Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yerel Reform Buluşmaları kapsamında düzenlenen toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Ankara Kent Konseyi binasında gerçekleştirilen ve ABB, AKK ile Yerel Reform Girişimi Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinliğin beşincisinde konuşan Yavaş, Türkiye’deki güncel siyasi ve hukuki gelişmelere dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

"Yerel Seçimlerin 1. Yılında Belediyeler" başlıklı oturumda konuşan Mansur Yavaş, belediyelerin merkezi hükümetle sağlıklı iletişim kuramadığını belirtti. Birçok bakanlığın, yerel yönetimlerle çalışmak yerine onları yok saymayı tercih ettiğini ifade eden Yavaş, geçen hafta emniyet güçlerinin Ankara’ya özel bir görev için çağrılması üzerinden yaratılan spekülasyonlara da değindi. Bu gelişmenin ardından kamuoyunun aklına asayişten çok CHP’ye kayyum atanacağı ya da büyükşehir belediyelerine yönelik bir operasyon yapılacağı düşüncesinin geldiğini belirten Yavaş, bunun hukuk devleti açısından son derece kaygı verici olduğunu söyledi. Yavaş, “İnsanların son ihtimal olarak düşünmesi gereken şeyler, artık ilk akla gelenler oldu. Hukukun dışına çıkan uygulamalar hızla yayılıyor,” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Mansur Yavaş, konuşmasında çifte standartlara da dikkat çekti. Bazı gazeteciler, siyasetçiler ve öğrencilere yönelik tutuklama kararlarını hatırlatarak, CHP’ye kayyum atanacağını söyleyen Rasim Ozan Kütahyalı'nın serbest kalmasına tepki gösterdi. Hukukun esasen tutuklamayı son çare olarak gördüğünü ifade eden Yavaş, buna rağmen bazı kişilerin doğrudan cezaevine gönderildiğini, bazı kişilerin ise korunur gibi dokunulmaz kılındığını söyledi. Bu durumun yargılamaların güvenilirliğini zedelediğini dile getiren Yavaş, Kütahyalı’nın serbest kalmasını örnek göstererek, “Eğer onu tutuklamıyorsanız, diğerlerini neden tutukluyorsunuz?” diyerek adaletin eşit işlemediğini vurguladı.

Konuşmasının devamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek eylemlerine katılan gençlerin tutuklanmasına değinen Yavaş, Ümit Özdağ örneği üzerinden mevcut tutuklama pratiğini eleştirdi. “9 yıl yüz kızartıcı suçtan ceza alan biri 1 ay cezaevinde kalıp çıkabiliyor,” diyen Yavaş, İmamoğlu’na yönelik uygulamaların ise bu tabloyla çeliştiğini belirtti. Aynı suçlamaların geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da yöneltildiğini ancak Erdoğan’ın hiç tutuklanmadığını söyleyen Yavaş, “O dönemin hukuk anlayışıyla şimdiki hukuk sistemi arasında dağlar kadar fark var,” dedi. Ayrıca yandaş gazetecilerin tutuklama kararlarını önceden öğrenmesine de tepki gösteren Yavaş, bu durumun ülke ekonomisine 50 milyar dolara varan bir zarar verdiğini iddia etti.

Mansur Yavaş, konuşmasını CHP’li belediyelere yönelik itibarsızlaştırma çabalarına da değinerek sürdürdü. Belediyelerden duyulan memnuniyet oranının yüzde 58 seviyesinde olduğunu belirten Yavaş, bu verilerin iktidarın eline geçmesiyle birlikte belediyelere yönelik algı operasyonlarının başladığını söyledi. Kamu bürokrasisinde yaşanan yolsuzluk örneklerine dikkat çeken Yavaş, üst düzey olmayan bir daire başkanının evinden çıkan altın ve dövize, İstanbul’daki lüks konut projelerine yatırım yapan üst düzey bürokratlara atıfta bulunarak, “Bu paraların kaynağını hiç sorgulamıyor musunuz? Bizimle uğraşırken kendi bürokratlarınıza da aynı muameleyi gösterin,” dedi. Yavaş, konuşmasını “Ekrem Başkan’ı derhal serbest bırakın” çağrısıyla tamamladı.