İran’ın balistik füzelerine karşı devreye alınan sistemler ağır maliyet doğurdu
İran tarafından 10 ila 12 balistik füzenin ateşlendiği belirtilen saldırıya karşılık, İsrail’in gelişmiş savunma sistemleri olan Arrow 2, Arrow 3, Davud Sapanı ve Demir Kubbe ile birlikte ABD’ye ait THAAD ve SM-3 füze savunma sistemlerinin kullanıldığı ifade edildi. İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) CEO’su Boaz Levy, İran’ın saldırı yoğunluğunu artırdığını ve artık düzinelerce füzenin aynı anda fırlatıldığını kaydetti.
Her sistemin maliyeti ayrı ayrı hesaplandı
Ekonomi gazetesi Globes, İsrail'in hava savunma sistemlerinin maliyetlerine dikkat çekerek her müdahalenin devlet bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu aktardı. Habere göre, Demir Kubbe ile yapılan tek bir önleme 30 bin dolara, Davud Sapanı ile 700 bin dolara, Arrow 2 ile 1,5 milyon dolara, Arrow 3 ile ise yaklaşık 2 milyon dolara mal oluyor. Ayrıca, ABD’nin İsrail'e destek amacıyla bölgeye konuşlandırdığı THAAD sisteminin etkinliğinin ise yalnızca yüzde 40 civarında olduğu tahmin edildi.
400’den fazla füze ve İHA fırlatıldı
İsrail Hükümeti Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamada, İran’ın 13 Haziran’dan bu yana 400’ün üzerinde balistik füze ve yüzlerce insansız hava aracı (İHA) fırlattığı belirtildi. Bu saldırıların yaklaşık 35’inin İsrail topraklarına isabet ettiği bildirildi. İran’ın bu yoğun saldırılarının, İsrail’in hava savunma kapasitesini test ettiği ve bazı bölgelerde ciddi tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Hava savunma sistemi dört katmanlı yapı üzerine kurulu
İsrail’in hava savunma mimarisi, farklı menzillerdeki tehditlere karşı dört katmanlı bir sistemle şekillendirildi. Buna göre:
- Demir Kubbe: 4–70 km menzilli tehditlere karşı kısa menzilli savunma
- Davud Sapanı: 40–300 km menzilli orta menzilli tehditlere karşı savunma
- Arrow 2: 500 km menzile kadar atmosfer içi füzelere karşı savunma
- Arrow 3: 2.400 km’ye kadar menzile sahip atmosfer dışı balistik füzelere karşı savunma
Arrow 2 sistemi 2000 yılında hizmete girerken, daha gelişmiş olan Arrow 3 sistemi ise 2017 yılından itibaren kullanılmaya başlandı.
Sistemler etkin ama sürdürülebilirliği sorgulanıyor
IAI CEO’su Levy, mevcut saldırı tiplerinde en büyük endişelerinin Arrow sistemlerine yönelik olduğunu belirtti. Arrow 3’ün yaklaşık yüzde 90 müdahale başarısına sahip olduğu, ancak THAAD sisteminin bu oranın oldukça altında kaldığı vurgulandı. Her ne kadar sistemler büyük ölçüde etkili olsa da, maliyetlerin sürdürülebilirliği İsrail kamuoyunda tartışma konusu haline geldi.
ABD desteği gerilimi artırıyor
Öte yandan, çatışmaların başında tarafsız kalmaya çalışan ABD’nin İsrail’e açık destek vermesi, bölgedeki tansiyonun daha da yükseleceği yönündeki endişeleri beraberinde getirdi. Uzmanlar, İran ve İsrail arasındaki bu doğrudan çatışmanın, bölgesel güvenliği tehlikeye atabileceği ve daha büyük ölçekli bir askeri krizi tetikleyebileceği uyarısında bulundu.




