Son yıllarda hızla büyüyen takviye edici gıda pazarı, “doğal ve zararsız” algısıyla milyonlarca kişiye ulaşıyor. Ancak uzmanlar, özellikle bitkisel içerikli olduğu iddia edilen ürünlerin kontrolsüz kullanımının ciddi toksikolojik ve adli sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Dokgöz, doğal olduğu düşünülen takviyelerin sanılanın aksine masum olmadığını vurguladı.
Küresel pazar büyüyor, risk derinleşiyor
Güney Ecza Kooperatifi’nin Mersin’de düzenlediği Güneyde Eczacılık Kongresinin bu yılki ana teması “Takviye Edici Gıdalar” oldu. Kongrede konuşan Prof. Dokgöz:
-
FDA verilerine göre piyasada 29 binden fazla takviye ürünü bulunduğunu,
-
Her yıl bu sayıya yaklaşık bin yeni ürün eklendiğini,
-
2017’de 140 milyar dolar olan küresel pazarın 2024’te 247,8 milyar dolara çıktığını kaydetti.
Pandemi döneminde bağışıklık güçlendirme arayışı, tüketimi daha da artırdı.
“Doğal” algısı en büyük yanılgı
Tüketicilerin bitkisel ürünleri “zararsız” görmesinin tehlikeli olduğunu belirten Prof. Dokgöz, bunun literatürde “Doğallık Safsatası” (Naturalistic Fallacy) olarak anıldığını söyledi.
Dokgöz, acil servise getirilen bazı vakalarda yakınların, “İlaç kullanmıyordu” dediğini, ancak kişinin bitkisel kapsüller veya karışımlar kullanmasının gözden kaçtığını aktardı:
“Her madde zehirdir, zehir ile ilacı ayıran tek şey dozdur.”
Doğal ama ölümcül: En güçlü zehirler bile doğada
Prof. Dokgöz, doğal maddelerin dahi öldürücü olabileceğini hatırlatarak şu örnekleri verdi:
-
Botulinum toksini: Bilinen en güçlü doğal zehir.
-
Risin: Hint yağı bitkisinden elde edilen ve biyolojik silah olarak kullanılan toksin.
-
Amanita phalloides mantarı: Tamamen doğal fakat karaciğeri yok ederek öldürüyor.
Yanlış vitamin dozu bile organ yetmezliğine yol açabilir
En yaygın vitamin takviyelerinin bile yüksek dozda hayati risk oluşturabileceğini belirten Dokgöz, örnekleri şöyle sıraladı:
-
A vitamini: Karaciğer toksisitesi, gebelikte sakatlık riski
-
D vitamini: En yaygın zehirlenme; hiperkalsemi, böbrek yetmezliği, kalp durması
-
E vitamini: Kanama eğiliminde artış
“Bitkisel kapsüller de delildir, olay yerinden toplanmalı”
Dokgöz, takviye ürünlerin Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlendiğini, ilaçların ise Sağlık Bakanlığı gözetiminde olduğunu hatırlattı. Bu ayrımın adli süreçte sorun yarattığını belirtti:
-
Bazı kötü niyetli üreticilerin ilaç etken maddelerini takviye adı altında kullanabildiğini,
-
Şüpheli ölümlerde sadece ilaç kutularının değil, bitkisel çay ve kapsüllerin de delil olarak toplanması gerektiğini vurguladı.
“Bir kişinin kanında öldürücü doz ilaç çıkmıyorsa, vücutta metabolizmayı durduran bir bitkisel takviye etkisi araştırılmalıdır.”
Türkiye’de kullanım pandemi sonrası yüzde 50 yükseldi
Prof. Dokgöz’e göre:
-
Avrupa’da bitkisel ilaç ve takviye pazarı 7 milyar avro seviyelerine ulaştı.
-
Türkiye’de ise pandemiyle beraber kullanım yüzde 50’den fazla arttı.
-
İnternet ve sosyal medya üzerinden kontrolsüz ürün satışı, sahte ve tağşişli ürün riskini büyük ölçüde artırıyor.
Uzmanlar, vatandaşlara takviye ürünleri gelişigüzel kullanmamaları, mutlaka hekim ve eczacı görüşü almaları konusunda uyarıda bulunuyor.





