetiştirdiği ürünler veya fabrikalarında ürettiği araçlar değil, vatan sevgisiyle yetişmiş iyi insanlarıdır.
Irak’ın Enformasyon Bakanı Muhammed Said el-Sahaf, ABD ile işbirliği yapmamış olsaydı ABD Irak’ı işal edemezdi, Irak Merkez Bankasındaki tonlarca altın çalınmazdı ve Iraklı kadınlar ABD askerlerinin pis postalları altında kirletilmezdi. Libya’da Hafter, ABD ile işbirliği yapmamış olsaydı bugün topraklarının altı petrol kaynayan Libyalılar fakirlik içerisinde yaşamaya mahkûm olmazlardı.
Son olarak dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela Devlet Başkanı Maduro, gecenin ikisinde eşiyle birlikte konutunda uyurken ABD’li askerleri tarafından 80 dakikalık bir operasyon sonrası ülkesinden çıkartıldı. ABD askerlerinin hiçbir direnişle karşılaşmadan adeta “elleriyle koymuş gibi” devlet başkanını yatak odasından kaçırma operasyonu, yerli işbirlikçilerden destek almadan gerçekleşmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
Emperyalistler dünyanın neresinde olursa olsun sömürgelerini o ülkedeki yerli işbirlikçilerinin yardım ve yataklıklarıyla gerçekleştirmektedirler. Bu nedenle bir ülkenin varlığı o ülkeyi oluşturan vatandaşların, vatan sevgisiyle doğru orantılıdır.
Yazımızın başında belirttiğimiz “Vatan Sevgisi” konulu ilk derste Peygamber Efendimizin: “Vatan sevgisi imandandır.” hadis-i şerifi açıklanmalıdır. Dedemiz Abdulhamid Han’ın Kudüs’te toprak isteyen Theodor Herzl’a, “Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim bu toprakları kanlarıyla mahsuldar kıldılar. O, bizden uzaklaşıp ayrılmadan biz tekrar kanlarımızla örteriz.” sözü açıklanmalıdır. Ve dersin sonunda milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Safahat eserinden:
“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” dizeleri okunarak ders tamamlanmalıdır.
Yıldırım Demirci




