Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde art arda meydana gelen depremler, Türkiye’de yeniden deprem endişesini gündeme taşıdı. Özellikle İstanbul ve çevre illerde hissedilen sarsıntılar, vatandaşlarda büyük bir tedirginlik yarattı. Depremlerin ardından gözler Marmara Bölgesi’ne çevrilirken, yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bölgeye dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“Yalova ve Çınarcık İçin Korkulacak Bir Durum Yok”

Şanlıurfa'da acı olay: Oğluyla birlikte kavgayı ayırmaya çalışan anne hayatını kaybetti
Şanlıurfa'da acı olay: Oğluyla birlikte kavgayı ayırmaya çalışan anne hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Üşümezsoy, son günlerde Yalova ve Çınarcık hattında büyük bir deprem olacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bölgede stres birikimi olduğunu ancak bunun kısa vadede büyük bir depreme yol açmayacağını belirtti. Vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini vurgulayan Üşümezsoy, “Yalova halkı için yakın zamanda ciddi bir deprem riski yok” ifadelerini kullandı.

“Stres Var Ama Deprem Üretmez”

Kanal D ekranlarında yayınlanan Neler Oluyor Hayatta programında konuşan Üşümezsoy, Yalova ve Çınarcık fay hattıyla ilgili geçmiş açıklamalarının yanlış yorumlandığını dile getirdi. “Yalova Çınarcık fayında stres var ama yakın bir dönemde o stres deprem yaratmaz” diyen Üşümezsoy, 1894 depreminde bölgedeki fayın kırıldığını ve bu süreçte enerji birikiminin boşaldığını anlattı. Bu durumun “stres bölgesi boşalması” olarak tanımlandığını ifade etti.

“Aynı Durum Burada Da Geçerli”

Üşümezsoy, bölge halkının geçmiş depremleri göz önünde bulundurarak endişelenmemesi gerektiğini belirtti. “1999’daki depremi hatırlayalım; bir kirişi iki yandan sıkıştırdığımızı düşünelim. Kiriş bir yerinden kırıldığında oradaki stres sıfırlanır ve tekrar aynı noktada kırılma olmaz. Aynı durum burada da geçerli” dedi.

“Bölgedeki Stres Zaten Boşalmış Durumda”

Uzman, 1894 depreminde bölgenin kuzeyindeki fay hattının kırıldığını ve oradaki enerjinin açığa çıktığını söyledi. Aynı şekilde Çınarcık, Yalova ve Gölcük hattının da 1999 yılında kırıldığını, Yalova’da ise 1963’te bir başka kırılmanın yaşandığını hatırlattı. Üşümezsoy, “Bu kırılmalar sırasında kuzeye, yani denize doğru uzanan fay zonundaki stres zaten boşaltılmış oldu” diyerek açıklamasını tamamladı.