Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) son iki ayda toplam 350 baz puanlık faiz indirimi yapmasına rağmen, bankacılık sektöründeki faizler yükselmeye devam etti.
İhtiyaç kredisi, ticari kredi ve mevduat faizleri, politika faizindeki düşüşe rağmen gerilemek yerine arttı.
Uzmanlara göre, bankalar döviz talebini kontrol altında tutmak için indirimi mevduat faizlerine yansıtamadı.
Politika Faizi Geriledi, Kredi Faizleri Arttı
Merkez Bankası, 12 Eylül’de 250 baz puan, 24 Ekim’de ise 100 baz puan indirime giderek politika faizini yüzde 39,5’e çekti.
Bu adımla birlikte gecelik faizler yüzde 40’ın altına inse de, ihtiyaç kredisi faizlerinde yükseliş eğilimi sürdü.
Ortalama ihtiyaç kredisi faizi, 26 Eylül’deki %58,15 seviyesinden %62,74’e çıktı.
Yani, iki aylık süreçte politika faizi düşerken vatandaşın kullandığı kredi maliyeti yükseldi.
Ticari Kredilerde Durum Farklı Değil
Ticari kredilerdeki tablo da benzer şekilde sabit ve sıkışık kaldı.
17 Ekim haftasında ticari kredi faizi %52,55 olarak gerçekleşti; bu oran 26 Eylül’deki %52,85 seviyesine yakın seyretti.
Oysa 2023 Haziran ayında ortalama ticari kredi faizi %21 düzeyindeydi.
İş dünyası temsilcileri, finansman erişiminde zorlukların arttığını, özellikle KOBİ’lerin krediye ulaşmakta güçlük çektiğini belirtiyor.
Mevduat Faizleri de Yükseliyor
Mevduat tarafında da ters yönlü bir hareket yaşandı.
1-3 ay vadeli mevduat faizi, geçen hafta 32 baz puan artışla %50,14’e çıktı.
Genellikle faiz indirimlerini hızla mevduata yansıtan bankalar, bu kez faizleri sabit tutmak yerine yükseltti.
Ekonomistlere göre bunun nedeni, altın ve döviz talebindeki artışın, bankaları TL mevduatlarını koruma refleksine yöneltmesi.
Bu nedenle bankalar, TL mevduat oranlarını cazip tutmak için faizleri artırmak zorunda kaldı.
“Bir Arpa Boyu Yol Gitmedik”
İktisatçı Emre Alkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, piyasadaki bu çelişkiye dikkat çekti:
“Az önce mesaj geldi: ‘Hoş geldin faizi yüzde 47’. Deja vu sandım önce. Sonra bir baktım, geçen yıl da aynı mesaj, aynı oranla gelmiş. Bir arpa boyu yol gitmemişiz. Ne programmış ama!” ifadelerini kullandı.
Alkin’in bu sözleri, faiz indirimleriyle piyasa faizleri arasındaki makasın açıldığını ve para politikasının etkinliğinin azaldığını gösterdi.
Kart ve KMH Faizlerinde Düşüş Olmadı
Merkez Bankası’nın Ekim ayında yaptığı faiz indirimi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı (KMH) faizlerine ise yansımadı.
Mevcut düzenlemeye göre bu faizlerin düşebilmesi için politika faizinin %35’in altına inmesi gerekiyor.
Eylül sonunda yapılan son teknik ayarlamada,
-
Akdi faiz oranı %4,75’ten %4,50’ye,
-
Gecikme faizi %5,05’ten %4,80’e düşürülmüştü.
Ancak bu 0,25 puanlık indirim sınırlı kaldı.
Yüksek kredi kartı borcu bulunan vatandaşlar, bu indirimi “yetersiz” olarak değerlendirdi.
Kasım ayı itibarıyla azami faiz oranları Ekim ile aynı seviyede kaldı.
Piyasalarda Çelişki Derinleşiyor
Uzmanlara göre, politika faizinde indirime gidilmesine rağmen kredi faizlerinin artması, piyasalarda güvenin tam olarak sağlanamadığını gösteriyor.
Bankalar, döviz talebini frenlemek için mevduat faizlerini yüksek tutmaya, bu nedenle kredi faizlerini de artırmaya devam ediyor.
Ekonomistler, mevcut durumda “faiz indirimi politik olarak yapılırken” piyasanın fiilen sıkı para politikasına geçtiğini ifade ediyor.




