Külünk, bir seyircinin sorduğu "Sedat Peker'den 10 bin dolar alan siyasetçi siz misiniz?" sorusuna elindeki kağıttan okuyarak özetle şu yanıtı verdi:

"10 BİN DOLAR ALAN SİYASETÇİ BEN DEĞİLİM"
Metin Külünk 10 bin dolar alan siyasetçi ben değilim. Siyasal yaşamda 50. yılım. Bizim bir mücadele ahlakımız var. İyilik engel tanımaz temelinde bir paradigmamız var. Çünkü biz aklımızın ve ruhumuzun, yüreğimizin huzur bulduğu yerdeyiz. 81 ili dolaşabilirim, her yerde selam verecek, kapısını bize açacak, çayını içecek bir dostumuz mutlaka vardır. Bunun sebebi siyasete yüklediğimiz misyon, siyasete bakış açımızdır. Çünkü bu uğurda biz yürürken ancak tarih bir şey daha öğretiyor.

"GÖNÜL KAZANMA DERDİNDEYİZ"
Barıştan, huzurdan ve bu çizgide, milli bağımsızlıkçı çizgide olduğunuz zaman her türlü kirli operasyonun tereddütsüz hedefisiniz. Aynı şey yarın sizin içinde geçerli olabilir. Oğuzhan'a youtuber dediler, Oğuzhan youtuber mı? (Salondan gelen 'Evet' yanıtı üzerine) Hayır, değil Oğuzhan youtuberlığa sığmayacak kadar engin bir iş yapıyor. 1.5 yıldır sustuğum bir konuda burada ilk kez konuşuyorum, Oğuzhan'a çok teşekkür ediyorum. Gönül kazanma derdindeyiz.

Restoran ve kafelerde soygunun adı: Kuver... Restoran ve kafelerde soygunun adı: Kuver...

"MAAŞIMIN YÜZDE 90'INI GÖRMEDİM"
Ailem 50 yıldır bilinen bir aile. Biz hiç alan el olmadık. Hep veren el olduk. Yani biz, Metin Külünk, son 20 yılda ekonomik olarak var olmadık. Bizde varken AK Parti iktidarını karşıladık biz. Hiçbir zaman da para odaklı güç odaklı olmadık. Bizim dostluklarımız pazarlıksızdır. Milletvekilliği döneminde maaşımın yüzde 90'ı milletimin emrinde olmuştur. Maaşımın yüzde 90'ını görmedim. Son 11 yılda hizmetine koştuğumuz insanımızın sayısı 500 bin. Ortalama günlük telefon görüşmem 100'den aşağı düşmüyor. Hiçbirisi bana hal hatır sormak için aramıyor. Dertlerine çare bulmak için arıyor.

"HERKESE DE HAKKIM HELALDİR"
Sorunuzun cevabı bir kez daha, ne İçişleri Bakanı ki Habertürk’teki yayınında ismimi tenzih ederim demiş olmasına rağmen üstelikte Peker, ‘Ben Metin abiye vermedim, versem söylerdim’ demesine rağmen kim bu linç kampanyasının arkasındaki akıl? 

2015 seçimlerinde kendisi hakkında yakalama kararı, soruşturması olmayan, hayatın her alanında var olan; siyaset, iş dünyası, sosyal medyada, insani bütün ilişkilerde olan Peker, ‘İyilik engel tanımaz’ çalışmalarımıza bir seçim döneminde (2015 seçimleri muhtemelen kasımda) teşekkür etmemize rağmen katkı sağlamıştır. Şimdi soruyorum; bunda kanun, hukuk dışı ne var? Üzüntümüz, bizi tanımadan, araştırmadan pis algı operasyonuna dahil olan insanlarımızın kendilerine yapılmasını istemedikleri bir şeyi başkalarına yapmak isteyerek vicdanlarında mahcubiyeti ve mahkumiyetidir. Açık açıkta söylüyorum. Herkese de hakkım helaldir.