Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve Türkiye’yi yasa boğan okul saldırısına ilişkin akılalmaz detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Babasına ait silahlarla okula girerek 8 öğrenci ile 1 öğretmenin hayatını kaybetmesine neden olan İsa Aras Mersinli hakkında, sınıf arkadaşlarının anlattıkları kan dondurdu.
“Saldıracağını söylemiş, kimse ciddiye almamış”
Gülsenem İ.’nin ifadelerine göre, Mersinli’nin sınıfta çok fazla arkadaşı bulunmuyordu ve çoğunlukla içine kapanık bir profil çiziyordu. Zaman zaman ders sırasında ağladığı, rehberlik servisine götürüldüğü ve psikolojik sorunlar yaşadığı izlenimi verdiği öne sürüldü.
Sınıf arkadaşının anlatımına göre, Mersinli’nin bazı arkadaşlarına “okula silahla saldıracağım” şeklinde ifadeler kullandığı, ancak bu sözlerin çevresi tarafından şaka olarak değerlendirildiği iddia edildi.
Kendine zarar verdiği iddiaları: kalemle elini, kolunu deşerdi, sırası kan olurdu
Gülsenem İ., Mersinli’nin zaman zaman kendisine zarar verdiğini de belirterek, “Derste bir şeye üzüldüğünde kalemle elini, kolunu deşerdi, sırası kan olurdu. Hatta geçmişte çantasını boğazına dolayarak kendini boğmaya çalışmıştı” ifadelerini kullandı.
Saldırganın derslerde çoğunlukla uyuduğu, geceleri uzun süre internette vakit geçirdiği ve zaman zaman baygınlık geçirdiğini belirterek şunları söyledi:
"Genellikle uyurdu tüm gece internette dolaştığı için. Sonra bazen İngilizce derslerinde kalkardı. Sonra İngilizcesi bayağı iyiydi, Türkçe'sinden daha iyiydi. Mesela İngilizce dersinde hoca bir İngilizce kelimenin anlamını hatırlamazdı, İsa'ya sorardı o da hocaya söylerdi. Sonra ne yapardı? Ağlardı, sınıf sessiz olduğunda ağlardı, ağlama sesleri gelirdi. Sonra rehberlik hocamız gelir onu götürürdü rehberlik odasına, orada konuşurdu. Psikolojik sıkıntıları var gibi bir şeydi. Mesela cuma günü İstiklal Marşı'na çıkacaktık. Kendisi yine uyuyordu. Sonra arkadaşlar kolundan tuttu, çıkardı. Okurken bir anda yere yığıldı bayılmış gibi, orada yattı öyle. Onu hatırlıyorum. Sonra derste bir şeye üzüldüğünde kalemle elini, kolunu deşerdi, sırası kan olurdu. Sırası, çantası falan kan dolardı. Kendini boğardı. Beşinci sınıfta çantasını boğazına dolamıştı. Kendini boğmuştu."
Sınıf planları ve dikkat çeken çizimler: Bize numaralar verirdi
Öğrencinin anlatımına göre Mersinli, zaman zaman kağıtlara sınıf düzenini çizerek bazı kişileri işaretliyordu. Bu çizimlerde bazı öğrencilere numaralar verdiği ve bir kişi için özel işaretler kullandığını öne sürerek şu ifadelere yer verdi:
“Eski müdür yardımcısı her girdiğinde arardı herhalde çantasını. Benim bildiğim babası da şey yapmış ‘Benim çocuğumun psikolojisi ile oynuyor, kimseninkini aramıyor, oğlumun çantasını arıyor’ diye. Bizimle konuşmazdı. Tek muhatap ‘Seni Ejder Hoca çağırıyor.’ Bizim tek muhatabımız buydu. Arkadaş çevresi çok yoktu, iki tane biliyorum bizim sınıftan. Böyle bir şey yapacağını beklemiyordum. Derste mesela uyuyor ya, uyandığında semboller çiziyordu kağıda değişik değişik. Sıra düzenini çizmiş. Bana mesela 5 numara vermiş. Birkaç kişiyi yazmış, ünlem işareti koymuş. Bize verdiği numaraları oraya yazmış. Sonra 20 numara olana kuru kafa çizmiş. Sadece bir kişi, onun da kim olduğunu biliyorum, bir tane çocuğa saldırmayı planlamış. Şizofren gibi bir şeydi, kendi kafasında kuruyordu. Korkaktı. Bizde mesela koca koca çocuklar var. Zaten böyle sıkıntıları olan çocuklar kendinden aşağılık gördüklerine saldırır” dedi.




