Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 12 Mart’ta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından faiz kararını açıklayacak. Ocak ayındaki son toplantıda politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37’ye çeken Banka’nın yeni adımı piyasalar tarafından yakından izleniyor.
Ocak ayı karar metninde, TCMB’nin gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten 35,5’e indirdiği belirtilmişti. Metinde ayrıca, “Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir” ifadelerine yer verilmişti.
Analistler, bu ay açıklanacak faiz kararı ve karar metninde yer alacak yönlendirmelerin yatırımcıların odağında olduğunu belirtiyor. Özellikle şubat ayı enflasyon verilerinin, TCMB’nin para politikası duruşuna ilişkin ipuçları vermesi bekleniyor.
Küresel takvim yoğun
Mart ayında küresel ölçekte birçok merkez bankasının faiz kararları açıklanacak. Başta Federal Reserve (Fed) olmak üzere Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere Merkez Bankası (BoE), Japonya Merkez Bankası (BoJ), Avustralya Merkez Bankası (RBA) ve TCMB’nin kararları küresel piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.
Fed’in pas geçmesi bekleniyor
ABD’de son dönemde açıklanan istihdam verilerinin risklerin azaldığına işaret etmesi, Fed’in yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi. 18 Mart’ta açıklanacak kararda Fed’in politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Piyasalarda ilk faiz indirimi için haziran toplantısı öne çıkarken, karar metni ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözlü yönlendirmeler yatırımcıların odağında bulunuyor. Enflasyon ve istihdam verileri, Fed’in gevşeme sürecinin zamanlamasında belirleyici olmayı sürdürüyor.
Avrupa’da gözler ECB’de
ECB’nin 19 Mart’taki toplantısında üç temel politika faizini değiştirmemesi bekleniyor. Avro Bölgesi’nde ocak ayında yıllık enflasyon yüzde 1,7 ile beklentilere paralel gerçekleşirken, bankanın orta vadeli hedefiyle uyumlu bir seyir izlendiği değerlendiriliyor.
Para piyasalarında ECB’den bu yıl faiz indirimi beklenmezken, savunma harcamaları başta olmak üzere kamu harcamalarındaki olası artışların para politikası kararları üzerinde etkili olabileceği belirtiliyor.
BoE’den faiz indirimi beklentisi
İngiltere’de enflasyonun ocakta yüzde 3 seviyesine gerilemesi ve ana eğilimde düşüş beklentileri doğrultusunda BoE’nin bu ay 25 baz puanlık faiz indirimi yapabileceği öngörülüyor. Piyasalarda politika faizinin yüzde 3,50 seviyesine çekilmesi yüksek olasılık olarak fiyatlanıyor.
BoE, Aralık 2025’te 25 baz puanlık indirimle geçen yılı toplam 100 baz puanlık faiz indirimiyle tamamlamıştı.
BoJ ve RBA’da sabit faiz beklentisi
Japonya’da BoJ’un mart toplantısında politika faizini sabit tutması, ilk faiz artırımının ise nisan ayında gelmesi bekleniyor. BoJ, ocak ayında politika faizini yüzde 0,75 seviyesinde sabit bırakmıştı.
Avustralya’da ise RBA’nın politika faizini değiştirmeyeceği öngörülüyor. Banka, son toplantısında faizi 25 baz puan artırarak yüzde 3,85’e çıkarmış ve artışı enflasyonist baskılardaki güçlenmeyle gerekçelendirmişti.





