Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçları, Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına doğru ilerlediğini ortaya koydu. Verilere göre, 65 yaş ve üzeri nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı.
Bir önceki yıl 9 milyon 112 bin 298 olan yaşlı nüfus, bir yılda 470 bin 761 kişi artış gösterdi. Böylece yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 10,6’dan yüzde 11,1’e yükseldi.
Son 5 Yılda 1,3 Milyonluk Artış
Yaşlı nüfustaki artışın son beş yılda da dikkat çekici seviyeye ulaştığı görüldü. 2021 yılında 65 yaş üstü nüfus 8 milyon 245 bin 124 kişi olarak kaydedilirken, beş yılda 1 milyon 337 bin 935 kişilik artış yaşandı.
Veriler, Türkiye’nin demografik yapısında belirgin bir dönüşüm sürecine girdiğini ortaya koydu.
2050’de Yaşlı Nüfus Çocukları Geçecek
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, Türkiye’de yaşlı nüfus oranının artmaya devam edeceğini belirtti. Koç, mevcut yüzde 11,1 seviyesindeki oranın gelecek yıllarda daha da yükseleceğini ifade ederek, 2050 yılında yaşlı nüfus oranının yüzde 23’e ulaşmasının beklendiğini söyledi.
Koç, bu oranın aynı dönemde çocuk nüfus oranını geride bırakmasının öngörüldüğünü kaydetti. TÜİK projeksiyonlarına göre, nüfusun ortanca yaşının da 34,9’dan 44,8’e yükselmesi bekleniyor.
Doğurganlık Hızı 1,48’e Geriledi
Demografik değişimin temel nedenlerine değinen Koç, son 50 yılda kadın başına düşen çocuk sayısının 4,1’den 1,48’e kadar gerilediğini belirtti.
Bunun yanında, ölüm hızlarının düşmesiyle birlikte doğumda yaşam beklentisinin erkeklerde 78 yıla, kadınlarda ise 81 yıla yükseldiğini ifade etti. Bu iki faktörün birleşik etkisiyle nüfusun ortanca yaşının artmaya devam edeceğini vurguladı.
Koç, yapılan çalışmalara göre doğurganlık hızının yakın gelecekte 1,4 seviyesine kadar gerileyebileceğini dile getirdi.
“Doğum Hızı Artırılmalı” Uyarısı
Prof. Dr. Koç, demografik yaşlanmayı dengelemenin temel yolunun doğurganlık oranlarını artırmak olduğunu belirtti. Bu kapsamda çocuk ve doğum yardımları, vergi indirimleri, ayni destekler, uzun süreli ve ücretli ebeveyn izinleri ile yaygın ve ücretsiz kreş uygulamaları gibi bütünleşik politikalara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin aile ve nüfus politikalarını uzun vadeli bir perspektifle ele alması gerektiğini kaydeden Koç, doğurganlık hızının korunması ve kademeli olarak artırılması yönünde stratejiler geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
TÜİK verileri ve uzman değerlendirmeleri, Türkiye’nin demografik yapısında yaşlı nüfusun ağırlığının giderek arttığını ve bu sürecin önümüzdeki yıllarda daha belirgin hale geleceğini ortaya koyuyor.






