Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat sorunları, küresel gübre piyasasında sert dalgalanmalara yol açtı. Enerji maliyetlerindeki yükselişle birlikte üretim süreçlerinin sekteye uğraması, gübre fiyatlarının kısa sürede rekor seviyelere çıkmasına neden oldu.
Bölgede yaşanan çatışmaların ardından dünyanın en kritik ticaret geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiği büyük ölçüde azaldı. Bu durum, tarımsal üretimin en önemli girdilerinden biri olan gübrenin küresel arzında ciddi bir daralma yarattı. Uzmanlara göre, yaşanan gelişmeler yalnızca enerji piyasalarını değil, doğrudan gıda üretimini de tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), tanker trafiğinde yaşanan keskin düşüşün küresel gıda güvenliği açısından “sistematik bir şok” anlamına geldiğine dikkat çekti. Kurum, mevcut tablonun devam etmesi halinde tarım üretim zincirinde ciddi kırılmalar yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Gübre üretiminin ana girdisi olan doğal gaz fiyatlarındaki artış, üretim tesislerini zor durumda bırakırken, bazı ülkelerde fabrikaların faaliyetlerini geçici olarak durdurmasına yol açtı. Özellikle Körfez Bölgesi’nde yaşanan enerji arz sıkıntısı, ham maddeye erişimi kısıtlayarak üretim kapasitesini düşürdü.
Piyasalarda arz-talep dengesinin bozulmasıyla birlikte gübre fiyatlarında hızlı bir yükseliş gözlendi. Şubat ayı sonunda ton başına 482 dolar seviyesinde olan üre fiyatı, mart ayı itibarıyla yaklaşık yüzde 56 artarak 750 dolara ulaştı. Analistler, krizin uzaması halinde fiyatların daha da artabileceği görüşünde.
Küresel gübre tedarik zincirinin önemli bir bölümünü oluşturan Orta Doğu’da yaşanan aksaklıkların, toplam arzda yaklaşık üçte birlik daralmaya neden olabileceği ifade ediliyor. Bölgeden yapılan sevkiyatların aksaması, dünya genelinde tarımsal üretimi doğrudan etkileyebilecek riskler barındırıyor.
Kuzey Yarımküre’de devam eden ekim sezonuna denk gelen bu gelişmeler, üreticileri zor bir tercih ile karşı karşıya bırakıyor. Çiftçiler ya artan maliyetlere rağmen gübre kullanmaya devam edecek ya da daha düşük verim riskini göze alacak. Her iki senaryonun da gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması bekleniyor.
Dünyanın önde gelen tarım üreticileri arasında yer alan Hindistan, Brezilya ve Bangladeş gibi ülkeler ise gübre tedarikinde dışa bağımlılık nedeniyle krizin etkilerini daha yoğun hissediyor. Bu ülkelerde yaşanabilecek üretim kayıplarının küresel gıda arzını olumsuz etkilemesi kaçınılmaz görülüyor.
Öte yandan, büyük üretici ülkelerin iç piyasayı korumak amacıyla gübre ihracatına sınırlama getirmesi, küresel arz sorununu daha da derinleştiriyor. Uzmanlar, mevcut tablonun devam etmesi halinde dünya genelinde yeni bir gıda enflasyonu dalgasının kaçınılmaz olabileceği uyarısında bulunuyor.





