Narin Güran cinayetiyle ilgili Güran ailesi ve başvuruda bulunan bazı kişilerin, dosyanın "faili meçhul" kapsamında yeniden değerlendirilmesi yönündeki talepleri sonuçlandı.
Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre yapılan incelemelerde, dosyanın faili meçhul suçlar kapsamında yeniden ele alınmasını gerektirecek yeni ve somut bir bulguya ulaşılamadı.
Üç sanığın cezası Yargıtay tarafından onandı
Narin Güran cinayetine ilişkin yargılama sürecinde anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran, "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.
Söz konusu mahkumiyet kararları istinaf sürecinin ardından Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından da onandı.
Sanıklardan Nevzat Bahtiyar hakkında ise ilk derece mahkemesince verilen karar Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden yapılan yargılama sonucunda Bahtiyar, "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Başvurular ayrıntılı şekilde incelendi
Adalet Bakanlığı bünyesinde faili belirlenemeyen suçların yeniden araştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Narin Güran dosyasının da incelenmesi talep edildi.
Bu kapsamda aile fertleri ve başvuruda bulunan kişiler dinlenirken, ileri sürülen iddialar ve alternatif senaryolar; soruşturma ve kovuşturma dosyasındaki deliller, teknik incelemeler, bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarıyla karşılaştırıldı.
Yapılan değerlendirmede, mevcut yargısal tespitleri değiştirecek veya dosyanın faili meçhul kapsamında yeniden incelenmesini gerektirecek nitelikte yeni bir delil bulunmadığı belirtildi.
"Failin bilinmemesi" ile "olayın tüm ayrıntılarının bilinmemesi" farklı
Adli kaynaklar, dosyada faillerin kim olduğuna ilişkin yargı kararlarının bulunduğuna dikkat çekti.
Buna göre tartışılan konu, faillerin belirlenememesi değil; cinayetin hangi saikle ve tüm ayrıntılarıyla nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin bazı hususların tam olarak ortaya çıkarılamamış olması.
Narin Güran cinayetiyle ilgili soruşturma ve yargılama sürecinin, yoğun kamuoyu ve basın takibi altında yürütüldüğü de hatırlatıldı.




