Konya’da ikinci el otomobil almak isteyen bir vatandaşın ekspertiz sürecinde karşılaştığı bulgular, araç alımında detaylı kontrolün önemini yeniden gündeme taşıdı. İddiaya göre A.I. isimli alıcı, 2008 model Mercedes bir aracı satıcının “sadece iki parça değişen” bilgisiyle inceledi. Aracın ekspertize götürülmesinin ardından hazırlanan raporda ise tavan, arka bölüm ve direklerde farklı renkler bulunduğu, hava yastıklarına silikon sıkıldığı ve aracın 11 farklı otomobilden parça toplanarak satışa sunulduğu belirtildi.
Raporda, parçaların aynı marka ve model araçlara ait olmakla birlikte farklı araçlardan bir araya getirildiği tespitine yer verildi. Bu bulgular, görünürde sorunsuz görünen bir aracın güvenlik ve yapısal açıdan ciddi riskler taşıyabileceğini ortaya koydu.
“Şasi ve Gövdedeki Hatalı Onarım Hayat Tehdit Eder”
Met Teknik Genel Müdürü Mustafa Tütünoğlu, araçların şasi ve gövde yapısının bir kaza anında yolcuları korumak üzere tasarlandığını vurgulayarak, bu yapıya zarar veren kazalar sonrası yapılan onarımların standartlara uygun yürütülmemesi halinde hayati risk oluşabileceğini ifade etti.
Tütünoğlu, üreticinin önerileri ve ilgili standartlar dışında gerçekleştirilen işlemlerin, ileride yaşanabilecek bir kazada araç içindekilerin güvenliğini tehlikeye atabileceğini belirtti. Hava yastığı gibi güvenlik donanımlarının yerine farklı materyaller konulması ya da hiç yerleştirilmemesi gibi uygulamaların, aracı satın alan kişiler açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Bu Araçlar Trafiğe Nasıl Çıkıyor?
Ağır hasarlı, pert kaydı bulunan ya da trafikten çekme belgeli araçlarda bu tür müdahalelerin daha sık görülebildiği belirtilirken, Tütünoğlu, ağır hasarlı araçların trafiğe döndürülmeden önce daha sıkı ve özel bir muayene sürecinden geçmesi gerektiğini dile getirdi.
Mevcut mekanik ve fiziksel kontrollerin çoğu zaman aracın gerçek durumunu ortaya koymakta yetersiz kaldığını belirten Tütünoğlu, yetkili muayene kurumlarının bu tip araçlar için yeniden muayene kriterleri oluşturması, denetimin eğitimli ve sertifikalı teknisyenlerle ve modern ekipmanlarla yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca hatalı veya kötü niyetli onarım yapanların takibinin yalnızca şikâyete bağlı kalmaması gerektiği görüşünü paylaştı.
Ekspertizde Hangi Başlıklar “Kritik” Sayılıyor?
RS Oto Ekspertiz Genel Müdürü Erkan Çalışkan ise ekspertiz raporlarının iki temel bakışla değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, birinci başlığın araç maliyeti ve taşıt güvenliği, ikinci başlığın ise toplumda yaygın olan boya-değişen parça hassasiyeti olduğunu aktardı.
Çalışkan’a göre güvenlik ve genel durum açısından öne çıkan kritik kontroller şöyle sıralanıyor:
-
Kaporta ve boya durumu
-
Yürür aksam, motor ve şanzıman kontrolü
-
Elektrik-elektronik sistemler
-
Fren ve süspansiyon yapısı
-
Şasi, podye ve direk kontrolleri
Özellikle şasi, podye ve direklerde işlem olup olmadığının hayati önem taşıdığı belirtilirken; motor bölümünde yağ-su kaçakları, turbo ve triger durumu ile şanzıman vuruntusu ve sesinin dikkatle incelenmesi gerektiği ifade edildi. Çalışkan, alıcıların raporlarda yalnızca “iyi-orta-kötü” gibi genel ibarelere bakmakla yetinmemesi, raporun açıklama ve detay bölümlerini incelemesi ve uzmanlara kapsamlı soru yöneltmesi gerektiğini vurguladı.
“Ucuz Ekspertiz” Uyarısı: Kapsamlı Kontrolün İçeriği Belirleyici
Ekspertiz hizmetlerinde yalnızca fiyat odaklı tercihlerin ciddi riskler doğurabileceği belirtilirken, Çalışkan, düşük fiyatlı hizmetlerde bazı kontrollerin yapılmadan yapılmış gibi gösterilebildiğine dikkat çekti. Kapsamlı ekspertizde öne çıkan kontrollerin ise şunlar olduğu ifade edildi:
-
Detaylı kaporta ve şasi kontrolleri
-
Dyno testi veya yol testi
-
Elektronik kontrol ünitesi taraması
-
Lift altı mekanik ve yürür aksam incelemesi
-
Şanzıman vuruntu ve ses kontrolü
-
Farklı marka ve modellere uygun uzman personel
Kısa vadede düşük maliyetin cazip görünebileceği ancak ileride doğabilecek masrafların, değer kaybının veya güvenlik risklerinin bu maliyetin çok üzerine çıkabileceği belirtilirken, kapsamlı ekspertizin alıcı için bir “sigorta” niteliği taşıdığı ifade edildi.
Ekspertiz Sonrası Sorun Çıkarsa İzlenecek Yol
Ekspertiz sonrası sorun tespit edilmesi durumunda, Çalışkan’a göre ilk adım hizmet alınan bayiye ulaşıp durumun aktarılması. Kurumsal firmalarda sürecin genellikle merkez tarafından ele alındığı ve mağduriyetlerin daha hızlı çözülebildiği belirtildi. Buna rağmen sorumluluk alınmaması halinde tüketicilerin hukuki yollara başvurabileceği hatırlatıldı.
Ekspertiz Ücretleri Tartışması: “Paket İçeriği Sorgulanmalı”
Ekspertiz ücretlerinin yüksekliğine ilişkin şikâyetler bulunduğu da aktarılırken, bazı uygulamalarda fiyatların paket oyunlarıyla şişirilebildiği, tüketicinin ihtiyacına uygun hizmet yerine daha pahalı paketlere yönlendirilebildiği ifade edildi. Bu nedenle alıcıların paket içeriğini kalem kalem kontrol etmesi, pakette yer alan hizmetlerin gerçekten uygulanıp uygulanmadığını sorgulaması ve yalnızca fiyata değil sunulan kapsamın şeffaflığına odaklanması gerektiği belirtildi.








