Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangını davasının üçüncü duruşmasında yürek burkan ifadeler verildi. Mahkemede konuşan mağdur yakınları, otel sahipleri ve yöneticilerinin tutumuna tepki gösterdi.
78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın davası sürüyor
Bolu’nun ünlü kayak merkezlerinden Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de 78 kişinin yaşamını yitirdiği facianın üçüncü duruşması yapıldı. Duruşmada söz verilen mağdur yakınları, yangın sonrası yaşanan ihmalleri ve sanıkların tutumlarını sert sözlerle eleştirdi.
Olayda oğlunu kaybeden Ankara 11’inci İdare Mahkemesi Başkanı Serpil Gençbay, otelin sahibi Emine Ergül ve ailesine yönelik çarpıcı ifadeler kullandı. Gençbay, “Olay günü başka bir otelde beklerken Emine Hanım’ın torunu için birine, ‘Tableti ve giysileri yanmış, çok üzülüyor.’ dediğini duyduk.” sözleriyle salonda derin sessizlik yarattı.
“Bir tablet kadar değeri yok”
Gençbay, yaşadığı acıyı anlatırken, yangın sonrası otel sahiplerinin tutumunun kendilerini derinden yaraladığını söyledi. “Biz otele vardığımızda TIR dorselerinin içinde 60-70 cenaze vardı. Ben içlerine bakamadım,” diyen Gençbay, olayı şöyle aktardı:
“Emine Hanım’a geçmiş olsun demeye gidenler, onun ‘Bizim torunun tableti ve elbiseleri yandı, çocuk çok üzülüyor.’ dediğini anlattı. Bir insanın hayatının bir tablet kadar değeri olmaması kabul edilemez.”
“Her şeyi gizliyorlar, adaleti engelliyorlar”
Gençbay, otelin yöneticileri ve sahiplerinin, yargılama sürecinde iş birliği yapmadığını öne sürdü.
“Halit Ergül’ün eşi ve kızları her şeyi gizlemeye çalışıyor. Yangın sırasında kapıları çaldılar da mı suç vasfı değişti?” diyen Gençbay, sanıkların cezalarının hafifletilmesine tepki gösterdi.
“Emir Aras olası kastla yargılanıyor ama eşi Elif Hanım bilinçli taksirle. Acaba Elif Hanım kapıları çaldı da biz mi görmedik?” ifadelerini kullandı.
Gençbay, savcının ve mahkemenin çabaları olmasa davanın bu aşamaya bile gelemeyeceğini belirtti.
“78 kişinin canı yakanızda olacak”
Yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin de duruşmada söz aldı. Gültekin, bu davayı “toplumsal arınma davası” olarak nitelendirdi.
“Ülkede liyakatsizlere prim verilmemesi gerekiyor. Bizim silkelenmeye ihtiyacımız var, bu da liyakat olmadan olmaz,” dedi.
Sanıklara da sert ifadelerle seslenen Gültekin, “78 kişinin canı yakanızda olacak. Ölüm var, ölüm. Hayatınız boyunca bu lekeyle yaşayacaksınız.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“Gerçek adalet yerini bulsun, gerekirse kıyamet kopsun”
Avukat Gültekin, duruşmada savcının esas hakkındaki mütalaasına katılmadıklarını belirtti.
“Bugün şehri pankartlarla donattım. Gerçek adalet yerini bulsun, gerekirse kıyamet kopsun,” dedi.
Yangının ardından, sanıkların eksiklikleri örtbas etmeye çalıştıklarını savunan Gültekin, “78 kişiyi göz göre göre yaktılar. Belediye ve İl Özel İdare denetimlerinde iş birliği yapmaya çalıştılar,” diye konuştu.
Davanın, Türkiye’de benzer olayların önlenmesi için örnek teşkil edecek bir karar ile sonuçlanması gerektiğini vurguladı.
Ailelerin beklentisi: “Gerçek adalet”
Duruşmada söz alan mağdur yakınları, sanıkların cezalarının hafifletilmesine tepki göstererek adalet talebinde bulundu.
Aileler, yangında sorumluluğu bulunan herkesin en ağır cezaları alması gerektiğini ifade etti.
Mahkeme heyeti, beyanların ardından duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.




