İsrail’in İran’a yönelik nükleer gerekçeli saldırılarla başlattığı çatışmalar sürerken, yıllardır gizemini koruyan İsrail’in kendi nükleer silah programı yeniden gündeme geldi. ABD basınında yer alan haberlere göre, İsrail’in güneyindeki Dimona kentinde yer alan tesiste uzun süredir nükleer silah üretimi gerçekleştiriliyor ve ülkenin en az 90 adet savaş başlığına sahip olduğu tahmin ediliyor.
Program Var, Ama Resmi Kabul Yok
The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre İsrail, 1948'deki kuruluşunun ardından “ulusal güvenliği sağlamak” gerekçesiyle gizli bir nükleer silah programı başlattı. İsrail yönetimi bugüne kadar bu programı ne resmi olarak kabul etti ne de yalanladı. Ancak uzmanlar, İsrail’in Orta Doğu'da nükleer silahları geliştiren ilk ülke olduğuna dikkat çekiyor.
Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nden nükleer güvenlik uzmanı Alexander K. Bollfrass, İsrail’in “bölgeye nükleer silahı ilk getiren ülke olmayacağı” yönündeki söylemini, mevcut programı örtme girişimi olarak değerlendirdi.
Plütonyum Üretimi İçin Tesis Dimona’da
İsrail’in nükleer altyapısının merkezinde yer alan Dimona’daki tesisin, 1958 yılında plütonyum üretimi için inşa edildiği ortaya çıktı. ABD istihbaratının 1960 tarihli gizliliği kaldırılmış raporuna göre bu tesis, nükleer silahlarla doğrudan ilişkili faaliyetler yürütüyor.
Silah Kontrol Derneği, İsrail’in 1967 yılında nükleer patlayıcı üretme kapasitesine ulaştığını belirtirken, Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu ise 1973 itibarıyla ABD'nin İsrail’in nükleer silahlara sahip olduğuna kesin gözüyle baktığını vurguluyor.
Savaşta Kullanmadı Ama Hazırlık Yaptı
İsrail bugüne kadar hiçbir savaşta nükleer silah kullanmadı. Ancak 1967 ve 1973 yıllarındaki Arap-İsrail savaşları sırasında nükleer silahların hazır bulundurulduğuna dair güçlü iddialar bulunuyor. 1979’da Güney Afrika açıklarında kaydedilen ve "Vela olayı" olarak bilinen gizemli nükleer patlama da İsrail’e atfedilen testler arasında yer alıyor.
Dimona Tesisine Denetim Yok
İsrail, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) taraf olmayan beş ülkeden biri konumunda. Bu nedenle tesisleri Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından denetlenmiyor. Dimona tesisine bugüne kadar hiçbir UAEA denetçisi girmedi. Son yıllarda elde edilen uydu görüntüleri, bölgede yeni inşaat faaliyetlerinin yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu durum, ya modernizasyon çalışmaları ya da nükleer kapasitenin artırılmasına yönelik yeni bir reaktör inşası anlamına geliyor olabilir.
En Küçük Ama Tehlikeli Güç
UAEA verilerine göre dünyada yalnızca dokuz ülkenin nükleer silahları olduğu biliniyor. İsrail, bu ülkeler arasında mühimmat sayısı bakımından Kuzey Kore’den sonra en küçük kapasiteye sahip olan ülke. Ancak uzmanlar, İsrail’in savaş başlıklarını uçaklardan, balistik füze sistemlerinden ya da denizaltılardan fırlatma kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) son raporu da Dimona tesisinde plütonyum üretiminde güncellemeler yapıldığını ve bu durumun yeni bir nükleer silah üretim dalgasına işaret edebileceğini ortaya koydu.




