2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma, yıllar sonra yeniden gündeme taşındı. Dosyayı raftan indirerek kapsamlı bir inceleme başlatan Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu, olayın sıradan bir kayıp vakası olmadığını vurguladı.

Öğretmenlerin Eylül 2026 Sene Başı Seminerlerinde Ek Ders Ücreti Belli Oldu! İşte Seminer Ek Ders Ücreti...
Öğretmenlerin Eylül 2026 Sene Başı Seminerlerinde Ek Ders Ücreti Belli Oldu! İşte Seminer Ek Ders Ücreti...
İçeriği Görüntüle

Cansu’nun talimatıyla dosyada tüm süreçler yeniden ele alındı, eski bulgular gözden geçirildi ve yeni ihtimaller üzerinde yoğunlaşıldı.

“Ben de bir anneyim"

Başsavcı Ebru Cansu, dosyaya yaklaşımının yalnızca mesleki olmadığını açıkça dile getirdi. Bir anne olduğunu hatırlatan Cansu, kayıp bir genç kızın akıbetinin ortaya çıkarılmasının kendisi için aynı zamanda insani bir görev olduğunu söyledi:

“Ben de bir anneyim, benim de bir kızım var . Mesleki ve vicdani görevim gereği bu dosyanın üzerine gidilmesi gerektiğine inandım.”

Tüm ihtimaller yeniden değerlendirildi

Soruşturmanın titizlikle yürütüldüğünü belirten Cansu, JASAT ekipleri ve adliye personeliyle birlikte kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini aktardı. Adalet Bakanı'nın ucu nereye giderse gitsin yaklaşımının kendilerine güç verdiğini vurgulayan Cansu, hiçbir detayın göz ardı edilmediğini ve tüm ihtimallerin yeniden değerlendirildiğini ifade etti.

Cansu, soruşturmanın yalnızca bir dosya olmadığını, adaletin tesisi açısından kritik bir sınav olduğunu belirtti. “Eğer bir cinayet söz konusuysa bunu aydınlatmak bizim sorumluluğumuz. Bizim görevimiz gerçeği ortaya çıkarmaktır.”

Gelişen teknolojik imkanların da soruşturmaya katkı sağladığını dile getiren Cansu, dosyanın aydınlatılabileceğine inandıklarını söyledi.

Gülistan'dan sonraki isim Çağla Tuğaltay

Başsavcı Cansu, yıllardır çözülemeyen diğer dosyaların da yeniden ele alınacağını duyurdu. Bu kapsamda sıradaki dosyanın, 26 yıl önce öldürülen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay cinayeti olduğunu açıkladı.

Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesine yönelik yeni yaklaşımın yalnızca bürokratik bir adım olmadığını vurgulayan değerlendirmelerde, bu sürecin kamuoyuna verilmiş güçlü bir adalet taahhüdü olduğu ifade edildi.