İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun “bilirkişi ve tanığı etkilemeye teşebbüs” ile “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” iddialarıyla açılan davası, bugün görüldü ve eksik hususların tamamlanması amacıyla 12 Aralık’a ertelendi. İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamalar, davanın merkezinde bulunuyor.
Duruşma sabah saat 10.30’da başladı. İmamoğlu salona getirildiğinde izleyiciler tarafından alkışlandı ve bazı kişiler “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı. Kimlik tespiti sırasında öğrenim durumunu “Yüksek Lisans” olarak açıklayan İmamoğlu, mesleğini ise “İBB Başkanıyım” şeklinde yanıtladı.
Savunmasında İmamoğlu, kalbinin kendi davasını savunurken başka yerlerde olduğunu vurgulayarak Gazze’ye yardım götüren filoyla dayanışma içinde olduğunu belirtti. İmamoğlu, savcılığın iddianameye eklediği suçlamaları eleştirerek, bilirkişiyi ve raporlarını eleştirmenin suç sayılmasının doğru olmadığını ifade etti. “Bu benim konumum gereği millete verdiğim sözdür, vazifemdir” dedi.
İmamoğlu, asıl yargıya müdahalenin farklı açıklamalarda bulunduğunu savundu. 11 aydır maruz kaldıkları saldırılara dikkat çeken İmamoğlu, “Turpun Büyüğü, Ahtapotun Kolları diyerek daha soruşturma yokken suçlu ilan edenlerle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Saldırılara rağmen korkmayacaklarını ve milletin cesur olduğunu dile getirdi.
İBB Başkanı, Türkiye’de yargının siyasi etkiler altında kaldığını belirterek, bazı mahkemelerde kayyım atanması taleplerinin kabul edildiğini ve siyasi motivasyonla hareket edildiğini kaydetti. İmamoğlu, diploma ve Büyükçekmece davalarında yaşanan süreçleri örnek göstererek, demokratik hak ve özgürlük mücadelesi verdiklerini söyledi.
Dava sürecinde, İmamoğlu adaletin bağımsızlığına vurgu yaparak, “Bir kişinin iki dudağı arasında bir devlet olmaz” dedi. İktidarı demokratik yollarla değiştirme çabalarının bile suç sayıldığını belirten İmamoğlu, Türkiye’de meclisin güçsüzleştirildiğini ve kararların milletten uzak alındığını ifade etti. AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasını eleştirdi.
Bilirkişi davası eksik hususların tamamlanması amacıyla 12 Aralık’a ertelendi. Duruşmada İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta yaptığı konuşmanın içeriği talep edilirken, bilirkişinin dinlenmesi talebi reddedildi. Hakkında dört yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak istenen İmamoğlu, söz konusu basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulunmuştu.
İmamoğlu, toplantıda “Turpun Büyüğü” ifadesiyle Cumhurbaşkanı’nın belirli bir bilirkişiyi öne çıkardığını vurgulayarak, halkın vicdanının sandıkta belirleyici olduğunu ifade etmişti. Açıklamalarında, yargı süreçlerine yönelik eleştirilerini ve siyasi yükümlülüklerini de dile getirmişti.





