Sarallar olarak bilinen organize suç grubuna yönelik yürütülen soruşturmada, 52 kişi kara para aklama suçlamasıyla yargılanıyor. MASAK tarafından hazırlanan rapor, bu suçlamalarla ilgili önemli detayları ortaya koydu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Sarallar grubunun lideri İlyas Saral ve üyelerinin, müşterilerin mal varlıklarına yönelik silahlı tehditlerde bulunduğu belirtildi. Örgütün, mağdurları zorla alıkoyup cebir kullanarak mal varlıklarını kendi çıkarlarına aktardığı ifade edildi. Toplamda 62 şüpheli hakkında 16 farklı suçlamayla dava açıldı ve yargılama İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.
İddianamede MASAK’ın suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına dair raporuna da yer verildi. Şüphelilerden Ali Uğur Uzun’un 2010-2022 yılları arasında üst düzey yönetici olarak birçok firmada çalıştığı, bu dönemde yaklaşık 940 bin lira gelir elde ettiği bildirildi. Ancak Uzun’un gelirleriyle satın aldığı taşınmazlar ve yaptığı harcamalar arasında tutarsızlıklar olduğu, yüksek sayıda tapu işleminin ise gerçek mal varlığı hareketlerini gizleme amacı taşıdığı vurgulandı.
İlyas Saral’ın ise gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiği, 55 taşınmazı bulunduğu ve bu taşınmazların çoğunluğunun kendi üzerine kendi adına kaydedildiği belirtildi. Saral’ın, Power İnşaat AŞ’den milyonlarca euro ve dolar tutarında para transferleri aldığı, bu paraların bir kısmını nakit çektiği, kalanını ise yatırım şirketlerine aktardığı kaydedildi. Bu finansal hareketlerin, Saral’ın mali durumu ile açıklanamayacak kadar yoğun olduğu bildirildi.
Diğer yandan, Fikret Aydoğdu’nun 2008-2024 yılları arasında çeşitli firmalarda çalıştığı, ancak bankalarda kredi kullanmadığı, lira hesaplarına çok sayıda yüksek hacimli para transferi yapıldığı aktarıldı. Bu işlemler arasında bir bahis şirketine yönelik çok sayıda hızlı ve yüksek tutarlı para transferi dikkat çekti. Bu durumun bireysel finansal davranışlardan farklı olduğu belirtildi.
Kenan Koçak’ın 2019’dan itibaren yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunduğu ve sahibi olduğu şirketle ticari işler yürüttüğü, ancak banka hesap hareketlerinde ve taşınmaz kayıtlarında çelişkiler olduğu bildirildi. Koçak’ın hesaplarına gelen milyonlarca liralık para transferleri ile para çıkışlarının, ticari faaliyetle ilişkilendirilemediği, bu nedenle aklama suçuna iştirak ettiği tespit edildi.
Eski emniyet müdürü Mehmet Deniz Karakurt’un da hesap hareketlerinde yüksek tutarlı para giriş-çıkışları ve suç kaydı bulunan kişilerle para transferleri tespit edildi. Karakurt’un, suçtan elde edilen geliri gizleme ve meşrulaştırma amacıyla hareket ettiği değerlendirildi.
İddianamede yer alan diğer şüphelilerle birlikte, toplam 52 kişi hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası talep edildi.




