Uzun süredir kadınların dünya genelinde erkeklerden daha uzun yaşayacağı öngörülmekteydi. Yapılan bir çalışma, 2010'dan 2021'e kadar yaşam süresi beklentisindeki cinsiyet farkının COVID-19 ve diğer ölüm nedenlerinin etkileriyle nasıl değiştiğini inceledi. İşte araştırmaya göre kadınların uzun yaşamasının beş temel sebebi ve COVID-19'un etkisi...

1. COVID-19 Etkisi: 2010'dan 2019'a kadar olan dönemde yaşam beklentisi farkının arttığı belirlendi. COVID-19'un etkisiyle, 2021 itibariyle kadınlarla erkekler arasındaki yaşam beklentisi farkının neredeyse altı yıla ulaştığı tespit edildi. Erkeklerin daha yüksek oranda COVID-19 ölümlerine maruz kaldığı ve bu durumun cinsiyet arasındaki uçurumu artırdığı görüldü.

2. Kasıtsız Yaralanmalar: Kasıtsız yaralanmalar, yaşam beklentisi farkının açılmasında ikinci en büyük etken oldu. Özellikle aşırı dozda uyuşturucu kullanımı, kazara zehirlenmelerin bu kategoride önemli bir rol oynadığı belirlendi.

3. Kalp Hastalıkları: Kalp hastalıkları, erkeklerle kadınlar arasındaki yaşam beklentisi farkını etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıktı. Erkeklerde kalp hastalıklarının genellikle daha erken gelişmesi, kadınların üreme hormonları olan östrojen ve progesteronun kan damarı sağlığını iyileştirici etkisi gibi nedenler bu farkı açıklamaktadır.

Ergün Atalay, TÜRK-İŞ Genel Başkanlığına Yeniden Seçildi Ergün Atalay, TÜRK-İŞ Genel Başkanlığına Yeniden Seçildi

4. İntihar ve Cinayet: İntihar ve cinayet vakalarındaki artış, yaşam beklentisi farkının açılmasında etkili oldu. Ateşli silahların intihar nedeniyle ölümlerde önemli bir rol oynadığı belirtildi. Erkeklerin bu tür olaylara daha yatkın olduğu ifade edildi.

5. Diyabet: Erkeklerin tanı konmamış diyabet hastalığına daha yatkın olduğu ve tip 2 diyabetin genellikle kilo ile ilişkili olduğu gözlemlendi. Kadınların yaşam tarzındaki daha sağlıklı tercihlerin, tip 2 diyabet riskini azalttığı ve dolayısıyla yaşam beklentisini artırdığı belirlendi.