600 bin kamu işçisini ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri kritik bir aşamaya geldi. Pazartesi günü yapılacak toplantıyla birlikte hükümetin üçüncü zam teklifi masaya yatırılacak. Hükümet 2025 yılının ikinci yarısı için yüzde 11 oranında zam önerisinde bulunurken, işçi kesimini temsil eden Türk-İş ve Hak-İş bu oranı yeterli bulmayarak enflasyon beklentisi doğrultusunda yüzde 16,67’lik bir artış talep ediyor.
Süreç sadece maaş artışlarıyla sınırlı kalmayacak. Görüşmelerde taban ücretlerin güncellenmesi, sosyal hakların iyileştirilmesi ve çalışma şartlarının düzenlenmesi de masada. Özellikle kamu işçileri, sadece zam oranlarıyla değil, çalışma koşullarında da somut gelişmeler bekliyor. Bu noktada taban ücretin ne olacağı büyük bir merak konusu.
Dördüncü Teklif Bekleniyor
Demiryolları, hastaneler ve bakanlıklar gibi kamunun çeşitli alanlarında görev yapan işçiler, hükümetin sunacağı dördüncü teklife kilitlenmiş durumda. Daha önce üç farklı zam önerisiyle masaya gelen hükümetin, son teklifiyle süreci tamamlaması bekleniyor. İşçilerin beklentisi ise net: Taban ücretin 1.800 TL’ye çekilmesi, ilk altı ay için yüzde 50, ikinci altı ay içinse yüzde 25 zam yapılması yönünde.
Karar Haftası Başlıyor
2025 yılı için yapılacak toplu iş sözleşmeleri büyük önem taşıyor. Hükümet ilk altı ay için yüzde 24 zam teklif ederken, sonraki dönemlerde ise enflasyona endeksli artışlar önerdi. Türk-İş cephesinden gelen açıklamalarda, sürecin yapıcı ilerlediği dile getirildi ancak kararın netleşmesi için 28 Temmuz Pazartesi günü yapılacak açıklama bekleniyor.
Türk-İş Başkanlar Kurulu'nun Pazartesi günü toplanarak hem kamuoyunu bilgilendirmesi hem de olası grev süreci için yol haritası çizmesi planlanıyor. Hükümetin görüşmeleri hafta sonu bitmeden sonlandırmak istemesi ise önümüzdeki birkaç günün oldukça kritik geçeceğini gösteriyor.
Zam Oranlarında Büyük Fark
Hükümetin sunduğu ikinci teklif, dört döneme bölünmüş zam planı içeriyor: İlk altı ay yüzde 17, ikinci altı ay yüzde 10, üçüncü altı ay yüzde 7 ve son altı ay yüzde 5. Buna karşılık sendikaların talebi; ilk altı ay için yüzde 16, ikinci yarı için yüzde 8, sonraki yılın ilk yarısı için yüzde 7 ve ikinci yarısı için yüzde 5 şeklinde. Taraflar arasındaki bu farkın nasıl kapatılacağı kamuoyunun gündeminde.
Bu görüşmelerde alınacak kararlar, yalnızca maaş bordrolarını değil, aynı zamanda işçilerin yaşam kalitesini, sosyal güvencelerini ve iş güvenliğini de doğrudan etkileyecek. Pazartesi yapılacak açıklama, yüz binlerce kamu işçisi için yol haritasını netleştirecek.




