Üniversitede yasak aşk skandalı: Tehdit, şantaj, tecavüz

Konya Selçuk Üniversitesi'nde görevli, evli iki akademisyen arasındaki aşk yargıya taşındı. Ö.G.H. çalıştığı fakültenin bölüm başkanı Prof. Dr. H.S.Ç.'nin 2 yıl boyunca cinsel saldırı, tehdit, hakaret ve şantajlarına maruz kaldığını iddia ederek şikayetçi oldu. H.S.Ç., "Unvanımı kullanarak akademik yükselme planı yapmış" diye kendisini savundu.

GÜNCEL 06.09.2020, 09:18
4030
Üniversitede yasak aşk skandalı: Tehdit, şantaj, tecavüz

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmaya göre, her ikisi de evli ve iki çocuklu olan Ö.G.H. ile H.S.Ç. arasında kendi rızalarıyla ilişki yaşandı. Ö.G.H. bir süre sonra ayrılmak isteyince, tehdit, şantaj ve tecavüze uğradığını iddia etti. Genç kadın savcılığa yaptığı suç duyurusunda şunları anlattı:

'AYRILMAK İSTEDİM, ŞANTAJA BAŞLADI'

Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun'un haberine göre; "H.S.Ç.'yi 20 yıldır tanırım. İkimiz de evli ve çocukluyduk. Mart 2016'da duygusal bir ilişkiye başladık. İlk 2-2.5 ay karşılıklı mesajlaşmalar, duygusal paylaşımlarla geçti. Görüntülü konuşmalar ve mesajlaşmalar esnasında tatmin olmalar, birçok resim istemeler oldu. Başta bu isteklere ben de karşılık verdim. Ağustos 2016'da yaptığımızın yanlış olduğunu, ikimizin de evli olduğunu ve ayrılmak istediğimi söyledim. Ne olduysa ondan sonra oldu. H.S.Ç., ayrılmayı kabul etmediğini, ayrılırsam beni herkese rezil edeceğini, elinde resim, video ve ses kayıtları olduğunu söyledi. 'Elimde 300 fotoğrafın, 50 sayfa yazışma ekran görüntün var. Herkese göndereceğim' diye tehditlerine devam etti. Büyük oğluma, eşime fotoğraflarımı atacağını söyledi. Korkularımdan dolayı ne istediyse yaptırdı.

'YÜZÜN DE GÖRÜNSÜN'

Söylediği renk ve şekilde giyinip, özellikle yüzümün çıkmasını, gülümsememi, öpücük atmamı, özel yerlerimin göründüğü fotoğraflar istiyordu. Eşimle, çocuklarımla olan ilişkilerime de karışmaya başladı. Eşimden çiçek aldığım için bana bir sürü küfür ve hakaretlerde bulundu. Çocuklarımla sinemaya giderken arayıp küfürler edip 'Benden izin aldın mı? Eve döneceksin, bana fotoğraf atacaksın' diyerek tehdit edince, çocuklarım arabada beklerken, eve çıkıp fotoğraf attırdı bana. Uyguladığı psikolojik şiddet ile onun kuklası gibi 'gel' derse gelen, 'git' derse giden, durmadan aşağıladığı, hakaret ettiği biri olmuştum.

'YAPMA, HİÇ Mİ BANA ACIMIYORSUN'

İstemememe ve karşı koymama rağmen tehdit ve şantajla makam odasında 3, benim odamda bir, arabada ise 3 kez olmak üzere 7 kez ilişkiye girdik. Antalya, Bursa ve makam odasında olmak üzere 3 kez de yine tehdit ederek tecavüz etti. Kasım 2016'da Antalya'ya kongreye gitmeye zorladı, eşim de gelmek istedi. Ancak H.S.Ç., 'O gelirse herşeyi anlatırım, söyle gelmesin' diyerek tehdit etti ve eşime bir sürü yalan söyleyerek yalnız gittim. Burada H.S.Ç. odasına çağırdı, isteğim dışında birkaç kez ilişkiye girdi. 2017 Mayıs'ta Bursa'daki kongreye beni gitmek zorunda bıraktı. Akşam kaldığım odaya geldi, 'Ya benimle olursun ya da resimlerini, yediğin haltları herkese yayarım' diye tehdit etti.

MAKAM ODASINDA TECAVÜZ

'Yapma, hiç mi bana acımıyorsun. Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin' diye yalvardım. Ama hiç bir tepki vermeden o akşam da 2-3 kez isteğim dışında benimle ilişkiye girdi.

2017 yılının sonlarına doğru mesai bitiminden sonra beni makam odasına çağırdı. Gittiğimde kalkıp, kapıyı kilitleyip, ışığı kapatarak beni duvara doğru yasladı. 'Sakın sesini çıkartma gebertirim' diyerek ilişkiye girdi. Mayıs 2018'de WhatsApp'tan engelledim, farklı numaralardan mesaj atmaya devam etti. Telefonumda WhatsApp uygulamasını kaldırdım, yine ısrarla farklı numaralardan aramayı sürdürdü. Bir günde tam 98 kez aradığını biliyorum. Psikolojim altüst oldu, bu durum eşime, çocuklarıma da yansıdı. Bunun sonucunda Mayıs 2019'da eşimden boşandım. Korkumdan, tehdit ve şantajlarından polise gidemedim, şikayetçi olamadım. Ama artık dayanacak gücüm kalmadı. Her şeyi göze alarak gelip şikayetçi oldum."

