Samsun'daki demir çelik fabrikasında can pazarı: 3 işçi hayatını kaybetti
Samsun'daki demir çelik fabrikasında can pazarı: 3 işçi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de akran zorbalığı, son yıllarda şekil değiştirerek daha sessiz, daha görünmez ve çok daha yıkıcı bir hale geldi. Sabah’ın aktardığı habere göre fiziksel şiddet ve açık çatışmaların yerini artık dışlama, imalı davranışlar ve dijital taciz alıyor. Öğrenciler, öğretmenlerin fark etmesinin zor olduğu bu baskı biçimleriyle baş başa kalıyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) yayımladığı “Türkiye Eğitim Sektöründe Akran Zorbalığının Ele Alınması” raporu ise özellikle lise 1. sınıf öğrencilerinin görünmez zorbalığın en yoğun hedefi olduğunu ortaya koyuyor.

Görünmez Zorbalığın Yeni Yüzleri

Okullarda tespit edilen başlıca görünmez zorbalık türleri şöyle sıralanıyor:

  • Dışlama ve imalı davranışlar

  • Grup baskısı

  • Dijital taciz ve siber zorbalık

Kız Öğrencilerde Dijital Taciz Artıyor

Sosyal medya üzerinden yürütülen itibar zedeleme davranışları kız öğrenciler arasında dikkat çekici biçimde artıyor.
Fotoğrafın izinsiz paylaşılması, alaycı etiketleme, manipüle edilmiş görüntüler veya kapalı gruplarda dolaşıma sokulan içerikler, mağdurların okul dışında da sürekli psikolojik baskı altında kalmasına neden oluyor.

Erkek Öğrencilerde Güç Gösterisi Normalleşiyor

Erkek öğrenciler arasında fiziki temasa dayalı güç gösterileri öne çıkıyor. Koridorlarda omuz atma, spor takımlarına yeni katılanlara sert davranma ve üst sınıfların “uyum sağlarsa kabul ederiz” tavrı, zamanla normalleşen bir zorbalık kültürü oluşturuyor.

Uzmanlara göre bu davranışlar öğrencilerin ruh sağlığı üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor.

Siber Zorbalık En Hızlı Yaygınlaşan Tehdit

İzinsiz çekilen fotoğraf ve videoların gruplarda paylaşılması, filtrelerle alay edilmesi veya dijital ortamda sessiz baskı uygulanması gibi yöntemler son yıllarda belirgin şekilde artmış durumda. Siber zorbalık, öğrencilerin gizlice hedef alınması nedeniyle çoğu zaman fark edilemiyor.

Köklü Okullarda “Gelenek” Adı Altında Baskı

Gelenekleri güçlü okullarda ise görünmez zorbalık farklı bir biçimde ortaya çıkıyor.
Sınıf içi hiyerarşi, üst sınıfların mesafeli ve baskıcı tavırları, “Biz de yaşadık, sıra sizde” anlayışıyla meşrulaştırılıyor. Bu durum, yıllar içinde normalleşmiş bir zorbalık döngüsüne dönüşmüş durumda.

Öğretmenler Fark Etmekte Zorlanıyor

UNICEF’in verilerine göre öğretmenler, görünmez zorbalığı tespit etmekte zorlanıyor.
Fiziksel şiddetin aksine dışlama, imalı konuşmalar ve dijital baskı kolay fark edilmediği için öğrenci çoğu zaman yaşadıklarını gizliyor.
“Şikayet edersem daha çok dışlanırım” korkusu ise bu döngünün sürmesine yol açıyor.