Geçtiğimiz hafta altın piyasası, ABD ve Çin arasındaki görüşmelerin etkisi altında dalgalı bir seyir yaşadı. Küresel siyaset sahnesindeki bu diplomasi trafiği, emtia fiyatlarını doğrudan etkilerken, yatırımcıların güvenli liman arayışı da yön değiştirdi.
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Güney Kore’de yaptığı görüşme piyasaların dikkatle izlediği gelişmeler arasında yer aldı. Liderlerin tarım ürünleri ticareti ve nadir toprak elementlerine yönelik engellerin kaldırılacağına dair mesajları, ticaret ilişkilerinde iyimserliği artırdı. Trump’ın tarifeler konusunda yakında anlaşma sağlanacağı yönündeki açıklamaları ile Şi’nin iki ülkenin stratejik ortak olması gerektiği vurgusu, piyasalarda risk iştahını destekledi.
Hafta içinde altın fiyatları üzerinde etkili olan bir diğer başlık, ABD Merkez Bankası’nın faiz kararı ve Başkan Jerome Powell’ın açıklamaları oldu. Fed, politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 3,75-4,00 aralığına çekti. Powell, Aralık toplantısında yeni bir indirimin kesin olmadığını dile getirerek belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde dikkatli adım atılması gerektiğini belirtti. Bu tutum, piyasalarda faiz indirim beklentisini zayıflattı ve dolar endeksini yukarı taşıdı.
Değerli metallerde dalgalı görünüm
Altın, önceki hafta gördüğü rekor seviyelerin ardından ikinci haftasında da geriledi. Platin de altını takip ederek değer kaybetti. Buna karşın gümüş ve paladyum, sanayi kullanımının ön plana çıkması ve dip seviyelerden gelen alımlarla haftayı yükselişle tamamladı. Altın yüzde 2,7, platin yüzde 2,3 düşerken; paladyum yüzde 0,6, gümüş yüzde 0,2 değer kazandı.
Uzmanlardan altın için uyarı
Capital Economics’ten İklim ve Emtia Ekonomisti Hamad Hussain, altındaki son gerilemenin, hızlı yükselişin sürdürülemez olduğunun anlaşılmasıyla spekülatif işlemlerin azalmasından kaynaklanabileceğini ifade etti. Hussain, Fed’in önümüzdeki yıl beklenenden daha sınırlı faiz indirimi yapabileceğine işaret ederek, bu senaryoda altın fiyatlarında düşüşün devam edebileceğini söyledi.




