İstanbul İl İçi İhtiyaç Listesi Yayınlandı İstanbul İl İçi İhtiyaç Listesi Yayınlandı

Uzun yıllar süren eğitim hayatı boyunca çocuklarda dönem dönem okul fobisi yaşanabiliyor. Özellikle her yeni okula başlama sürecinde yaşanabilen okul fobisi/isteksizliğine ne sebep olur, ebeveynler nasıl yaklaşmalı? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şirin Seçkin tüm sorulara açıklık getirdi.

Çocuklar neden okula gitmek istemiyor?

 "Okula gitmeyi istememek, tembellik, yaramazlık, motivasyon eksikliği ya da isyankarlıkla alakalı değildir. Sanılanın aksine okula gitmek istemeyen çoğu çocukta altta aşırı kaygı, depresyon, dikkat eksikliği, hiperaktivite, öğrenme güçlüğü yatmaktadır" ifadelerini kullandı.
Dr. Seçkin, "18-24 aya kadar çocuklarda ayrılık korkusu vardır. Okula gitmeyi ebeveynden ayrılma olarak görür. Bunun büyüdükçe azalmasını bekleriz. Ancak bu durum bazı çocuklarda okul fobisine dönüşebilir. 5-6 ve 10-11 yaşlarında, yani her yeni okula başlama döneminde (yuvaya başlarken, ilkokul, ortaokula başlarken) yoğunlaşır. Aşırı koruyucu ebeveyn, tek çocuk, en küçük çocuk ya da kronik hastalığı olan çocuklar daha çok risk altındadır. Öte yandan evde çocukta kaygı uyandıran her durum okulda da kaygı uyandırır; eve yeni bir kardeş gelmesi, yeni eve taşınma, yeni okul, ev içi şiddet, ebeveynlerin ayrılması, ekonomik güçlükler, göç, hastalık, ölüm gibi durumlar, ebeveynlerin ilgisizliği de çocukta okula gitme isteğini azaltır" dedi.

Okul ortamı, okulda yaşanan tutumlar, genetik bozukluk bu durumu tetikleyebilir
Okulda çocukta kaygı artıran bazı durumlar da olabileceğini kaydeden Dr. Seçkin, çocuğun akran zorbalığına uğraması, okulda ceza alması, disleksi gibi okuma ve yazma güçlüğünün olması, sayıları ve matematiği anlama güçlüğünün (diskalkulia) bulunması, okulda deprem, terör saldırısı gibi anormal bir durum olacağı kaygısının da bu durumu tetikleyeceğini söyledi.

"Okul fobisi her 20 çocuktan birinde var"
Dr. Seçkin, "Okula giden çocukların yüzde 5-10'unda okula gitme isteksizliği gözlenir. Okul fobisi ise yüzde 2 ila 5 sıklıkla görülür yani her 20 çocuktan birinde vardır. Ancak her çocuğun farklı bir yapıda olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Zaman zaman her çocuk okula gitme konusunda isteksizlik yaşayabilir; fakat okul aklına geldiği zaman endişe, kaygı ve aşırı huzursuzluk yaşıyorsa, hatta kendini hasta hissediyorsa bu okul fobisidir. Ciddi bir fobi türüdür, tedavi edilmediğinde çocuklarda uzun süre devam edebilir" diye konuştu.

Fiziksel olarak belirti gösterebilir
Dr. Seçkin, okula gitmek istemeyen çocuklarda görülen bulgulara değinerek, şunları söyledi: "Çocuk evde gayet güzel bir şekilde kahvaltısını yaparken, okula gitmek için arabaya bineceği zaman karnı ağrımaya başlayabilir, kusabilir, kendini kötü hissettiğini söyleyebilir veya evde sabah saatlerinde gayet iyiyken bir anda 'çok kötüyüm, çok yorgunum, çok hastayım' diyerek hiç yataktan kalkmak istemeyebilir. Bunun nedeni aslında çocuğun hisleridir. Evde güvenli ve mutlu bir ortamdayken bilinmedik ve kendisi açısından güvensiz ya da tehdit edici olan okul ortamına gitmek onları zorlayabilir. Okula gitmek istemediklerinde vücutlarında kortizol, adrenalin gibi hormonlar artarak çocukta bir nevi kaygı, panik atak durumu oluşturur. Adrenalin ve kortizol, çocukta çarpıntı, terleme, mide bulantısı, kendini kötü hissetme, baş dönmesi, nefes alamamaya neden olabilir."
Dr. Seçkin, "Bu duruma müdahale edilmezse durum giderek kötüleşir, çocuk açısından da oldukça talihsiz bir durum yaratır. Uzun vadede çocuğun eğitim seviyesi ve hayattaki başarısı düşer. İleriki hayatını olumsuz etkiler. Ailenin doktorlardan rapor alarak durumu idare etmesi aslında çocuğa yarardan çok zarar getirir. Bu sebeple vakit kaybetmeden destek alınması gerekir" önerisinde bulundu.

Ailenin ne yapması gerekiyor?
Okula gitmek istemeyen ya da okul fobisi olan çocukların ebeveynlerine önerilerde bulunan Dr. Seçkin, şöyle konuştu: "Muhakkak ilerleme kaydedecek adımlarla gidilmeli. Mesela çocuk okula gitmediğinde öğleden sonra kalkıyorsa ilk beklenti her sabah 7'de uyandırıp giyinmesi ve kahvaltı etmesini sağlamaktır. Eğer sabah kalkıyor, okula kadar gidip araçtan inmiyorsa 20 dakika arabada beklenmelidir. Okula gidiyor ama girmiyorsa en azından binaya girip sınıfa girene kadar beklenmelidir.

- Okula gitmeyen çocukla sürekli gün içerisinde aynı konu konuşulmamalı, aile ne kadar söylenirse çocuk da o kadar gitmek istemeyecektir. Bu durumda aile, çocuğun gözünde otoritesini kaybetmiş sözünü geçiremeyen güçsüz ebeveynler konumuna düşer.

- Gündüz evde kalan çocuğa televizyon seyrettirilmemeli, video oyunu oynattırılmamalı, kısacası okulda yapamadığı ya da ulaşamadığı şeyleri evde de yapmasına müsade edilmemelidir.

- Okula gitmediği günler tüm elektronikler yasaklanmalı, akşam aileyle birlikte de televizyon seyretmesine izin verilmemeli. Ertesi gün yine okula gitmezse yine yasaklanmalıdır. Tek istisna bilgisayar ya da iPadde ev ödevi yapmaktır; ama o da birinin gözetiminde olmalıdır."