Son dönemde yürütülen uyuşturucu soruşturmalarında Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) yaptığı test sonuçlarına yönelik itirazlar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın saç örneğinde “kokain pozitif” sonucunun çıkması ve benzer şekilde farklı isimlerin de raporlara itiraz etmesi, “Uyuşturucu testleri yanlış çıkabilir mi?” sorusunu gündeme taşıdı.
Adli Tıp: “Kesinliğe En Yakın Deliller”
İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan, uyuşturucu ve benzeri toksikolojik testlerin yüzde 99,9 oranında doğruluk payına sahip olduğunu belirtti. Alkan, bilirkişi raporlarına itirazın hukuki bir hak olduğunu ancak bunun, test sonuçlarının hatalı olduğu anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Sıradan Bir Laboratuvar Değil
Uyuşturucu soruşturmalarında kullanılan raporların, Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Merkez Laboratuvarı tarafından hazırlandığına dikkat çekildi. Bu laboratuvarın; uluslararası standartlara uygun, denetlenen ve akredite bir merkez olduğu, kullanılan yöntemlerin bilimsel olarak kabul gördüğü ifade edildi.
“Vücudun Hafızası Saçtır”
Prof. Dr. Alkan’a göre, kan ve idrar kısa süreli kullanımı gösterirken, saç uzun dönemli tüketimi ortaya koyuyor.
-
Uyuşturucu maddeler kanda yaklaşık 3 gün,
-
İdrarda 5–7 gün,
-
Saçta ise aylar hatta yıllar boyunca tespit edilebiliyor.
Saçın keratin yapısı sayesinde maddeleri uzun süre sakladığını belirten Alkan, saçtaki maddenin bulunduğu mesafenin kullanım zamanını da gösterdiğini aktardı.
Saç Kesilirse Delil Ortadan Kalkar mı?
Saçın çok kısa olması halinde tespit süresinin daralabileceğini ifade eden Alkan, Adli Tıp’ın saçın milim milim analizini yaptığını söyledi. Numunelerin hangi bölümünde hangi maddenin bulunduğu, raporlarda ayrıntılı biçimde yer alıyor. Ayrıca alınan örneklerin bir kısmı “şahit numune” olarak saklanıyor.
İlaçlar veya Takviyeler Testi Etkiler mi?
Uzmanlara göre, ağrı kesici, sedatif, uyku ilacı, vitamin takviyesi ya da saç boyası gibi maddeler, yasadışı uyuşturucularla çok net şekilde ayırt edilebiliyor. Toksikolojik analizlerin, pasif maruziyet ile aktif kullanım arasındaki farkı dahi ortaya koyabildiği ifade edildi.
Testler Kaç Kez Yapılıyor?
Uyuşturucu testlerinin tek seferlik değil, doğrulamalı analizlerle birden fazla kez yapıldığı vurgulandı. İnsan hayatını etkileyen bu raporların, ileri metotlarla teyit edildiği ve savcılık talebiyle yeniden doğrulanabildiği kaydedildi.
Yeniden Numune Vermek Gerekir mi?
Adli Tıp’ın her testte yedek örnek aldığını belirten Prof. Dr. Alkan, sanıkların yeniden numune verilmesini talep etmesine gerek olmadığını söyledi. Şahit numuneler, gerektiğinde yeniden analiz edilmek üzere saklanıyor.
Başka Bir Laboratuvarda Test Sonucu Değişir mi?
Uzmanlara göre, özel bir laboratuvarda yapılan testlerin hukuki delil niteliği bulunmuyor. Sonucun dikkate alınabilmesi için, testin Adli Tıp Kurumu’na eşdeğer, uluslararası akreditasyona sahip bir merkezde yapılması gerekiyor. Aksi halde çıkan “negatif” sonuç, yargı sürecinde belirleyici olmuyor.
Bilimsel veriler ışığında, uyuşturucu testlerinin özellikle saç analizleriyle yüksek doğruluk oranına sahip olduğu, itiraz süreçlerinin ise hukuki çerçevede değerlendirildiği ifade ediliyor.





