Financial Times, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın savaşın ardından rezervler üzerinden attığı adımların uluslararası piyasalarda dikkat çekici bir etki yarattığını aktardı. Gazetenin haberine göre, Türk Lirası’ndaki değer kaybını sınırlamak amacıyla mart ayında yaklaşık 20 milyar dolarlık satış ve takas işlemi gerçekleştirildi.

Haberde, Londra merkezli Metals Focus verilerine dayanılarak 27 Şubat-27 Mart döneminde 52 ton altın satıldığı ve Türkiye’nin net altın rezervlerinin 440 tona gerilediği belirtildi. Bu seviyenin son iki yılı aşkın sürenin en düşük noktası olduğuna dikkat çekildi.

Altın fiyatlarında son yılların en sert düşüşlerinden biri yaşandı

Aynı dönemde yaklaşık 79 tonluk altın takası gerçekleştirildiği de haberde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Altın kiralama işlemlerini de içeren bu hamlelerin piyasadaki arzı artırdığı ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu ifade edildi.

Financial Times, söz konusu gelişmelerin altın fiyatlarında 2008’den bu yana en sert aylık düşüşlerden birine katkı sağladığını yazdı. Gazeteye göre, satışların özellikle mart ayının son bölümünde hız kazandığı ve 7 Mart’ta sona eren haftada 31 tonluk satışın gerçekleştiği kaydedildi.

Borcu olanlara taksit kolaylığı geliyor
Borcu olanlara taksit kolaylığı geliyor
İçeriği Görüntüle

Satışların mart sonunda hızlandığı belirtildi

Analizde, TCMB’nin altın işlemlerinin yalnızca rezerv yönetimi açısından değil, uluslararası emtia piyasalarına etkisi bakımından da yakından izlendiği vurgulandı. Özellikle kısa sürede piyasaya yönelen yüksek miktardaki arzın, fiyat hareketlerinde belirleyici rol oynadığına işaret edildi.

Haberde yer verilen değerlendirmelerde, Türkiye’nin attığı adımların küresel altın piyasasında oluşan satış baskısını derinleştiren unsurlar arasında sayıldığı aktarıldı. Böylece rezerv yönetimi amacıyla yapılan işlemlerin, yurt dışı piyasalarda da doğrudan sonuç ürettiği kaydedildi.

Kısa vadede yeni satış baskısının zorunlu görünmediği ifade edildi

Ekonomist Uğur Gürses de değerlendirmesinde, TCMB rezervlerinin önemli bölümünün altın cinsinden tutulduğuna dikkat çekti. Gürses, döviz likiditesi ihtiyacının karşılanması için altın satışının kaçınılmaz hale geldiğini belirtirken, piyasaya yüksek miktarda altın girişinin fiyatlar üzerinde ciddi etki yaratacağını ifade etti.

Gürses ayrıca, mevcut durumda Merkez Bankası’nın likidite açısından daha rahat bir pozisyonda bulunduğunu ve kısa vadede yeni bir satış baskısının zorunlu görünmediğini kaydetti. Bu değerlendirme, mart döneminde yoğunlaşan işlemlerin ardından piyasada yeni bir dalganın hemen beklenmediğine işaret etti.