Ekonomik sıkıntıların artmasıyla birlikte kredi kartı ve bireysel kredi borçlarını ödemekte zorlanan bazı vatandaşların, icra süreci başlamadan önce yoğun telefon aramalarıyla karşı karşıya kaldığı iddia edildi. Aramaların, bankalar adına hareket eden bazı hukuk büroları ve varlık yönetim şirketleri tarafından yapıldığı belirtiliyor.
Borçlular ve Yakınları Hedefte
Nefes gazetesinde yer alan habere göre, borç tahsilatı amacıyla gerçekleştirilen bu aramalarda yalnızca borçluların değil, anne-baba, eş ve yakın çevrenin de sürekli arandığı ifade edildi. Vatandaşlar, tehdit ve hakaret içeren söylemlerle karşılaştıklarını öne sürerken, söz konusu uygulamaların hukuki dayanağının bulunmadığı vurgulandı.
Takipteki Borçlarda Dikkat Çeken Artış
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 9 Ocak tarihli verilerine göre, takipteki bireysel kredi ve kredi kartı borçları bir yılda yüzde 108 artarak 248 milyar lirayı aştı. Takipteki kredi kartı borçları yüzde 121 artışla 128,6 milyar liraya yükselirken, ihtiyaç kredilerinde bu rakam 118 milyar liraya yaklaştı.
UYAP verileri ise icra dosyalarındaki artışı ortaya koydu. Yılın ilk 20 gününde icra dairelerine 545 bin yeni dosya geldiği, Türkiye genelinde açık icra dosyası sayısının 24 milyonu aştığı bildirildi.
Bir Avukat Hakkında Suç Duyurusu
İstanbul’da yaşandığı belirtilen bir olayda, borcu nedeniyle ailesi rızası dışında aranan bir vatandaşın, duruma itiraz etmesi üzerine hakaret ve tehditle karşılaştığı öne sürüldü. Vatandaşın, kendisine yönelik ifadeler nedeniyle ilgili hukuk bürosu avukatı hakkında suç duyurusunda bulunduğu kaydedildi.
“Sistematik Baskı Uygulanıyor” İddiası
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, yaşananları açık bir hukuk ihlali olarak nitelendirdi. Deniz, “Hukuk büroları tahsilat üzerinden prim aldığı için borçlulara ve yakınlarına sistematik baskı uygulanıyor. Çağrı merkezleri kurularak borçlular ve aileleri sürekli aranıyor” dedi.
Deniz, borçlulara yöneltilen “Hapse girersin”, “Evinden mal alırız” gibi ifadelerin hukukta karşılığı olmadığını belirterek, bu tür aramaların istenmeyen telefon şikayetlerinin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğunu söyledi.
Yapılandırma Çağrısı
Borç sorununun toplumsal bir boyuta ulaştığını vurgulayan Deniz, yasal takibe düşenlerin birkaç katı kadar vatandaşın da risk altında olduğunu ifade etti. Banka borçlarının Meclis’ten çıkarılacak bir düzenlemeyle, TÜFE oranında faiz ve 36 ay vadeyle yapılandırılması gerektiğini dile getirdi.





