İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar, şehir genelinde tarım alanlarından konutlara kadar yayılan kahverengi kokarcalarla mücadeleye dair yürütülen çalışmaları anlattı. Parıldar, 2026 yılına kadar istilacı türün popülasyonunu kontrol altına almayı hedeflediklerini belirtti.
Kahverengi kokarca, 2017 yılında Gürcistan üzerinden Türkiye’ye giriş yaptı ve özellikle Karadeniz bölgesinde yayıldı. İstanbul’da 2020’den itibaren etkili olmaya başlayan tür, yaklaşık 300 tarımsal ürüne zarar verdi. Parıldar, böceğin sadece tarım alanlarını değil, kent içindeki evler, depolar ve çatı aralarında da kış dönemini geçirdiğini ve kötü kokusuyla şehir yaşamını olumsuz etkilediğini vurguladı.
Mücadelede dört aşamalı yöntem kullanılıyor: mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal. Parıldar, “Tek bir yöntemle bu zararlıyı yok etmek mümkün değil. Özellikle kış aylarında vatandaşların topladığı bireyler, yaz dönemindeki popülasyonu ciddi oranda azaltacaktır” dedi.
Popülasyonun izlenmesi ve kontrolü için feromon tuzaklarından yararlanılıyor. Parıldar, “Bakanlıktan aldığımız 400 kitteki feromonları yenileyerek bölgelerdeki artışı takip ediyoruz. Bu yöntemle zararlıları cezbedip etkisiz hâle getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Mücadelede kış dönemi büyük önem taşıyor. Böcekler eylül-mart ayları arasında ‘kışlak’ alanlarda toplanıyor. Vatandaşların bu dönemde kokarcaları basit yöntemlerle toplayıp kapalı kutulara koyması, doğaya salınacak yüzlerce zararlıyı önleyebiliyor. Parıldar, sürecin sadece tarım alanlarıyla sınırlı kalmadığını, belediyeler, çevre ve sağlık kurumlarıyla iş birliği içinde yürütüldüğünü belirtti.
Biyolojik mücadele kapsamında, kahverengi kokarcanın doğal düşmanı Samuray Arısı doğaya salındı. 2024’te 5 bin, 2025’te ise 10 bin arının salındığını açıklayan Parıldar, Samuray Arısı’nın kokarcanın yumurtasının içine kendi yumurtasını bıraktığını ve böylece zararlı bireylerin çıkmadığını söyledi.
Parıldar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı koordinasyonunda 13 ilin valilikleri, Sağlık Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen ortak çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarıyla hazırlanan 3 yıllık eylem planının hedefi, 2026 baharında kahverengi kokarcanın oluşturduğu sorunu tamamen geride bırakmak.




