Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim ve öğretim süreçlerinin hareketli ve sürekli yenilenen bir yapıya sahip olması gerektiğini vurguladı. Statik ve durağan bir sistemin, Türkiye’nin dünya ile rekabet etme gücünü zayıflatacağını ifade etti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin teorik temelleri, uygulama süreçleri ve küresel standartlarla uyumu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen "1. Uluslararası Eğitim Kongresi"nde detaylı olarak ele alınıyor. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda gerçekleştirilen ve iki gün sürecek kongrenin onursal başkanlığını Bakan Tekin üstlendi.
Açılış konuşmasında akademik ortamlarda siyasetten uzak, yapıcı ve teşekkür odaklı konuşmalar yapmayı tercih ettiğini belirten Tekin, kongreye katkı sağlayan bilim kurulu üyeleri, genel müdürlükler ve tüm emeği geçenlere teşekkür etti. Akademik ve bürokratik yönetici profilleri arasındaki farklara dikkat çekerek, eleştirinin gelişim için bir fırsat olduğunu, tüm görüşlerin kendi politikalarını geliştirmede önemli olduğunu dile getirdi.
Göreve başlar başlamaz “Öğretmenler Odası” gibi etkinliklerle öğretmenler ve öğrencilerle karşılıklı fikir alışverişi imkânı yarattıklarını hatırlatan Tekin, geçen ay öğrencilere yönelik Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli değerlendirmeleri aldıklarını ve bu tür görüşlerin süreci zenginleştirdiğini söyledi.
Modelin temelinin 2014’te atıldığını belirten Bakan Tekin, o yıl düzenlenen Birinci Eğitim Felsefesi Kongresi’nin sürecin başlangıç noktası olduğunu anlattı. O tarihten itibaren çok sayıda çalıştay ve toplantı gerçekleştirerek dönüşüm yolunda önemli adımlar atıldığını kaydetti. Şu an uygulama döneminin ilk yılı değerlendirmesi için bir arada olduklarını ifade etti.
Bakanlıkta genellikle AR-GE biriminin bulunmadığını, bu yüzden yapılan çalışmaların bilimsel değerlendirmelerinin bakanlık bürokratları tarafından yapılmasının yeterli sonuç vermediğini söyledi. Bu kongrenin ise süreci bağımsız ve bilimsel olarak analiz edeceğini belirtti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulamaya girdikten sonra Talim ve Terbiye Kurulu, Ortaöğretim ve Temel Eğitim Genel Müdürlükleri, Teftiş Kurulu gibi kurumların modele yönelik değerlendirmeler yaptığını aktardı.
Kongre kapsamındaki akademik çalışmaların bakanlık dışından gelen bilim insanları tarafından gerçekleştirileceğini belirten Tekin, öğretmenlerin de sürece internet üzerinden görüş ve öneri ileteceğini söyledi. Yaz aylarında gelen tüm geri bildirimlerin dikkate alınarak ilgili birimlerin revizyonlar yapacağını açıkladı.
Uluslararası nitelikte bir kongrenin önemine dikkat çeken Tekin, Türkiye’de sosyal bilimlerde uluslararası yayın sayısının az olmasının temel nedeninin nicel veri eksikliği olduğunu ifade etti. Kamu kurumlarının veri paylaşımında çekingen davranmasının akademisyenlerin yayın yapmasını zorlaştırdığını belirtti.
Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı olarak veri paylaşımına açık olduklarını, akademisyenlere tam destek vereceklerini vurgulayan Tekin, bu sayede Türkiye’deki gelişmelerin uluslararası bilim ortamında tartışılmasının sağlanmasının büyük kazanım olacağını söyledi. Bu kongrenin de bu anlamda önemli bir adım olduğunu kaydetti.





