Habertürk yazarı Kübra Par, geçtiğimiz gün Selahattin Demirtaş'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı için açıklamalarını "Demirtaş “İmamoğlu ya da ben” diyerek rest çektiğini yazdı. Par yazısında şunları söyledi:

AVM'de korku dolu anlar! 7 yaşındaki çocuğun parmakları koptu! AVM'de korku dolu anlar! 7 yaşındaki çocuğun parmakları koptu!

Gazeteci Candaş Tolga Işık, Selahattin Demirtaş'a avukatları aracılığı ile Mansur Yavaş’ın adaylığına nasıl baktığını sormuş.

Demirtaş cevabında özetle üç şey söylüyor.
1. “Biz cumhurbaşkanı adaylığında isimden çok ilkelere bağlı olup olmayacağına bakarız."

2. "Ben de aday olabilirim, iddiamı koruyorum."

3. "Şahsen Ekrem Bey'i başarılı ve kucaklayıcı buluyorum. Anadolu’da toplumsal karşılığı olduğunu görebiliyorum."

Bu yanıtın anlamı galiba şu: “Mümkünse İmamoğlu’nu aday gösterin. Onu göstermiyorsanız ben HDP’nin adayı olayım. İlla Mansur Yavaş derseniz oturup şartları konuşmamız lazım”...
Aslında Demirtaş’ın İmamoğlu’na işaret etmesinde şaşılacak bir durum yok. Ben asıl kendi adaylık iddiasını sürdürdüğüne dair bu kadar iddialı konuşmasına şaşırdım.

Asıl amacı muhalefete HDP seçmeninin oylarının çantada keklik olmadığını hatırlatmak olsa da bu kadar ben merkezci konuşması partisi içinde nasıl yankılanmıştır acaba?