Sağlık Bakanlığı öncülüğünde kurulan ve Türkiye’nin ilk deri bankası olma özelliği taşıyan merkezde, son bir yıldır yapılan bağışlarla elde edilen insan derileri özel işlemlerden geçirilerek uygun koşullarda muhafaza ediliyor. Merkezde işlenen dokuların, ihtiyaç halinde özellikle ağır yanık vakalarında kullanılabildiği belirtildi.

Merkezde yalnızca hayatını kaybeden kişilerden bağışlanan deriler değil, estetik operasyonlar sonrası elde edilen dokular da işleniyor. Uzmanlar, bu derilerin hastaya nakledilerek vücudun kendi derisini yeniden oluşturmasına kadar geçen sürede hayati destek sağladığını kaydetti.

Türkiye’de bir ilk olarak geçen yıl faaliyete geçti

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde geçen yıl hizmete alınan merkezin, yalnızca rutin yanık tedavisinde değil, olağanüstü durumlarda da kritik önem taşıdığı bildirildi. Prof. Dr. Koray Daş, merkezin savaş, terör olayları ve büyük kazalar gibi toplu yaralanmalarda da stratejik rol üstlenebileceğine dikkat çekti.

Merkezin, belirlenen kalite standartları çerçevesinde talep eden diğer sağlık kuruluşlarına da doku temin edebildiği aktarıldı. Böylece laboratuvarın yalnızca bulunduğu şehir için değil, daha geniş bir sağlık ağı için de destek merkezi olarak konumlandığı ifade edildi.

Amniyotik membran üretimi de yürütülüyor

Merkezde bağışlanan insan derilerinin yanı sıra amniyotik membran üzerine de çalışmalar yürütüldüğü bildirildi. Prof. Dr. Koray Daş, anne karnındaki bebeği çevreleyen bu yapının hem koruyucu hem de dayanıklı iki farklı formda üretilebildiğini belirtti.

Laboratuvarda deri greftleri üzerindeki çalışmaların da sürdüğü, bu dokuların farklı bireyler arasında nakledilebildiği ve uzun süre saklanabildiği ifade edildi. Daş, bu ürünlerin tedavi sürecinde kritik rol oynadığının altını çizdi.

Üretim kapasitesi her geçen gün artıyor

Merkezde ulaşılan üretim kapasitesinin dikkat çekici seviyeye çıktığı bildirildi. Açıklanan bilgilere göre amniyotik membranda 200 bin santimetrekare üretime ulaşıldı, günlük üretim ise 5 bin santimetrekarenin üzerine çıktı. Diğer deri türevlerinde de 50 bin ila 60 bin santimetrekarelik üretim hacmine erişildiği kaydedildi.

Bağışların artmasıyla birlikte hedefin daha da büyütüldüğü belirtildi. Prof. Dr. Koray Daş, farkındalığın yükselmesiyle merkezin tüm Türkiye’ye yetecek seviyeye ulaşmasının planlandığını ifade etti.

Bağış sürecinin hassasiyetle yürütüldüğü vurgulandı

Toplumdaki çekincelere de değinen uzmanlar, vefat eden kişilerden derinin tamamının alınmadığını vurguladı. Açıklamaya göre yalnızca sırt ve bacak bölgesinden ince bir deri tabakası alınıyor ve bunun dış görünüşte fark edilmediği belirtiliyor.

Yetkililer, bağış sürecinin tıbbi ve etik kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü, elde edilen dokuların ise başka hastaların yaşamına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Böylece merkezin, ağır yanık tedavisinde zaman kazandıran kritik sağlık altyapılarından biri haline geldiği kaydedildi.

Hastaneye gitmeden sağlık hizmeti: 81 ilde yeni dönem başladı
Hastaneye gitmeden sağlık hizmeti: 81 ilde yeni dönem başladı
İçeriği Görüntüle