Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararının ardından açıklama yaptı. Yavaş, sürecin sükûnetle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği karar kapsamında, kurultayın geçersiz sayıldığı ve mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı, önceki yönetimin ise göreve iade edildiği yönündeki gelişmeler siyaset gündeminde geniş yankı uyandırmıştı.
“Hukuk ve demokrasi vurgusu”
Açıklamasında hukukun ve demokrasi ilkesinin altını çizen Yavaş, kararın Türkiye’de yargı süreci ve siyasi denge açısından önemli tartışmalar doğurduğunu ifade etti. Yavaş, henüz ceza davaları sonuçlanmamışken verilen değerlendirmelerin dikkat çekici olduğunu belirtti.
“Seçim ve yetki tartışması”
Yavaş, seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi parti kongreleri konusunda yetki sınırlarının Anayasa’da açıkça belirlendiğini vurgulayarak, seçimlerin yönetimi ve denetiminin Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisinde olduğunu hatırlattı.
“Amaç ana muhalefeti etkisiz hale getirmek değildir”
Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan Yavaş, sürecin siyasi partileri zayıflatma ya da bölme aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hale getirmektir.”
“1-2 ay içinde kurultay çağrısı”
Yavaş, partinin süreci demokratik teamüller içinde yönetmesi gerektiğini belirterek, 1-2 ay içinde yeni kurultay yapılmasının önemine işaret etti. Sürecin gerilimi artırmadan ve birlik içinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Siyasette birlik çağrısı”
Açıklamasının sonunda Yavaş, yalnızca CHP içinde değil, tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve vicdanda buluşması gerektiğini ifade ederek, toplumsal kutuplaşmanın artmaması gerektiği uyarısında bulundu.
“Mutlak butlan” kararı sonrası CHP’de yaşanan gelişmeler ve siyasi liderlerin açıklamaları gündemdeki yerini koruyor.