'AKADEMİK KARİYERİMİ KULLANMAK İSTEDİ'

Suçlanan Prof. Dr. H.S.Ç. ifadesinde kendisini şöyle savundu:

"Ö.G.H. sınıf arkadaşımdı. Dekan yardımcısı olduktan sonra Ö.G.H., sık sık makam odama gelmeye başladı. Yakın arkadaşlığımız Mart 2016'da duygusal ilişkiye dönüştü. İlişkimiz belirli aralıklarla Mayıs 2018'e kadar sürdü. Bana sürekli doçent olmak istediğini söylüyordu. İlişkimizin son dönemlerinde kullanıldığımı hissetmeye başladım, kendisinden uzaklaşmaya çalıştım. Hırçın ve tehditkar tavırları engellenemez boyutlara ulaştı. Eğer kendisine doçentliğe başvurusuna yardımcı olmazsam aramızda olanları eşime, arkadaşlarıma anlatmakla tehdit etti. İlişkimizin son süreçleri ve ayrılma sürecimiz çok şiddetli geçiyordu. Karşılıklı birbirimize hakaret, küfür, aşağılayıcı mesajlarımız olmuştur. Ben de kendisine ait cinsel içerikli resimler bulunmamaktadır. Resimleri kendi isteği ve rızasıyla bana göndermiş, daha sonra silmişimdir. Şimdi amacını daha iyi anlıyorum 'mesleki yeterlilik ve unvanımı kullanarak akademik yükselme planı' varmış."

BAŞKA BİR BÖLÜME ALINDI

Ö.G.H.'nin Mart 2020 tarihinde yaptığı suç duyurusunun ardından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı cinsel saldırı, tehdit, hakaret, şantaj suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Prof. Dr. H.S.Ç'nin, akademisyen Ö.G.H.'yi "müstehcen fotoğraflarını paylaşmakla tehdit ettiği, şantaj ve hakaretlerde bulunduğu 30 sayfalık Whatsapp yazışmaları da soruşturma dosyasına girdi. Ö.G.H. koruma kararı da aldırdı. İddialarla ilgili soruşturma başlatan Konya Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü ise, Ö.G.H.'yi üniversitenin başka bölümünde görevlendirdi.

Yorumlar (6)
Utanma duygusu ! 4 hafta önce
Ar edep ortadan kalkınca makam mevki hiç önemli değil! Ülkemde prof olmak zır o sürede üst akademik kadrolar yaşanır,bu da bu tür örnek! Yanlış olan profesör olunca akademik yönden bir ley yapmaya gerek kalmaması! A.B de bir prof unvanını korumak için her yıl somut bilimsel çalışmalar yapar ! Yoksa sözleşmesi uzamaz! Misal bu örnekte profun çok yoğun bir bilimsel çalışma zorunluluğu olsa idi,uçkur peşine koşamazdı! Veren bayan da sadece liyakat ile yükselinen bir ülkede olsa idi ,bu yanlışı yapmaz idi! Nere yozlaşıyor ise orada ıslahat yapmak lazım! Tüm Türkiye' de bu kötü örnek ikiden ibaret değil! Maalesef sayı ve suistimal çok fazla!
M.A.ERSOY 4 hafta önce
Kimse de demiyor ki; şu ahlaksızlara bak! Aslında bunu yaptıran akademik kariyer hırsıdır, profesörlük kaldırılmalıdır diye.. Ama hırslı sahtekar şeyh olunca topyekün islama saldıran mi dersin, dini kurumları kapatmak için salya akıtan mu dersin..
Hüseyin 4 hafta önce
Bu Ahlaksizlarin genclere ne faydası olabailir özel yaşamımı dilelim ben öyle bir özel yaşam tanimam benin vergimle maaş alan bunların bütün unvanları ve görevleri ellerinden alinmali
Vatandaş 4 hafta önce
benzer olaylar makü besyo de de ayyuka çıktı.ancak üzeri itinayla örtüldü.Üniversiteler özellikle taşra da torpil,haksızlık,adamı olanın akademisyen olabildiği ve sadist insanların toplandığı yerler halini aldı, kamudaki teftiş sisteminin pek işlemediği tüm üniversitelere acilen el atılmalı.Yoksa durum vahim.
ders lazım 4 hafta önce
başka yerde görevlendirme nedir atsana kardeşim
cengaver 3 hafta önce
BİLİM YUVASI DEĞİL SANKİ FİLİM VE AŞK YUVASI... NA ACI VE DE HAZİN... MALESEF BİR ÇOK ÜNİVERSİTE BÖYLE...
16°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce okullarda yüz yüze eğitime geçilmeli mi?
Namaz Vakti 01 Ekim 2020
İmsak 04:06
Güneş 05:48
Öğle 13:06
İkindi 16:59
Akşam 20:14
Yatsı 21:49